DİNLE KÜÇÜK ADAM

 

"Gelişme yok sende.

Yeni bir düşünce geliştirmeye olanak yok. Çünkü sen yalnızca aldın bugüne dek.

Bir başkasının gümüş tepside sunduğu şeyi kaşıkladın sadece.

Korkunç bir geçmişin mirasçısın sen "küçük adam"."

#Yorum.

#DinleKüçükAdam

#WilhemReich

Şamar gibi bir kitap okudum.

Neydi şimdi bu...?

Kitap şu an bitti  ve ben hala şokundayım.

Yazar, aslında kendini sorgularken, genele yaymış...

Azarlar gibi...!

Hadi Bismillah...

Ben aracıyım, bunu unutmayın.

Fazla ağır gelebilir...

Dinlemek akıldan gelir...

Ne çok söyleyecek şeyimiz var. Ama dinlemeye hiç vaktimiz yok.

Her konuda ahkam kesebiliriz. Çok bilmişiz hiç bir şey bilmeden.

Hap halindeki bilgilerle yaşamı sürdürüyoruz.

Ve, birde üstüne nutuk bile çekebilecek kıvamdayız...

Bilmekten korkuyoruz küçük adam. Karşı çıkmaktan ve alışılmışın dışına çıkmaktan...

Sen de ben de...!

Gerçeklerden de...!

Eğer bu dünyanın efendisi olmak istiyorsan gerçeğin üstüne üstüne gitmelisin. ''

Korkmadan...!

Cesaretle...!

Bağıran küçük adamlara bak.

Ne çok korkuyorlar...

Önemli olan bir tek şey vardır;

seni sürüden ayırsa  bile, yüreğinden gelen sesi dinle.

Cesaret diyor yazar...Her kelimesinde her cümlesinde.

Cesaret...

Rahatlığı seçip, nelerden yoksun kaldığını hatırlatıyor sana.

Elinde sopa seni sana anlatan bir "Sen" gibi...

Kes sesini sevgili küçük adam. Yaşamın çok sefil, çok perişan, sesini çıkaracak halin yok. Seni kurtarmak istiyor değilim, ama elinde bir iple beni asmaya bile gelsen, sana söyleyeceklerimi, bu konuşmamı tamamlayacağım. Kendi boynunu ipe dolamadan beni asamazsın sen.

Çünkü ben, senin yaşamını, dünyayı içinde duymanı, senin insanlığını, sevgini ve yaşama sevincini temsil ediyorum.

Yok...!

Hayır, beni öldüremezsin, küçük adam.

Kendinden, korkma duygundan kurtulmanı istiyorum. Daha mutlu ve daha insana yaraşır bir yaşam sürmeni de.

Kendinden kaçan küçük adamlarız. Kendi iç sesimizi bile dinlemez olduk. Kendimizden korkar olduk...

Kendimizi susturduk.

Sus rahatın yerinde.

Karnın doyuyor. Garantidesin işte.

Öyle huzur, mutluluk, onur, özgürlük neyine...

Bunlar karın doyurmaz.

Sus...!

Sende bağır şakşakla....

Böyle gelmiş böyle gitsin düzenine...

Düzen bozma.

Düzenini de bozma...

Sen hep kısa süreli düşünmektesin, küçük adam. Kahvaltıdan öğle yemeğine kadar. Daha öncesini ve ötesini değil... Yüzyıllarca öncesini, yüzyıllar sonrasını boşver.

Sen beceriksizsin.

Düşünmeyi bile başaramazsın...

Ne özgürlüğü...?

Otur oturduğun yerde...

Kes sesini...

Okuma...

Sorgulama...

Başına dert alma...

Senin için kurulan düzene uy...

Başına iş açma...

Karnın tok,  başın pek...

Sen seni aşağılayana saygı duyarsın. Yaşamdan mutluluk istiyorsun ama güvenliğin uğruna belini kırmaya, canını vermeye  hazırsındır.

Mutluluk yaratmayı, onun tadını  çıkarmayı, korumayı öğrenmemiş olduğundan, başı dik  bir bireyin yürekliliği nedir bilmezsin.

Bak yalnız kalırsın Küçük Adam.

Senin yerine biz düşünürüz.

Kimsin ki, kendi yerine karar vereceksin sen...?

Yalnız kalmayı göze alabilir misin?

Peki; sürüden atılmayı...

Büyük adamın sana ihtiyacı var...Etrafında ki küçük adamlar   olmadan o büyük adam  olamaz...

Sen kendi hakkını ona sunmadan zenginleşemez.

Sen köpek olmadan o efendi olamaz...

Hey, biz küçük adam ve küçük kadınlar...

Bu dünyada bizim kim olduğumuza karar verecek olan yalnızca biziz.

Biz kendimiz olabilmeyi öğrenebiliriz.

Fabrika ayarlarımıza dönebiliriz...

Sevgiden korkmadığında...

Hedefe giden yolda her şeyin mübah olmadığını bildiğinde...

Evini kumdan değil, kayadan yapabilmeyi öğrendiğinde.

Düşünmekten korkmadığında...

Sevgiyi yücelt.

İyiliği doğruluğu, kendi kaşık kavgan için giyotine yollama..

Sen düşünmekten de korkuyorsun küçük adam...

Ahhh...!

Bir düşünebilsen korkmadan.

Bilen adam olma yoluna gireceksin de...

Nerden mi biliyorum?

Bende küçük adamdım da ondan...

Aynı safhalardan geçtim...Hala geçiyorum.

Ha...!

Büyük adam olamadım...O köşeler kapılmış .Sende olamayacaksın... Vermezler o köşeleri bize. Sende almak istemezsin zaten...

Ama, bilen adam olacaksın.

Birçok bilen adam....

Elele fark yaratacağız.

Büyük adam olmak için, bir çok küçük adamın şakşağı gerek. Sen ona hakkını sunmadan büyüyemez. Sensin onu güçlendiren...

Dinle küçük adam;

direnmekten,

yükseklikten,

derinlikten korkuyorsun..

Bu nedenle ben de senden korkuyorum...

İnsanın sefaleti senin her küçük kötülüğünde gün ışığına çıkıyor.

Sen besliyorsun her kötülüğü ve kötüyü...

Korkarak, okumayarak, farkında olmayarak...

Geç, birazda şu pencereden bak. Farklı yerlere...

Sen karşı dursan, olmayacak bu kötülükler...

Sen öğrensen, cesur olsan, büyük adam büyük olamayacak.

Ve sen,

palavracının peşinden koştuğunu, kendi yaşamın seni çağırdığında,  kör ve sağır olduğunu öğreneceksin.

Pisliğin içinde şarkı söylediği de...

Sevgiyi yok ettiğini, paragöz ve iktidar düşkünü olduğunu göreceksin.

El yordamıyla, kendini bulmayı  öğreneceksin.

Bu dünyada senin kim olduğuna yalnızca sen karar verirsin küçük adam...!

Ama gerçeğe, hedefe yaklaştıkça yalnız kalacaksın.

Hedef ulaştığın yoldur.

Bugün atacağın adım hedefe ulaştırır.

Hadi...!

Okuyunuz derim. Sesli kitap olarak ta dinleyebilirsiniz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Seyhan Ramazanoğlu - Mesaj Gönder

# yok, Yeni

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?
Tüm anketler