Bir Misafir ve Ötesi

Ankara'dan çocukları ile birlikte İstanbul'a dönerken bizi de ziyaret eden eski bir dost ile birlikteyiz.

Oturduk, konuşuyoruz. Bir süre İngiltere'de kaldığını ve orada özellikle müzeleri gezdiğini, galerileri gezdiğini biliyorduk.

Ondan önce de Orta Asya'ya doğru uzandığını, oralardan internet yolu ile paylaştığı resimlerden öğrendik.

 Çok faal ve çalışkan bir insan.

Bir yayınevi sahibi idi.

Zaman zaman İznik'e gelip orada, yakın bir köyde, Elmalı'da yaptırdığı çok farklı bir ev, bir ayrıcalık taşıyor. Yine zaman zaman gelip İznik'e dinleniyor, uzun uzun doğa yürüyüşleri yapıyor belli arkadaşlar ile. Bunu seviyor. Kendine yakın birtakım insanları da yanına çekmek gibi bir şeyi de başarmış bir insan. Mimarlık bölüm başkanı da oradan bir yer alıp ev yapmış. Onunla da görüştüm, uzun uzun sohbetlerimiz oldu hem İznik Gölü kıyısında hem de o arkadaşın yaptığı evin ön sahanında.

Erdoğan Ağabey, ne yapıyorsun bu sıralar, diye sordu. Yazı çizi ile uğraştığımı ve birtakım kitaplar hazırladığımı biliyor. Ona da yolladığım kitaplarım var.

Bu sıralar şiir yazıyorum, dedim.

Peki, öyle ise gerçeklikten koptun, dedi. Yok, hayır; gerçeklikten kopmak mümkün değil. Faaliyet değiştirmek en iyi dinlenme yoludur. Bir işten yorulduğunuz vakit değiştirin, göreceksiniz nasıl dinlendiğinizi.

Kimi insanlar o kadar yanlış yapıyorlar ki. Sanıyorlar ki yatıp uzanmakla dinlenilebilir. Hemen aklıma geldi, 7-8 adet dil bilen ve bu dilleri anadili gibi konuşan Halikarnas Balıkçısı lakaplı Cevat Şakir bir İngilizce makale yazarken yorulduğunda İtalyanca ya da Latince bir yazı yazıyor. Bunun bir yararı var.

 Yani diyeceğim o ki faaliyet değiştirmek insanı zihnen dinlendirir. Bir başkası belki bir başka yöntem deniyordur, bilemem.

İkinci şiir kitabı hazır. Yayımlama imkanı da bulabilirim inşallah.

Bunun yanında da bir süredir renkli kuru boyalar ile A4 kağıtlarına desen, eskiz çalışmaları yapıyorum. İnşallah üçüncü resim sergimi açmak arzusundayım.

Bu beni enine boyuna düşündürüyor. Epey resim oldu. Bu resimlerin sergilenecek bir biçimde hazırlanması için paspartu yapılması gerek. Bu bir hayli masraf icap ettirir. Bununla kalsa iyi, bir de çerçevesi olacak bunların. Paspartuyu kendim yapsam da ötesi var. Bütün bunlar maliyet çıkaracak bana.

O yüzden biraz beklemem gerek. Üçüncü bir resim sergisi, sergim olsun istiyorum. Her şey istemekle olmuyor, bir de koşulları gözetmek gerek.

Arkadaşın bizden sonra gideceği, uğrayacağı dostları var.

Viyana'dan arkadaşları.

Sagalassos Antik Kenti'ni gezdiklerini anlattı. Müzelerin ve antik kentlerin gezilmesinin insana çok şey kazandıracağını söyledim.

Türkmenleri ve bunların kültürlerini merak ettiğini ve bu yüzden onların yaşadıkları yerlere gidip onları incelemek istediğini açtı.

Anadolu'ya ilk gelen Türkmenler Torosların doğusundaki yüksek yerlere yerleştiklerini, hayvancılıkla geçindiklerini ve o yüzdendir ki böyle bir yer seçtiklerini anlattım.

Bu Çanakkale'ye kadar uzanır ve Çanakkale'de Tahtacılar ismini alır. Tahtacılar'ın da çok orijinal bir yaşa ve kültürü vardır, dedim.

Erdoğan Sunar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Erdoğan Sunar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?
Tüm anketler