KÖPEK VE APTAL KARGA

Küçüklüğümüzde evimizin kapısında köpek eksik olmazdı.

Babam ava meraklı biri olduğundan, mutlaka Dalmaçyalı türünden bir av köpeği, bir çoban köpeği ve bir de sevip oynamak için Fino köpeğimiz olurdu.

Bir keresinde dişi ve cins bir köpeğimiz 7 tane yavru birden doğurdu.

Dünyalar benimdi.

Okuldan çıkar çıkmaz ilk işim onların sütünü vermek olurdu.

3- 5 gün sonra yine öyle bir heyecanla eve geldiğimde yavrular yoktu.

Evin etrafını deliler gibi kontrol ettim.

Bulamadım.

Baktım olacak gibi değil.

Köyün alt tarafında fundalık ya da koruluk gibi bir yer vardı.

Anne köpeği de yanıma alarak oraya doğru koştum.

Hepsi oradaydı.

Hava serinceydi. 

Belli ki üşümemek için birbirlerine sokulmuş adeta beni bekliyorlardı.

Her kim ise bizim kapıdan almış oraya götürmüş ve hepsini ölüme terk etmişti.

7- 8 yaşlarında filandım.

Onları eve getirene kadar neler çektim bir bilseniz!

Orada bir insanın aynı anda hem sevinç ve hem de hüzün dolu gözyaşları akıtabileceğine kendi benliğimde şahit oldum.

O günlerden bu yana köpeklere olan sevgim ve hayranlığım artarak devam etti.

Allah’ın konuşamayan, sessiz varlıkları onlar.

Günlerce, aylarca aç bıraksanız hatta dövseniz bile sizi bırakıp gitmeyen..

Hatta vereceğiniz küçük bir lokma yiyecek için salladığı kuyruklarla sizin sevginizi hak etmeye çalışan bu neşeli canlılar..

Dev gibi hayvanlar bile çıkıp gelse, onlardan siz bir zarar gelmesin diye canını bile ortaya koyan bu vefalı dostlar..

‘Vefalı dost!’ deyince aklımıza geldi; en yakın dostlarınızdan vefasızlık gördüğünüzde, aleyhinize konuştuğunu duyduğunuzda ağzınızdan çıkan sözlerden biri de ’Köpek!’tir değil mi?

Ne garip..

Oysa köpekler ne aleyhinizde konuşur ve ne de dedikodunuzu yaparlar.

Ne yalan konuşurlar ne de sahiplerini aldatırlar.

Ve bir de bizi karşılıksız severler.

Ona rağmen bizler sevdiğimiz birine kızdığımız zaman ne diyorduk?

Köpek!

Sahibi ölen bir köpeğin, günlerce o mezarın üstüne gidip, aylaca yas tutarcasına orada adeta yas tuttuğuna sizler de şahit olmuşsunuzdur.

Ona rağmen ‘Köpek!’ ha?

Son söz; Bir kediyi aç bırakarak ölümüne sebep olan bir kadının, bu yüzden cehenneme gittiği…

Susuz kalmış bir köpeğe su içiren bir adamın da affedilip cennete gittiği..

Şeklindeki hadis rivayetlerini duymuşsunuzdur.

Merhametli insanlar için cennet ne kadar yakınmış Ya Rabbi..

Bir ara ‘Aptal!’ dediğimiz kargalara da değinelim mi?

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Emecan - Mesaj Gönder

# zarar

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Birgül - Ne güzel ifade etmişsiniz kıymetli hocam. Yazdıklarınıza noktasına virgülüne kadar katılıyorum. Kızdıklarında salyalarını akıtarak,”

köpek” diyenler o muhteşem hayvanların tırnağı dahi olamazlar.

Kaleminize, o yüce gönlünüze sağlık.

Saygılarımla ; selamlar, sevgiler.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 18 Nisan 21:33


Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?