KAVGAMIZ

                           

 

    Temmuz 2023’te başladı masal. Mart 2024 sonunda bitecek. Mart sonunda kötü gidişat son bulacak diyorlar. Çalışanlara zam artı sekiz bin seyyanen zam. Emekliye vaat artı vaat. Neyse beş bin verelim dediler.  Cumhuriyetin 100. yıl hatırına, bir kereye mahsus değil, her yüzyılda verilecek dediler. Ekim’de veremeyip, Kasım’da verdiler. Zaten geçim sıkıntısı çeken bu yüzden çalışmak zorunda olan ve çalışan emekliye vermediler. Çiftçi emeklisine de kooperatif üyesi, birlik üyesi vb. nedenlerle vermeyip tarım ve hayvancılık üreticisini de cezalandırdılar. Beş bini alan sayısı toplam emeklilerin üçte biri. Soran olursa tamamına verdiler. Hak yediler. Hak yiyenlerle bizim kavgamız.

    Üç, beş on yerden yüklü maaşlar ve yanı sıra huzur hakkı adında ballı kaymaklı gelir elde edenler ve onların borazanı bazı hoca kılıklı sarıklılar vaazlarında yoksullara şükretmeyi öğütlediler. Yetmez belki deyip, cennete beş yüz sene evvel gireceksiniz deyip,  kendileri cenneti bu dünyada yaşamaya devam ediyorlar. Bunlarla bizim kavgamız.

   Milyon dolarların döndüğü söylentilerle çalkalanan şaibeli milletvekili transferleri yapılırken, daha şimdiden ocak ayındaki zam meselesinde kılı kırk yaran hesapları yapmaya başladılar, bunlara bizim isyanımız, bunlarla bizim kavgamız.

   Tarımda, hayvancılıkta kendine yeten bir ülke iken, etten süte, buğdaydan mercimeğe, hayvan yeminden samana kadar dışarıya bağımlı hale getirip, gıdayı adeta erişilmez hale getirenlerle bizim kavgamız.

    Çocuklarımız okul sıralarında yarı aç yarı tok okumaya çalışırken, sayısını kendilerinin bile tam olarak bilmediği, zaman zaman kendi söylemleriyle on beş milyonu bulan sığınmacılara maaş bağlayıp, kendi çocuklarımızdan bir öğün yemeği esirgeyenlerle kavgamız.

    Lozan’ın gizli maddeleri yüzünden madenlerimizi çıkaramıyoruz yalanlarını söylerken, diğer yandan memleketin her yanını maden çıkarma yarışına girip yirmi yıldan beri köstebek yuvasına çevirenlerle kavgamız.

    Milyonla gencimizi üniversite okuyor diye hiçbir özelliği olmayan dünyada esamisi okunmayan okullarda oyalayıp, üniversiteyi de halk arasında dört yıllık mı? İki yıllık mı? Sorularındaki kadar basite indirgenmişliği umursamayanlarla bizim kavgamız.

    Anne- babaların büyük zorluklarla okutup, devletin yığınla para harcayıp yetiştirdiği, doktorları ve yabancı ülkede iş yapabilecek en değerli varlığımız gençlerimizi, bilim insanlarımızı, sanatçılarımızı ülke dışına gitmelerine ortam hazırlayıp, bu beyin göçüyle memleketin geleceğinin yok edilmesine ses çıkarmayanlarla bizim kavgamız.

    Milletimizi ümitsiz hale getirenlerle bizim kavgamız. Yine de azalsa da bitmedi ümidimiz.

    “…

      Ey her şey bitti diyenler

      Korkunun sofrasında yığınlık yiyenler.

     Ne kırlarda direnen çiçekler

     Ne kentlerde devleşen öfkeler

     Henüz elveda demediler.

     Bitmedi daha sürüyor o kavga

     Ve sürecek

    Yer yüzü aşkın yüzü oluncaya dek.”

 

Ali Çetinkaya

 

 

  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Çetinkaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?
Tüm anketler