İnadına bayram

                Biliyorum, bugün seçim sonuçları analizimi bekliyorsunuz. Ama ben o konuyu önümüzdeki haftalara bırakarak, inadına farklı şeyler yazacağım. Yok yok, yenilgi yazısından kaçmıyorum, yazacağım. Ancak bugün arife, yarın bayram olduğuna göre, kimse siyaset okumak istemez bence.

Her ne kadar, ‘’inat’’ ya da ‘’isyan’’ kelimesini, genelde olumsuz olarak algılasak ta, inadı olmayan, isyanı olmayan bir insan, kendine özgü kalıp olmayı değil, var olan kalıba tabii olmayı tercih etmiş, maça çıkmadan yenilgiyi kabul edip, moda tabir ile ezilemeye rıza göstermiş ve adil bir düzen kurmak yerine, adi bir düzene ‘’peki’’ diyen, aciz bir insandır aslında. Her zaman diyorum ya ben, bir insan, hele ki Müslümansa, inat olacak o insanda. Hangi zaman olursa olsun, çevre ne söylerse söylesin, ortam ne şekil alırsa alsın, o insan inadına Müslüman kalacak. ‘’Artık zaman böyle’’ diyenlere karşı, ‘’bana ne yaa zamandan, ben her zaman böyleyim.’’ diyecek.

                Çok saçma, gereksiz ve içi boş cümleler ile dolu hayatimiz. Birileri, sadece tarihimizi yalan yazmadılar, aynı zamanda, özümüzü, sözümüzü, cümlelerimizi çalıp, bize ithal öz, ithal söz, ithal cümleler verdi ruhumuz duymadı. yıllar boyunca, bize Ramazan Bayramı’na, aptal bir şekilde ‘’şeker bayramı’’ dedirttirdiler, ‘’şeker ne alaka yaa’’ diyemedik biz. ‘’hayır yaa, bu bayram şeker değil, Ramazan Bayramı’’ demeye kalkanı da küçük gördüler… örümcek kafa olmak ile suçladılar… cahil dediler… ‘’inatla, Murad olmaz’’ gibi saçma bir söz ile, bu milletin özgüvenini gasp ettiler…

                Oysa bu gereksiz sözün tam tersine, eğer bir insanda, hedefine ulaşmak için, hayal ettiği murada ermek için ve inandığı davayı kabul ettirmek için güçlü bir inat yoksa, o insan için, kutlu bir zafer imkansızdır. ‘’kader, gayrete aşıktır’’ deriz ya, Murad ta, inada sevdalıdır aslında. Bakın onurlu Filistin halkına… bakın şerefli Hamas ordusuna… elli bin, altmış bin can kaybına rağmen, orada yılgınlık yok. Pes etme hali yok. Terörist devlet İsrail’in zulmüne karşı, inadına mücadele var. İnadına direniş var. Ve yarın sabah, inadına bayram yaşanacak. Bayram namazını, inadına Mescid-i Aksa’da kılacaklar. Orada korku değil, cesaret var çünkü. Oradaki fikirlerde sis değil, netlik var çünkü. Orada zafer hevesi değil, mücadele ruhu var çünkü. Ve orada, yarına dair endişe değil, Allah’a güçlü bir teslimiyet var çünkü.

                Filistin’de bayramı inadına yaşayanlar varken, Türkiye’de ise, bayramı ‘’tatil’’ olarak gören de var, bayramı sevmeyen, hatta bayramdan nefret eden de... ben ise, bu tiplere, bu düşüncelere inat, yarın eze eze bir bayram yapacağım. Saatler boyunca arabanın içinde oturup, havasız kalsam da ayağıma en sevdiğim kotumu giyip, üstüme jilet gibi ütülü bir gömlek giyerek, hal dilim ile ‘’selamun aleyküm, bayramınız mübarek olsun.’’ diyeceğim sağa sola… bu, benim bayramım zira. ben bu bayramı, Mescid-i Aksa’nın özgür olduğu günün, hayali ile yaşayacağım. Ben bu bayramı, Gazze’de ki şehirleri anarak yaşayacağım. Ve bu bayramı, Türkiye’de nefes aldığım, Türkiye’ye ait olduğum için, bin şükür ederek yaşayacağım. Ramazan Bayramın mübarek olsun Türkiye.            

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Alikılıç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?