'Yas' tutabiliyor musun?

Ya da bu soruyu "Yas tutmayı biliyor musun?" olarak mı sormalıydım?

Meselenin bir yanı da böyle çünkü.

Bazımız bilir ama tutamaz, bazımızın tutamamasının nedeni, bilmemesidir.

***

İstiyorsun ki senden sonra "yas" tutsun.

Yani?

Senden kalan boşluğu doldurmasın, hayatın başkaca keyif veren işleriyle..

Ailesiyle arkadaşlarıyla işiyle gücüyle..

Başka bir ilişkinin arayışıyla, başka biriyle, sana duyduğu öfkeyle, nefretle, pişmanlığının beklentisiyle;

senden kalan boşluğu doldurmasın istiyorsun.

Yokluğun hep hissedilsin istiyorsun.

Acı çeksin, üzülsün istiyorsun.

Onun canının yanmasını gerçekten istemenden değil elbette bu beklentin.

Sadist değilsin.

Senden vazgeçmesiyle ilgili kaygından,

doldurduğu senden kalan boşluğun sana kendini değersiz hissettirmesinden bu beklentin...

Sanki hiç yaşanmamış gibi,

sanki sen onun hayatında hiç varolmamışsın gibi hissettirmesinden..

Bir yandan kendini hiç gibi hissettirirken,

bir yandan yapıp ettiğin herşeyi hiç kılmasından hissettiğin acı yüzünden acı çekmesini istiyorsun.

Boşluğun hemen doldurulmasın istiyorsun.

Seni andığında burnunun direği sızlasın,

Göğsü sıkışsın,

Canı boğazında düğümlensin,

Nefes alamasın,

Seni göreceği yerlere gittiğinde her an seni görebilmenin endişesi ve arzusuyla çarpıntı içinde, yüreği titresin istiyorsun.

Geceleri uyuyamasın istiyorsun.

Caddenin ortasında yürürken herşeyden habersiz,

birden aklına sen geldiğinde,

ondan vazgeçmiş olduğun düşüncesine saplanıp;

dizleri boşalsın,

başı dönsün,

gözleri kararsın,

yürüyemesin,

öylece kaldırımın bir kenarına yığılıp kalır gibi çaresizce otursun istiyorsun.

Otursun ve kimseye aldırmadan senin yokluğuna hıçkırarak ağlasın istiyorsun.

Herkese seni anlatsın istiyorsun.

Anlatamasa da anlatmak için yüreği yansın istiyorsun.

Pişman olduğunu, sensiz yapamadığını anlatsın istiyorsun.

İstiyorsun ki sana olan öfkesini haykırsın önüne gelen herkese.

Bir yandan herkese her saniyede seni anlatmaya çalışırken,

bir yandan da insanların onu zayıf görmesinden korkup susmaya çalışsın,

hissettiği zayıflıkla içine çekilsin,

zihni ve duyguları gibi tüm bedeni gerilsin, huzursuzlansın istiyorsun.

Seni bir tek an bile unutmasın istiyorsun.

Sanki bedeni ikiye yarılmış gibi,

bir yanı seninle doluyken diğer yanıyla hayatta kalsın istiyorsun.

Hayatta kalsın ki,

seni böylesi düşünen,

senden böylesi vazgeçemeyen biri olarak orada bir yerde dursun istiyorsun.

Umutla onu arayacağın bir telefonu,

atacağın bir mesajı beklesin istiyorsun.

He gününün her saatinin her dakikasının ve hatta her saniyesinin senden gelecek bir haberle beklenti içinde geçmesini istiyorsun.

İtiraf et hadi!

Beklliyorsun bunları.

İstiyorsun.

"Mutlsu olsun canım, neden acı çeksin, baksın hayatına derken" bile,

içten içe,

derinden derine,

bir yandan bencilce olduğunu düşünürken bunların,

bekliyorsun, istiyorsun...

***

Bunları bekliyorsun da!..

Peki, sen ne yapıyorsun?

Beklediğin şeyleri sen yapıyor musun onun yokluğunda?

Onun yas'ını tutuyor musun?

Hadi canım sen de!

Aklında kırk tilki, sen mi yas tutuyorsun!?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Topkara - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.