İMAR AFFINA HAYIR..!

                    Değerli Okuyucularım, 15.04. 2024 tarihinde TBMM Başkanlığı’ na sunulan İmar Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi var gündemimizde bugün.

                  Aslında geçen sene, genel seçimler öncesinde çıkarılması düşünülen, fakat 6 Şubat Depremi olunca yapılamayan, gündem dışı olan imar affından bahsediyorum.

                 İmar affı kanun teklifi şimdi yeniden ülke gündeminde. Kanun teklifinin tüm içeriğini kelime kelime yazmayacağım sizlere. Detay isteyen okuyucularımız bu bilgilere internetten kolayca ulaşabilirler çünkü.

                  İmar Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi’ nin diğerlerinden farklı kısmı, bana göre  ; “ yapının afet risklerine karşı dayanıklı olup olmadığının tespiti için bir rapor isteneceği. “ dir.

                       Fakat hatırlatmak isterim ..

                      ( TMMOB ) Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ nin 22 Nisan 2024 tarihinde açıkladığı,  Malatya’ da, 2020 yılındaki Elazığ depreminde hasar alıp güçlendirmeyi bekleyen yapıların 2023  Depremleri’ndeki akıbeti hakkında yaşanmış şöyle de bir gerçek var : “ 24 Ocak 2020 Elazığ depreminden etkilenen Malatya ilimizde hasar tespiti yapılan ve 1 yıl içerisinde güçlendirilmesi gereken yapılar depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen güçlendirilmemiş ve hasarlı durumdayken 6 Şubat Depremi’ ne yakalanmıştır.” İşte kontrolsüz ve plansız kentleşme ile sık sık çıkarılan imar afları ve sonuçları hepimize aşikar…

                 Şimdi siz söyleyin,  arife tarif gerekir mi..?!

                

                 Daha gözümüzün yaşı bile kurumamışken, yeni cinayetlerin işlenmesine yol açacak hiçbir girişime katiyen müsaade edilmemeli…

                 Bunun için de devlet - millet el ele verip, başka çözüm/ ler aranmalı, bulunmalı, üretilmelidir.

                 Mesela, devlet tarafından sıfır faizli ve uzun vadeli krediler verilebilir halka, depreme dayanıklı binalar yapılması için. Bu uygulama hem dini açıdan, hem de insani açıdan rahatlıkla uygulanabilecek faydalı bir çalışma olmuş olur.

                     Binalar doğru dürüst inşa edilmeli ki, ne depremde yıkılsınlar ne de depremden sonra yıkılanları yeniden yapmaya gerek kalsın.

                      Hem paradan,  hem maldan, hem zamandan, hem görsel kirlilikten ve hepsinden de öte kimse olmaz canından.

                    Nasıl ki  ; ekmeğin felisiyle ( dilimi ile ), kaşığın dolusuyla oruç tutulmaz. Öyle bir kazan yemeğim dolu dursun, bir tabur asker yesin doysun, o da olmaz..!

                   Ya paranıza kıyacak, tam usulüne göre yapacaksınız binalarınızı. Ya da “can”ınıza kıyacaksınız, terk edeceksiniz hayatı..!

                     Açık ve net, ülkemizin gündemi imar affı değil,  binaların tek tek kontrolden geçirilerek ivedilikle kentsel geri dönüşüm projelerine başlanmasıdır.

                  Gerçek uzmanların kontrolleri ile ; kimileri onarılarak, bazıları güçlendirilerek, yıkılması gerekenler de yıkılıp yeniden yapılarak depreme karşı dirençli hale getirilmeliler. Böylelikle geri dönüşüm de sağlanmalıdır.

                          *

                  

                   Zaten ne kadar verimli tarım arazi varsa, ranta kurban verildi.  Ekilip dikilecekken topraklar, beton yığınlarıyla dolduruldu.

                   Tüm bunlar yetmezmiş gibi şimdi de imar affı, oydu, buydu diyerek yeni facialara zemin hazırlanmak isteniyor ki bu kabul edilemez..! 

                   Hiç kimsenin yok mu kendine saygısı..?! Zira kendine saygısı olan,  ailesini ve dolayısı ile çoluk çocuğunu, torunlarını kısacası geleceği düşünür ve ona göre atar adımlarını.

                     Geleceği, geleceğimizi yok etme hakkını kim veriyor size diye, soracağımıza…

                   İmar affı istemek hangi vicdana sığar!?

             

                        *

         6 Şubat‘ta Yaşanan Gerçekler Yok Sayılıp Yeni Bir İmar Affı Hataların En Büyüğü olur..!

                     Sözü çok uzatmaya, evirip çevirmeye gerek yok.

                 6 Şubat Depremi henüz hafızalarımızda canlı canlı yaşarken ; hata, hata ile telafi edilmeye, yanlış yeni bir yanlışla örtülmeye  kalkışılmamalı..!

                  Ülke olarak deprem ülkesi olduğumuzu unutmadan her türlü tedbiri almakla yükümlüyüz hepimiz.

                 Bu tedbirlerin başında yaptırımlı kanunlar ve cezalar da olmalı.

                  Öyle kanunlar, öyle yasalar çıkarılmalı, öyle cezalar verilmeli ki, kimse bir daha cesaret edememeli bir halt yemeye..!

                    Yıllarca milletçe ağlamaktansa, bir kaç hafta ya da bir kaç zaman birileri ağlasın. Yoksa bu devran hep böyle devam edip gidecek.

                   Başımıza ne geliyorsa cahillikten, bir de açgözlülükten geliyor.

                    Nasıl mı..?!

                    İşte tam da böyle…

                    İmar affına evet diyerek, imar affı isteyerek açgözlülüğün daniskasını yapıyoruz bir yerde. 

                    Nedense bir türlü öğrenemedik insan olmayı, insanca yaşamayı. İlla bir yerlerden çalıp çırpmamız, ne yapıyorsak onu da eksik yarım yamalak yapmamız gerekiyormuş gibi..!

                  Bu kadar mı kıymetsiz insanın canı..? Bu kadar mı değersiz..?!

                 “ Mal canın yongasıdır. “ diyenler vardır elbet. Lakin,  candan daha öte daha  kıymetli ve önemli ne var şu hayatta..?!

                  Canınız sağ değilse, neye yarar bütün dünya sizin olsa..!?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Birgül Soytürk - Mesaj Gönder

# Yeni, 2024, 2023

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Magdur Vatandas - Birazda ruhsatli binalari arastirsaniz zira depremde yikilan binalarin yüzde 95.i ruhsatli binalar tek suclu imar affi zaten ruhsatli binalari projesini planini yapanlar sucsuz .. vatandasin barinma icin yaptigi koy evi suclu boyle devam edin

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 16 Mayıs 23:20
01

Dr.şükrü Özer. - Yazarı tebrik ediyorum.Her yazısında önemli konulara değiniyor ve çözüm önerileri üretiyor.Teşekkürler.Kaleminize sağlık.Prof.Dr.Şükrü ÖZER(Tıp doktoru-Genel Cerrah).

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 16 Mayıs 19:47


Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?