Bu Şehre Ne Kadar Aitiz?

Sokaklarda dolaşan insanları gözlüyoruz. Sanki işleri bitirince, çocukları üniversiteye gidince, emekli olunca veya hiç sebebi yokken bir vakit, ansızınbir yerlere çekip gitmek fikriyle birlikte yaşıyor gibiyiz.

Elbette, niyet okumak değil derdimiz. Zaten beceremeyiz de! Bu hafta bu sayfada bahsetmek istediğimiz, hemşerilerimizin (pek tabi bizler de buna dâhiliz) Sakarya’da bir emaneti korur gibi değil, bir süreliğine emaneten gelmiş gibi yaşıyor olmamızın nedenleri üzerine yoğunlaşabilmektir.Sanki az önce geldik, bir an için durduk ve gideceğimiz vakti bekliyor gibiyiz.

Şehrimize olan aidiyetimiz konusunda bir parça olsun boşluğumuz varsa yüreğimizde, bunun sebeplerinin neler olabileceğini düşünmekteyiz.

Sakarya veya İstanbul’da belki civardaki başka bir ilde olmak üzere sanayi tesislerinin işgücü talebinden küçük de olsa bir pay alabilmek için ömürleri boyunca çocuklarını eğitmekten yorulan aileleri mi yazmalıyız?

Onlarca farklı meslek varken, “çocuğum fabrikada mühendis olsun, olamıyorsa işçi olsun”anafikriyle yaşadığımızamansız mücadele, anlatmak istediğimiz olgu için güzel bir sebepolabilir mi?

Belki, şehrimizin tarihi - turistlik yegâne yapılarından biri olan Beşköprü’yü hiç görmeden yetişen genç kuşaklardan mı bahsetmeliyiz?Beşköprü neresidir, üstünden neler geçtiğini, altından neler aktığını bilenleri arasak, kaçımızı bir seferdetoplayabiliriz?

Karaman Baba’nın kim olduğunu yazsak, bu toprakların bir Rum Eli olduğu zamanlarda nasıl yerleştiğini ve şehrin tarihine nasıl tesir ettiğini anlatsak, doğru bir şey yapmış olur muyuz?

Yoksa Orta Cami’nin bugünlere kadar sapasağlam gelebilmesine vesile olan Ahmet Cevdet Efendi’den bihaber hemşerilerimize bu muhterem şahsiyetin hikâyesini mi anlatmalıyız?Yıllarca tek kuruş ücret almadan ömrünü camiye vakfetmesinin, bu şehrin kültür hayatına etkisinden bahsetsek ve bunları ilk defa duyduğunuzu tahmin etsek, doğrusunu yapmış olur muyuz?

Peki, Adapazarı Belediye Konservatuarı’nın varlığından dem vurarak bir zamanlar Adapazarı’ndan sayıları onları bulan nice büyük sanatçıların yetiştiğini söylesek ve şimdilerde bu kurumun akıbetini sorgulasak doğru telden çalmış olur muyuz?

Nereye varmak, neyi anlatmak istediğimizi sanırım anlatabilmişizdir. Bir şehri “memleket” yapan öğeler; meşhur çizgi filmin mantar evleri gibi tıpatıp birbirine benzeyen binaları, durmadan dönen kavşakları, birbirini öldüren alışveriş merkezleri ya da üstü kapatılıp altı asfaltlanınca modern sıfatını alan pazar alanları olmasa gerektir. Gelişmiş bir şehir kültürüne sahip olabilmek ancak tarihten beslenen ortak değerlerin korunması ve bu değerlerin oluşması için ömrünü davasına feda eden şahsiyetlerin anısına saygı duyulması ile olabilir.

Yukarıda bahsettiğimiz örneklerle ilgili detaylı bilgileri bulabilmek günümüzde oldukça kolaydır. Ancak asıl önemli olan bu bilgileri yaşamımıza katabilmek ve şehrimizin gelecek yıllarda göstereceği performansına etki edecek kararları alırken kullanabilmektir.

Bu haftaki yazımızı iktisadi bir örnek vererek sonlandıralım. Çark Caddesi’ndeki dükkânların onbinlerce lira değerindeki astronomik kira ücretleri, geceleri birbirimizden olabildiğince uzak yaşamamıza rağmen, gündüzleri Adapazarı ovasının daracık tek bir alanına sığmaya çalışmamızın bir sonucu olabilir. Bu konu daha çok su götürür, devam edeceğiz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Serdar Çakan - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.