1 milyonluk Sakarya'da yok, 350 binlik Düzce'de 3 adet var

Bu cümleyle dikkat çekmeye çalıştığım eksiklik Sakarya’nın sağlık açısından ne durumda olduğunu gösteren vahim bir tablo.

Evet, 1 milyona yaklaşan nüfusuna rağmen Sakarya’da bir tek pedodontist yok.

350 bin nüfusuna rağmen Düzce’de tam 3 pedodontist var.

Kocaeli Diş Hekimliği Fakültesi’nde ise 4 pedodondist görev yapıyor.

Peki PEDODONTİST nedir?

Pedodondist çocuk diş hekimidir.

Çocuğun doğumdan başlayarak süt dişlerinin tamamının değiştiği ve süt dişlerinden sonra çıkan kalıcı dişlerin gelişimini tamamladığı 15 yaşına kadar uzanan süreçte, süt ve kalıcı dişlerinin korunması ve tedavisi ile ilgilenir.

Bir diş hekiminin pedodondist, yani çocuk diş hekimi olabilmesi için Diş Hekimliği Fakültesi’ni tamamladıktan sonra Pedodonti Anabilim Dalı’ndan uzmanlık eğitimini almış olması gerekir.

Çocukların diş tedavisi özel ilgi ve eğitim gerektirir.

Pedodontistler çocuklarda diş hekimi korkusunun oluşmamasını sağlayacak özel bilgilerle donatılır.

Çocukların psikolojik durumunu iyi bilerek, onları korkutmadan diş hekimi koltuğuna alıştırarak ve diş sağlığı hakkında bilgilendirerek tedavilerini yaparlar.

Bizim Sakarya’da çocukların diş sağlığı, çocuk diş sağlığı ile ilgili özel bir eğitim almamış diş hekimlerine emanet ediliyor.

Tabi bazı durumlarda çocuklara diş hekimlerinin yapabileceği bir şey yok.

Pedodondist zorunluluğunda bizim çocuklarımız ya İzmit’e, ya Düzce’ye gitmek durumunda kalıyorlar.

İktidar partisi milletvekillerimizden Sakarya’ya acil bir veya birkaç çocuk diş hekimi atanması konusunda girişimde bulunmalarını diliyorum.

Bu arada Sakarya Üniversitesi bünyesinde kurulan bir Diş Hekimliği Fakültesi var.

Bu Fakülte aktif hale getirilirse sanırım bu sorun kalıcı olarak çözüme kavuşabilir…

AKP’de temizlik nereden başlayacak?

15 Temmuz darbe girişimi büyük bir kabustu.

Bu büyük millet, hep birlikte o kabusu bir destana çevirdi.

Darbeye karşı durup, demokrasiye sahip çıktı.

Demokrasi uğruna şehitler verdi…

15 Temmuz sonrası hain yapıyla ilişkide oldukları gerekçesiyle her kesimden insan, gözaltına alındı, tutuklandı.

Bir tek bu yapının siyasi ayağına dokunulmadı…

Hain yapının siyasi ayağındaki temizlik beklentisi bugüne kadar gerçekleşmedi.

Referandum öncesi, 16 Nisanın ardından büyük bir temizlik yapılacağı hep konuşuldu, yazıldı…

Şimdilerde de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AKP’nin başına geçmesiyle birlikte temizlik yapılacağı söyleniyor.

Gerçekten biz de merak ediyoruz:

Siyasette bu hain yapıya destek veren, onların güçlenmesi için belediyelerin, devletin gücünü bu hain yapıya aktaran var mı?

Varsa bugüne kadar bu kişilere neden dokunulmadı?

Doğrusu söylenen o temizliğin, ne zaman ve nereden başlayacağını görmek istiyoruz.

….

Benim hiç 23 Nisan fotoğrafım olmadı ki!

Dün Atatürk’ün Türk ve Dünya çocuklarına armağan ettiği bayramı kutladık.

Bu bayram öncesinde sosyal medyada çocukluğunuzun 23 Nisan fotoğraflarının ve anılarının paylaşılması yönünde çağrılar yapıldı.

Kim başlattı tam olarak anlamadım ama ben önce fotoğraf sanatçısı Servet Sezgin’in sayfasında gördüm.

Gerçekten de 23 Nisanın gerçek ruhunu yakalamak adına güzel bir çağrıydı.

Sonra baktım gece 24’ten itibaren bir çok arkadaşım 23 Nisan fotoğraflarını, anılarını paylaşıyor.

Benim çocukluğumda hiç 23 Nisan fotoğrafım olmadığı için paylaşamadım…

Okuduğum köy okulunda (Kayalar) ve sonrasında ortaokulda (Erenler) 23 Nisanlarda hiç fotoğraf çekildiğini hatırlamıyorum.

Benim zaten ilk fotoğrafım ortaokula kayıt için Gümrükönü’ndeki Yapı Kredi Bankası’nın duvarındaki seyyar fotoğrafçı tarafından çekilmişti.

Körüklü makine ile çekilen o fotoğraf benim ilk fotoğrafımdır.

Benim 23 Nisan fotoğrafım olmasa da anılarım var elbet…

İlkokul birinci sınıfında koroya seçildik.

Gösteri, köydeki kooperatif binasında yapılacaktı.

Provalar sırasında, sanırım sahne oluşturmak için kullanılan elma sandığının çivisi ayağıma batmıştı.

Ağrısı günlerce geçmemiş, o ağrıyla koroya katılmıştım.

Söylediğimiz türkülerden biri hiç unutmam, “dere geliyor dere, kumunu sere sere” şeklindeki türküydü.

Bu vesile ile tüm çocuklarımızın ve milletimizin Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutluyorum.

Allah bu millete Ulusal Egemenlik’in anlamını unutturmasın…

Yol kıyılarının bakımı, temizliği neden yapılmıyor

Bir çok şehre gitmeye gerek yok.

Hemen yanı başımızda Kocaeli’ye bakın.

Hem E-5 kıyısı hem TEM kıyısı, ağaçlandırılmış ve bakımlı.

Ağaçlar, her daim biçilmiş çimler ve birbirinden güzel çiçeklerle yolculuk yaparken izlemeye doyamıyorsunuz.

Bizde ise yol kıyılarına bakan eden yok.

Her iki yolda da sınırı geçtiğinizi hemen anlıyorsunuz…

Bizim yolların kıyıları dikenler, bakımsız bitkilerle dolu…

Bizim yöneticiler acaba bunları görmüyor mu?

Veya görüp de rahatsız olmuyorlar mı?

Bilmiyorlarsa bu işin nasıl yapıldığını sorup öğrenebilirler…

Ama sanırım istemek lazım…

….

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sezai Matur - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.