Başka bir Türkiye mümkün

Bir şeyin mümkün olması, demek onun yapılabilmesin imkân dâhilinde olduğunu gösterir. Ancak olabilirlik bazı şartların yerine getirilmesine bağlıdır. Yani muhtemel olan şey kendiliğinden olmaz çoğunlukla. Şayet umduğumuz iyi şeyin olmasını istiyorsak bu bizim seçimlerimize, yaptıklarımıza bağlıdır. Eğer iş şansa bırakılırsa bunun ihtimali bellidir. Hele bir de önceden denenmişlerden bir şeyler beklerseniz, çok beklersiniz. Bu konuda size vaatte bulunanların öncelikle geçmişine bakın, geçmişte yaptıkları şeyler gelecekte ne yapacaklarının göstergesidir. İkinci olarak gözlerine bakın anlarsınız çünkü gözler kalbin aynasıdır.

Başka bir Türkiye’den kastımız da geçmişten kopmamış ve geleceğe odaklanmış yaşanabilir bir Türkiye’dir. Sadece geçmişe saplanıp kalanlarla gelecek hakkında hayaller kuranlar bu işi başaramazlar çünkü asıl olan bugündür. Onlardan bazıları geçmişle ilgili güzellemeler yaparak insanları aldatıyorlar, insanımızın duyguları ile oynuyorlar. Bazen de gelecekle ilgili kuruntular üzerinden aldatmalarını gerçekleştiriyorlar. Hâlbuki iş bugünde düğümleniyor ve çözüm de bugündedir. Yoksa geçmişle gelecek arasında tahterevalli oynayanlar milletin bugününü karatırlar. (Şekil 1/A’da görüldüğü gibi)

Peki, nedir başka olması gereken şeyler?

 Seçim sathı mailine girerken bilmemiz gereken şeyler vardır. Yoksa ya şundadır ya bunda mantığı ile hareket edilmez. Gerçi bu bir yerel seçim ama ben genel olarak aramamız gereken kriterleri yazacağım, bakalım ne olacak. Öncelikli konu adalettir, adaletin olmadığı yerde başka bir şey söylenemez çünkü boş konuşmak olur. Burada şunu açıkça istemeliyiz, beklemeliyiz ki o herkesin kendini adalet konusunda rahat hissetmesidir. Bir haksızlık yapılırsa bunun hemen düzeltileceğine güvenmek ister ve kendisi haksızlık yaparsa bunun ödetileceğini bilir. Ben yaptım oldu, olmamalıdır. Mahkeme bazlı adaletin dışında kurumsal ve bireysel adaletin olmasını da talep etmeliyiz. Yani yürütme de adil olmalıdır, bu da hükümetlerin işidir. Mesela; marketlerin haksızlık yaptığını düşünenler şunu da bilmelidir, buradaki problemi çözmek hükümetin işidir. Ancak bazen şunu görüyoruz, yürütme işini üstlenmiş olanlar sıradan vatandaşlar gibi şikâyet ediyorlar. O zaman böyleleri için söylenebilecek şey iktidar olmuşlar ama muktedir olamamışlar, demektir.

Ekonomik sosyal adaletin sağlanması da çok önemlidir. Bu yüzden ülke kaynaklarının hem coğrafi anlamda hem de bireysel anlamda adil dağıtılması elzemdir. Buradaki haksızlıklar bir süre sonra adalet ilgili sorunları artırır. Para güç haline gelir ve para sahipleri de çoğunlukla kantarın topuzunu kaçırır. Ellerinde sahte ve söze dayalı argümanlar da çoktur. Ne yapalım dünyanın şartları böyle, bunu da bulamayanlar var, haline şükret gibi. Biraz bastırırsanız nankörlükle bile suçlanabilirsiniz. Bizim gibi ülkelerde çoğu zaman iş yapma konusunda batı toplumları örnek gösterilir. Ancak iş hakların verilmesine gelince Afrika toplumlarının örnek gösterildiğini görürüz.

Ülkenin demografik yapısının dengelenmesi de çok önemli bir husustur şayet bu konuda bir şey yapmaya niyetleri yoksa (ki çoğunlukla tam tersine nüfusu bir yerlere yığmayı severler) bir kalemde silin geçsin. İnsansızlaştırılan topraklar ve topraksızlaştırılan insanlar bir ülkenin en önemli sorunudur. Birçok problem bu yüzden çıkar. Yani köylü-şehirli, merkez-taşra, doğu-batı arasındaki denge hassasiyetle korunmalıdır. Gerekli tedbirler ve gerektiğinde teşvikler yapılmalıdır.

İç barışın sağlanması da önemlidir. Şayet bu çeşitli sebeplerle askıya alınırsa ve insanlar karşısındakine potansiyel düşman gözüyle bakarsa bu üzerimizde emelleri olanların ekmeğine yağ sürer. Bu konu bir şekilde sağlanmalıdır. Aksi halde bir şeyler beklemek, ümitvar olmak ham hayal olur. Ayrıca ülke güvenliğinin sağlanması da büyük ölçüde buna bağlıdır.

Bir diğer husus tarım politikalarıdır. Bu konuda yıllardır sınıfı geçmek şöyle dursun sınıfa bile giremiyoruz. Bu ülkenin tarımının iyi planlanmaması ve bu yüzden işlerin iyi gitmemesi affedilemez bir suçtur. Yargılanmaları gerekir ancak bu mümkün olmadığına göre yargılama ve cezalandırma işini halk yapmalıdır. Ancak yıllardır gördüğümüz şudur ki halk kendini cezalandırıyor. Bu konuda trollerin en net vurgusu ‘ya bizim milletimiz çalışmayı sevmiyor’ şeklindedir. Aslında sever de yakıt sudan olsa olurdu. Kar edemeyen çiftçiler haliyle yatmayı seviyor ve boşa kürek çekmekten iyidir, diyorlar.

Sanayinin de mutlaka üst düzey bir hale getirilmesi gerekir. Bunu söylerken sadece yol, köprü ve tünelleri kast etmiyorum. Bu konuda benim ilk aklıma gelen üretim tesisleridir ve hatta fabrika yapan fabrikalardır. Bu bağlamda en azından ihracatın ithalatı karşılaması gerekir. Aksi halde bir süre sonra cari açık büyüyecek ve bedelini de gariban halkım ödeyecektir. Çünkü bunların cari açığı kapatma yöntemleri faizle borç almak veya vergilere ha bire zam yapmaktır.

Elbette bunların tamamının sağlanmasında eğitim çok önemlidir ama gizli bir el sistemin içine girmiş veya sokulmuştur. Böylece eğitim kurumları eğitimden çok insanımızın bir süreliğine oyalanması işini üstlenmiştir. Her şeye rağmen yetişen gücümüz de çeşitli yanlış politikalar veya entrikalarla elimizden alınmaktadır maalesef.

Sözün sonunda şunları söylemeyi bir zaruret olarak görüyorum: Evet, başka bir Türkiye mümkün ancak başka insanları da denemek lazım. Eskiler şöyle der: Tecrübe edilen tecrübe edilemez. Rutin olmayarak yazımızı bir fıkra ile bitirelim çünkü genellikle fıkrayı başta ve aralarda anlatırdık. Temel ile Dursun sinemaya gitmişler. Filmin bir yerinde iki atın yarıştığı bir sahne varmış Temel Dursun’a ‘hadi hangi atın kazanacağına iddiaya girelim, ben siyahı seçiyorum’ demiş. Dursun da kabul etmiş. Sonuçta beyaz kazanmış. Bu arada Temel bir itirafta bulunmuş, ben seni aldattım çünkü ben bu filmi daha önce seyretmiştim. Bunun üzerine Dursun o halde neden siyahı seçtin, deyince Temel cevabı yapıştırmış: Sürprize oynadım daa.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Tarakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Kenan Çatalbas - Hocam kalemine sağlık. Süper bir yazı olmuş

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 10 Şubat 13:25


Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?
Tüm anketler