Analizi zor zamanlar

            

31 Mart 2024 yerel seçimlerin üstünden, bir ay geçmiş olsa da yankıları, enkazından bendeki şok hali devam ediyor. Hepimiz, seçim sonuçlarına dair, bir dizi sebepler sıraladık, sıralıyoruz. Ekonomi diyoruz… emekli maaşları diyoruz… enflasyon diyoruz… hayat pahalılığı diyoruz… ak Parti’deki kibir diyoruz… teşkilatın tembelliği diyoruz… o diyoruz… bu diyoruz… şu diyoruz… evet, bütün bunlar çok doğru, çok gerçek sebepler. Özellikle ekonomi ve emekli maaşları düzgün olsaydı, ak parti bu yenilgiyi, asla ama asla yaşamazdı.

                Bu sebepler, bana göre de makul, mantıklı ve haklı sebepler. Tamam, seçmen iktidara tavır koyup, farklı bir tercih yapması, son derece normal bir şey. Ancak, Türkiye’de yetmiş yıldır sağdan esen, yirmi iki yıldır da her zerresi ile sağ tarafa temel atan rüzgârın, sadece bir seçimde, yine her zerresi ile sol taraftan esmeye başlamasını, inanın ben analiz etmekte zorluk çekiyorum. Hayır, muhalif mahallede olan kişiler gibi, ‘’seçimde hile var.’’ ya da ‘’oylar çalındı.’’ demiyorum, demem de. Ancak seçim pusulasında, sağ görünümlü iyi parti gibi, sert muhalefet yapan bir parti varken, İslam ile, hatta sadece İslam ile değil, bu toplumun, bütün değerleri ile kavga eden CHP, tam kırk yedi yıl sonra bir anda birinci parti olması, gerçekten analiz etmesi zor bir olay.

                Evet, bu durumu, şahsen bugün analiz edemiyorum. Lakin inanıyorum zaman içinde, bu durumun önünü, arkasını, içini, dışını göreceğiz. Farkında mısınız, bilmiyorum. Ama ülkede hem huzur veren hem de ürküten garip ve derin bir sessizlik var. ‘’ya Ömer, seçim bitti ve CHP, birinci parti oldu, daha ne sesi olacak?’’ diyebilirsiniz. Bu sessizlikten, ülkede olan bu huzur havasından, ben de memnunum elbette. Ancak kuruluş kodlarında, Türkiye ve İslam düşmanlığı olan, bir partiden söz ediyoruz. Bu parti, kırk yedi yıl sonra, ilk defa birinci parti oluyor, Türkiye haritasını kırmızı renge boyuyor ve ‘’tamam, yerel seçimleri biz kazandık. Önümüzdeki dört yıl boyunca, herhangi bir seçim yok, 2028 yılı yaklaşsın bakarız.’’ dercesine, olgun bir tavır sergiliyor. Kimse kusura bakmasın. Bu hava, sayısız vatan haini olan bir ülkede, asla normal olamaz, bu sessizlik, fırtına öncesi ve secde secde dua isteyen, tehlikeli bir sessizliktir.

                Bu zamanlar, gerçekten de dışarıda da içeride de analizi zor zamanlar. Misal, 31 Mart seçim hezimetine rağmen, AK Parti’de hala kibir, hala ego ve hala vurdum duymazlık var. Ne yani, bir seçim kaybettik diye, ağlayalım mı? evet efendim ağlayın. Istakoz yemeyin, ağlayın… Maldivler’e tatile gitmeyin, ağlayın… Sakarya’ya gelip, zafer kutlaması yapmayın, ağlayın… ve hatta, ağlamakla yetinmeyip, seçim yenilgisi sorumluluğunu üstünüze alın ve partideki görevinizden istifa edin… istifa edin ki, AKP’lersen parti, yeniden ak parti olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Alikılıç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Gebzeli1 - Ölmüş eşek kurttan korkmaz diye bilirmisin.22 yıldır akp seçmeni olarak tüm yetkileri verdik.Ne yaptı,sivil anayasa yaptımı,vatan hainlerine idamı getirdimi,ücret dağılımını hakkaniyetli yaptımı.Hak hukuk adalet olmayan yerde zulüm vardır ve akp emekliye zulm ediyordu çareyi oy vermemekte buldu ,düzelmezse oyunu solada verir bana yar olmayan sanada olmasın.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Mayıs 01:39


Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?