BİR TÜRLÜ ÖĞRENEMEDİK

     

                   Baharın da gelişiyle bugün bambaşka bir yazı yazmak istiyordum.

                  Doğanın yeşerdiği gibi içimiz de yeşersin cıvıl cıvıl olsun diye.

                  Ama nerdeee!

                  Gördüklerime yine dayanamadım ve defalarca köşeme taşıdığım bu konuyu bu hafta da köşeme taşımaya karar verdim.

                  Yazılarımı sürekli takip eden sevgili okurlarım bilirler zaten bu konuda ne kadar hassas olduğumu.

                   Sizlerin de bildiği gibi, bu hafta salı günü 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’ydı.

                   Bu bayram hava güzeldi ve bu güneşli ilkbahar gününde; caddeden bayram kutlamaları için çocukları gezdiren araba geçiyordu.

                     Marşlı, müzikli şarkılı, şen şakrak kutlama seslerini duyunca insan  nasıl da duygulanıyor, duygu yelpazesiyle kuşanıyor adeta…

                     Ben de hemen kutlamalara katılmak için dışarıya çıkmak  istedim.

                       Velakin, gördüklerim karşısında tutuldu nutkum. İnsan olan insan, atar mı hiç çöplerini merdivenlere…

                       Yok artık, dedirten türdendi gördüklerim inanın. Resmen çöp varili gibiydi merdivenler, ne ararsanız var olanından..!

                       Çöplerini, çöp kutuları yerine hiç

düşünmeden ulu orta her yere savurmuşlar.

                        Şimdi sormak isterim sizlere, kendisine saygısı olan biri bu saygısızlığı yapar mı kendine. Yaşam alanını pisletir, kirletir mi böyle..?    

                             *

                        Yiyip içtiklerinin çöplerini, içeceklerin teneke - plastik kutularını, cam şişelerini, bisküvi kraker, çikolata vb. gibi

yiyeceklerin ambalajlarını, sigara izmaritlerini sokaklarda bahçelerde, dahası yeşil alanlarda,  parklarda,  doğanın hemen hemen yerinde görünce şaşkınlığım ve üzüntüm bin kat arttı.

                        Kısacası ellerine ne geçmişse umarsızca fırlatmışlar adeta..!

                        Derin bir iç çektim, burkularak içim.  Ve düşündüm, neden diye...

                     Neden, neden insanoğlu düşüncesizce, hunharca doğayı böyle katleder.?!

                     Neden hep kendi bindiği dalı keser.?

                    Zerre kadar dahi dikkat etmez, taşına toprağına,şehrine sokağına, vatanına yurduna…

                     Bana göre asıl mesele şu ; insanın kendisine saygısı yoksa, ne olursa olsun olmuyormuş umrunda..!

                      İnsan önce kendisine saygılı olmalı. Demeli ki, ben insanım, hayvanlardan, bitkilerden ve diğer canlılardan farklıyım ve insan olmanın hakkını önce kendime saygı duyarak vermeliyim.

                        İnsan düşünebilen, her şeyin iyisine,  güzeline, temizine layık olan bir varlıktır. Tabii ki insan olan..!

                      Sözümün burasında içimizden birilerinin “ söyle ne söyleyeceksen, sadede gel ”dediğini biliyorum.

                       Demek istediğim açık ve net şu ; insan özüyle sözüyle olduğu kadar, üstü başıyla, çevresiyle, yediği içtiği ile de temiz olmalıdır. Hepsi bu…

                       İnanın ki, hayvanlar bile böyle yapmıyor. Eminim sizler de görmüşsünüzdür öyle kediler, kargalar var ki, yerde gördükleri çerçöpü, çöp kutusuna atıyorlar..!

                         İnsan ülkesini böyle görünce çok üzülüyor ve ister istemez, gidip gördüğü yaşadığı diğer ülkeleri hatırlıyor.

                        Almanya ve Almanya ‘daki okul - üniversite, spor salonlarının bahçeleri,  dereler, parklar, sokaklar geldi geçti, gözümün önünden...

                         Almanya’ yı övmek için elbette değil sözlerim..!

                         Ancak ; yeri de gelmişken bu konuda Almanya’nın hakkını Almanya’ya

teslim etmek gerekli.

                         Almanya’nın yeşilini, sokaklarının  tertemiz oluşunu- doğanın pırıl pırıl parlayışını, evlerde çöplerin (katı atıkların) ayrıştırılarak çöpe atıldığını dile getirmeden edemem, ülkemdeki bu üzücü hali gördükten sonra...

                      Bırakın öyle gelişigüzel yere, öteye beriye çöp atmayı..!

                      Parkta gezdirdiği köpeğinin dışkısını yerden alıp, çöpe atmayana bile yüklü miktarda para cezası yazılıyor bu ülkede.

                         Bir de, teknoloji devi olan Japonya’daki temizlikten, çöplerden söz edelim kısaca.

                         Biliyor musunuz, oradaki okullarda temizlik görevlileri yoktur.

                   Öğrenciler derse başlamadan önce ; okulun, okul bahçesinin ve etrafının çöplerini toplayarak, ilk derslerini uygulamalı yaparlar.

          Japonya’ da daha çocukluktan başlıyor çevre temizliğinin - doğanın korunmasının  öğretilmesi, hijyen eğitiminin verilmesi - uygulamalı olarak öğretilip hayata geçirilmesi.

                      İngiltere’ de de Japonya ‘dan, Almanya’ dan  farklı değil çevre temizliğine verilen önem.

                       Öyle ki ; Londra’da gönüllü insanlar hiç beklentisiz, nehir kenarında plastik çöpleri topluyorlar.

                         Peki ya bizde..!

                       Utanarak yazıyorum inanın, çünkü Sakarya’ mda sokakların, parkların, merdivenlerin  kısacası çevrenin durumu  gözler önünde..! 

                                                                    

                         İnsan, insan olamadıktan - olmadıktan  sonra hiçbir şey değişmez, değişemez güzel yurdumda.

                         İstediğiniz kuralı koyun, istediğiniz çözümü bulun siz..!

                        Hayata geçirip uygulamadıktan sonra hiçbir işe yaramaz..!

                        Gözlerinin içine içine sokulsa da doğrular, bakmakla görmek iki ayrı fiil olduğu için olsa gerek, bakıp da görmez insanlar..!

                     Hatta hatta senin gözünün içine baka baka elindeki çöpü yere atanlar da var…

                      *

                        Evvelki sene bir tv kanalında, Gün Ortası  Haberleri’ nde “ Kamboçya’da kara mayınlarını bulmak için eğitilen Magawa adlı bir fare, İngiltere merkezli hayvanlara yardım örgütü PDSA (Hasta Hayvanlar için Halk Dispanseri) tarafından altın madalyayla ödüllendirildi. “ haberini izledikten sonra, sevineyim mi üzüleyim mi bilemedim açıkçası.

                      Eğitilerek kara mayınlarını bulan bir  farenin varlığı elbette ki, tartışılamayacak kadar muhteşem..!

                          Ancak ; dünya fareyi eğitirken, biz insanı eğitemiyoruz. Sizce de bu yeterince acı ve de utanç verici değil mi.?!

                       Bir türlü yola getiremedik, eğitemedik - öğretemedik ; çöpleri, atıkları, zararlı maddeleri nasıl ve nereye atmamız, nasıl imha etmemiz gerektiğini..!

                        Temizlik imandan gelir, diyoruz ama elimizdeki çöpü neresi olursa olsun hiç düşünmeden atıyoruz.

                      Sokakmış, bahçeymiş, gölmüş, dereymiş, denizmiş ya da hastahanelerin - okulların- üniversitelerin - resmi dairelerin koridorlarıymış, bahçeleriymiş  hiç  fark etmiyor. Allah’tan bu konuda ayrım yapmıyor  neresi olursa olsun, ulu orta atıyoruz  çöplerimizi ..!

           Oysa çevre ahlakı da herkeste olması gereken bir vasıf değil mi..?!

            Geleceği düşünmeyen insanlar,  aslında kendilerini de düşünmediklerinin farkında mıdır bilemiyorum ancak insan olmanın bilincine varamadıklarından şüphem yok..!

           Daha Korona musibetini yeni yaşamışken, hatta farklı farklı varyantlarını hala yaşıyorken bu vurdumduymazlığı bir türlü anlayamıyorum.

                      *

        

                      Eğer biz de ülke olarak dünya ile yarışmak istiyorsak ; bir nesli çocukluktan başlayarak eğitip öğretmemiz, geliştirmemiz ve yetiştirmemiz gerekiyor..

                     Gerçekten hakkıyla yetiştirmeliyiz ki, bu düzen(!) de değişsin.

                      J. W. Goethe’ nin de dediği gibi çok zor değil, “ Herkes kendi kapısının önünü süpürsün; bütün sokaklar temiz olacaktır. J. W. Goethe

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Birgül Soytürk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?