TARİH YALAN SÖYLER Mİ?

Zihin böyle soruların muhatabı olunca araştırmak düşer kişiye...

Doğruyu söylettirene kadar tarihi peşi- sıra kovalamak da gerekli.

"Yalan Yazan Tarih Utansın" kitabını okuyan herkes  tarihi sorgular ve doğru bilgilerin hafiyesi kesilir.

Peki, Tarih yalan söyler mi?... Elbette, bu şerefli ilmin yalan söylememesi gerekir. Ancak biz de nice zamandan beri, bazı tarihçilerce, usule- metoda- erkana -maalesef itibar edilmemiş ve birtakım uydurma bilgi ve vesikalarla tarih yazılmıştır. Dostça meth veya düşmanca kin ifade eden laflarla güya tarih yazılmıştır. Böyle yazılmış tarih de elbet doğruluk aranmaz.

Doğruluğunu araştırmak mecburiyetindeyiz. Bugün tarih adına yazılanların pek çoğunun gerçek tarihle bir alakası yoktur.

Yazar Yavuz  Bahadıroğlu'nun bir söyleşisine denk gelmiştim. "13 yaşında ortaokul öğrenciyken birilerinin bana yalan söylediğini fark etmiştim" sözü beni şaşırtmıştı.

Çünkü aynı konu üzerinde ki acabalarım bana fark-lı bakma yolları da olduğunu keşfettirmişti.

Şöyle diyordu Bahadıroğlu...

"Ders kitaplarında 2. Abdülhamid'i tahttan indiren heyetten ( Enver Paşa,Telat Paşa, Cemal Paşa) vatanseverler olarak bahsediliyordu. Fakat daha sonra ki 1.Dünya savaşı bölümünde vatan haini olarak yazılmışlardı... Ülkeyi savaşa soktular, toprak kaybına neden oldular...vb. gibi..."

Okul gazetesine yazdığı bu bilgilerin altına şöyle yazmıştır.

"Hangisi doğru"...?

Okul idaresine çağırılmıştır...!

İşte, Mustafa Müftüoğlu' nun yazdığı bu "Yalan Söyleyen Tarih Utansın" adlı kitap, asırlardan beri süregelen tarihi yalanların tamiri amacıyla kaleme alınmıştır.

Gerçek tarihle alakası olmayan tarih, politikanın da oyuncağı olmuştur. Güç sahiplerinin arzuları istikametinde yazıp söylemeyi adet edinen sözde tarihçilerde türemiştir. Ve ortaya atılan o yalan

bilgiler yıllar boyu, okul sıralarından gazete ve medya aracılığıyla  her yerde o kadar çok tekrarlanmıştır ki... Bugün o yalan lafların gürültüsünden gerçek tarihin sesini duyumaz olduk.

 

Bu korkunç birşey..

Hepimizin fark ettiği  tarihi yalanlar vardır. Ama üzerine gitmeyiz. Çünkü korkarız.

Kıyamımız (uyanışımız- ayağa kalkışımız) olur...Rahatımız kaçar. Eski bilgiler çöpe gider... Neme lazım düzen kaçar...

Olay yerine sonradan geldiyseniz beyaz arabının siyah arabaya çarptığını sanırsınız. Beyaz araba derdini de kimseye anlatamaz.

Beyaz araba gerçeği anlattıkça ya komplo teorisyeni ya uydurukçu ya da yalancı ilan edilir.

Bu sebeple bir olayı ve bilgiyi öncesiyle, sebebiyle değerlendirin.

Yoksa toplum zincirleme olarak yanlışa ve yalana inanır.

Bu yalan da nesilden nesile aktarılır. Koca bir yalanı temizlemek zorlaşır.

Tarih, sosyoloji, ekonomi velhasıl her konuda böyledir.

Bizler olay yerine sonradan gelenleriz.

Hiçbir şey de göründüğü gibi değil.

Mesela asırların yalanına örnek;

Dünya tarihinde, benim bildiğim kadarında, hiç bir yalan yoktur ki, sözde Ermeni soykırımı gibi; yalanla, zorbalıkla, şiddetle ve yüzsüzce savunulsun. Veya yaşanan ayaklanmaları, isyanları, yaptıkları katliamları örtmek için sistemli ve emperyalist destekli, süreklilik taşıyan organize bir plan uygulanarak savunulsun.

O kadar zorbalar ki, tabi bunlara soykırım gazını veren ülkelerde aynı. Yüz binlerce soydaşımızı, kardeşiz dediğimiz etnik insanlarımızı ama Anadolu'da ama Osmanlı coğrafyasında katletmişler, üstüne üstelik, bunların hepsini unutacağımızı veya gözardı edip, emperyalist destekli baskı sonucu  inanacağımızı sanıyorlar.

Gerçek tarihi bilmek isteyenlere, gerçeğin sesini duyurmak  gerçek tarihe ışık tutmak VATANSEVER tarihçilerin en önemli görevidir.

Bizlerde rahmetli Yavuz Bahadıroğlu gibi çelişkili bilgileri  fark edip "hangisi doğru" diye düşünebilmeli ve dile getirebilmeliyiz...

İdareye çağrılma pahasına da olsa, korkusuzca diyebilmeliyiz!...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Seyhan Ramazanoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?
Tüm anketler