Babaya İsyan

Pazartesi günkü yazıma yorum yapan Abdullah Arif, Saadet Partisinde yaşanan sürecin 'itaat' kültüründen kaynakladığını belirtti.

Bu yorumu açalım biraz.

İtaat kültürünün dinden ya da dinin bir yorumdan kaynaklandığı düşünülse de, sorun din değil 'ataerkil aile' yapısıdır.

Ataerkil yapı, kendi varlık alanını korumak için dini, ahlaki değerleri, kültürü değnek olarak kullanır.

Büyüğün sözünü kutsayan, sözünden çıkmayı 'isyan' kabul eden, büyüğü dinle özdeşleştiren bir düşünce biçimi ortaya koyar.

Bu kültürde baba, lider 'kutsanır'.

Bu kültür; birey olma sürecini tamamlayamamış, kendine güvenmeyen, ancak babasıyla, atasıyla, lideriyle kendini güvende hisseden bir kişilik yaratır.

***

İnsan, insan olmaya topluma 'evet' demekle başlar.

Toplumun kurallarını, beklentilerini kabul etmekle 'insan' olur.

Topluma evet diyerek insan olan insan,

'hayır' diyerek fert, birey olur.

Toplumun her dediğini doğru kabul eden kişi, insan olsa da birey, fert, yetişkin değildir.

Hayır demek, diyebilmek önemlidir bu yüzden.

Bir fert olabilmek için önemlidir.

Bakın hayatınıza,

Ne kadar çok hayır demek istediğimiz şey olduğu halde kırmaktan, kırılmak korktuğumuz için 'evet' diyoruz.

Hayır diyemiyoruz!

İtiraz edemiyoruz.

***

Saadet'te yaşanan süreç budur:

Evlatların babadan kendilerini söküp alma mücadelesidir.

Özgürleşme çabasıdır.

Erbakan ve ekibi 'bencil baba' gibi davranıyor.

Zannediyorlar ki onlar olmazsa hiçbir şey olmaz!

Çocuklar her şeyi berbat eder.

Davaya da kendilerine de yazık ederler!

Böyle düşünüp kendilerince onları koruyorlar.

Böyle mi gerçekten?

Bu kadar masumlar mı?

***

Çoğu anne, çocuğun anneye duyduğu ihtiyaçtan daha fazla ihtiyaç duyar çocuğuna.

Annenin hayat içinde kendini ifade edebildiği, kendini değerli hissedebildiği başka bir alan yoktur çünkü.

Çocuklarının annesidir, o kadar...

Erbakan ve arkadaşları için Saadet Partisi de böyle.

Dava onlara değil, onlar bir davaya ihtiyaç duyuyor var olmak için.

Bu ihtiyaç, koltuk sevdasını çıkarıyor ortaya.

***

Tüm camia yaşanan bu süreci içine sindirmekte zorlanıyor.

'Öfke ve suçluluk' duygusu arasında sıkışmış durumdalar.

İsyan suçlu hissettiriyor, baskıya susmak öfke yaratıyor.

Zorlanıyorlar, çünkü bu 'isyan' camianın tüm ilişki biçimlerini değiştirecek.

Bu kavga, bir koltuk kavgası değil daha derinde.

Bir cemaatin tümden kendiyle hesaplaşmasıdır.

Sadece siyasi değil, aile ve toplum ilişkilerinin kökten değişimiyle sonuçlanacak bir hesaplaşmadır bu...

Bu sürecin sonunda Saadetlilerin aile ilişkileri bile değişecek.

Kurtulmuş özgürlük mücadelesi veriyor.

İsyan ediyor!

Bizi tanımlayan birçok kimliğimiz olsa da,

Psikanalist Gerard Mendel'in belirttiği gibi;

İnsanın tek kimliği Özgürlüğüdür...

Özgür değilseniz, diğer kimliklerinizin hiçbiri siz değilsinizdir.

Özgürlüğün yolu ise;

Babaya İsyan etmekten geçer.

'Hayatınızdaki' ya da 'kafanızdaki' babaya isyan etmekten...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Topkara - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.