Referandumun ayak sesleri

               

Türkiye büyük Millet Meclisi’nde gündem, yeni anarsa çalışmaları… her ne kadar, önümüzdeki dört yıl, seçimsiz bir dönem olsa da bence bu dört yıl içinde, anayasa referandum sandığı gelecek önümüze… açık söyleyeyim, bugün Türkiye’nin, yeni Anayasa’ya ihtiyacı yok. Çünkü Türkiye’nin, 1923 yılından bu yana, dış paketi Türkiye olan, sözü Hakk’ı haykıran ve özü İslam kokan, ilk maddesinden, son maddesine kadar, yeni bir Anayasa’ya ihtiyacı var. Hakim bir sevdiğim olsa da, elbette derin bir hukuk bilgim yok benim. Ancak bana göre, ülkenin hukuktan ekonomiye, sağlıktan eğitime kadar, yeni bir sisteme ihtiyacı var.

                Yüz yıllık cumhuriyet tarihi ve yirmi iki yıllık ak parti iktidarı boyunca, pek çok kez anayasa değişikliği yapıldı. Buna itirazım yok. Ama her zaman, 1923 yılında ithal kalem ile yazılan Anayasa’da, sadece değişiklik yapıldı. Ancak hiçbir zaman, bu toprakların ağaçlarından çıkan kalem ile yazılan, bir Türkiye anayasası yazılmadı, yazılamadı. Ülkenin bu gergin ortamında, Türkiye kokan bir anayasa metni yazmak mümkün mü? şahsen ben pek ihtimal vermesem de bunu zaman ile birlikte, yaşayıp göreceğiz. Fakat bu ülke, özüne uygun, dünyanın gelmiş, geçmiş, gelecek en çağdaş kitabı Kur’an’ı Kerim’i esas alan ve kısas sistemini de baş tacı eden, yeni bir adalet ve hukuk düzeni, inşa etmek zorunda.

                Lütfen yüz yıllık uykudan, uyanalım artık. Uyanıp kendi hukuk sistemimizi, kendi ekonomi sistemimizi, kendi eğitim sistemimizi, kendi sağlık sistemimizi, kendi aile sistemimizi, kendi kültür sanat sistemimizi kuralım. ‘’eşit düzen, eşit yurttaşlık’’ saçmalığından, lütfen kurtaralım artık. Bir yerde eşitlik varsa, orada adaletin ‘’a’’sı olamaz çünkü. Adaletin en büyük düşmanı, eşitliktir çünkü. Mesela bir ekonomi sisteminde, dar gelirliden de yüksek gelirliden de eşit vergi alınıyorsa, o ekonomide adalet yoktur. Kadın ve erkek te, asla eşit değildir. Çocuk ve yetişkin eşit değildir. Müslüman ve Yahudi eşit değildir, bir Müslüman olarak ta, her Yahudi benim düşmanımdır.

                Gerçekleri gün yüzüne çıkarma ve doğruları, yüksek ses ile haykırma zamanı, gelmedi mi artık yaa? çocuklarımıza tarihi, sansürsüz bir şekilde anlatalım. Okullarımızda 23 Nisan, 19 Mayıs kutlandığı gibi, 29 Mayıs İstanbul fethi günü de coşku ile kutlansın. Her ramazan, ülkeye, şehirlere, kamuya, çarşı pazara ‘’ramazan düzeni’’ gelsin. Yılda sadece bir ay, ülke ramazan düzenine girse, kıyamet kopmaz herhalde.

                Cumhuriyet, benim de baş tacım elbet. Ama burası, İslam ülkesi Türkiye Cumhuriyeti ise, anayasası da İslam kokacak, hukuk sistemi de, ekonomi sistemi de, milli eğitim müfredadı da… referandumun ayak sesleri kulağıma gelirken, bir vatandaş, bir gazeteci olarak, işte böyle bir anayasa hayal ediyorum ben. ha olur ya da olmaz, bilmiyorum. Fakat Türkiye’nin, Anadolu’nun kalemi ile yazılmış bir Anayasa’ya ihtiyacı olduğundan da, en ufak şüphe de duymuyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Alikılıç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?