DİYARBAKIR YOLCULARI VE ŞEHİT CENAZELERİ...

Önceki haftalarda 'Açılım' teranesi üzerine düşüncelerimizi paylaştığımız birkaç yazımız yayınlanmıştı bu köşede. Aslında, bu konuda çok fazla bir şey de söyleyebilmek mümkün değil. Zira, bizzat açılımın sözcülüğüne soyunanların bile konuyla ilgili fazla bir şey söyleyebileceklerini sanmıyorum. Çünkü; 'Açılım' diye iktidarın eline tutuşturulan boş torbanın içerisine, proje sahipleri tarafından henüz konulmuş bir şey yok. Dolayısıyla, açılım konusunda düşünce serdetmeyi gereksiz buluyorum. Fakat, bu boş torba etrafında oluşturulan suni gündem ve tezgahlanmak istenen bazı çirkin oyunlara da işaret etmenin zaruret olduğuna inanıyorum.

Öncelikle çok sinsi bir tezgâha dikkatinizi çekmek istiyorum. Açılım adı altında yapılan sözde uzlaşma arayışlarının, her şeyden önce Edirne'den Diyarbakır'a kadar bütün Anadolu coğrafyasında yaşayan Kürt kökenli vatandaşlarımıza yapılan büyük bir haksızlık ve çirkin bir hakaret olduğunu düşünüyorum. Şöyle ki; 35 yıldan bu yana Türkiye Cumhuriyeti Devletine savaş açmış olan, Diyarbakır, Mardin veya Van'da yaşayan Kürt kökenli vatandaşlarımız mıdır ki siz onları ülkenin çözüme muhtaç bir sorunu olarak PKK ile özdeşleştiriyorsunuz? 'Analar ağlamasın' edebiyatıyla yapmaya çalıştığınız nedir? 35 yıldır bu ülkede anaların ağlamasına sebep olan Kürt kökenli vatandaşlarımız mıdır yoksa kökeni ve nesebi meçhul eli kanlı PKK militanlarımıdır? 35 yıldır ülkeyi kana bulayan, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olan Türkiye Cumhuriyeti Devletini hedef tahtasına koyan bir bölücü örgütle yapılacak mücadeleyi 'Kürt açılımı' olarak ifade etmek, tüm Kürt kökenli vatandaşlarımızı PKK ile özdeşleştirmek ve PKK yı Kürt kökenli vatandaşlarımızın hamisi olarak addetmek değil de nedir?

Biz, içi boş ve bir hiç olarak dillerde dolaşan 'Açılım projesinin' en çok, ezelden beri Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun kuruluş felsefesi olan Türk Milliyetçiliği düşüncesiyle problemi olanların işine yaradığını düşünüyoruz. Bu sözde projeyi, başından beri şaibeli ve dış kaynaklı bulan ve ısrarla hükümeti, öne sürdükleri projenin muhtevasını açıklamaya çağıran Milliyetçi Hareket Partisi ve Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'ye yönelik itham ve suçlamalar, bizce bu düşmanlığın bir nevi dışa vurumudur.

Geçtiğimiz hafta ulusal ve Sakarya yerel medyamızda geniş yankılar uyandıran, Hendek Belediye Başkanı ve iki Sakarya milletvekili ile bir kısım zevatın Diyarbakır gezileri ve hemen ardından on askerimizin şehit edildiği olaylar, adeta birer ibret vesikasıdır. Elbette her Türk vatandaşının olduğu gibi bu Belediye Başkanı ve milletvekillerimizin de seyahat özgürlükleri vardır ve istedikleri yere gidebilirler. Edirne, Yozgat, Antalya veya Trabzon ne kadar Türkiye Cumhuriyetinin vilayetleri ise, Diyarbakır da o kadar Türkiye Cumhuriyetinin vilayetidir. Ama ziyaret edilen ve çiçekler sunulup, övgüler düzülen; 'Ben askere sıkılan kurşun bana sıkılsın derim ama, Türk aydınları ve siyasetçileri de gerillaya sıkılan kurşun bana sıkılsın diyebilirler mi?' deme densizliğini gösteren Osman Baydemir olursa işin rengi değişir.

Siz, Türkiye Cumhuriyeti Devletine yönelik eylem yapan teröristleri alınlarından öperek kutlayan ve 'Sizleri cesaretinizden dolayı tebrik ediyorum ve teşekkür ediyorum' deme cüretini gösteren bir Osman Baydemir' e tebrik ve teşekkür ifadesi olarak çiçekler sunacaksınız ve dönüşünüzde ardınızdan adeta hediye paketi gibi gönderilen şehit cenazelerinde boy gösterip, şov yapmaya kalkacaksınız. Bu şovunuza tepki gösteren, oradaki varlığınızdan rahatsız olan kalabalığın tepkisini de; 'Bana tepki gösteren birkaç MHP' li idi. Ben yaptığım şeyden pişmanlık duymuyorum. Diyarbakır da misak-ı milli sınırları içerisindedir...' gibi ucuz polemiklerle yok sayacaksınız. Peki sayın Başkan, size tepki gösterenlerin birkaç MHP' li olduklarını söylerken, kalabalığın öfkesinden kaçıp sığındığınız Dokurcun Belediye Başkanlık makamında oturan başkanın da MHP' li bir Belediye başkanı olduğunu bilmiyor musunuz yoksa o öfkeden duyduğunuz korku dolayısıyla mı unuttunuz. Bir karar verin isterseniz, kaçtığınız kalabalık mı MHP' liydi yoksa sığındığınız makamda oturanlar mı? Öyle zannediyorum ki; siz bu ziyareti, yapılacak olan genel seçimler öncesinde sayın Genel Başkanınızın hafızasında yer edinebilmek için gerçekleştirdiniz. Bunu hangi ölçüde gerçekleştirebildiğinizi bilemem ama, Sakarya halkının ve yüce Türk Milletinin hafızasında, proje ortağı olarak seçtiğiniz Osman Baydemir' le verdiğiniz görüntüler, hiç silinmeyecek şekilde yer etmiştir.

Sanırım cehaletlerinden olacak; son günlerde 'Terörden beslenenler' , 'Kanla beslenenler' gibi bir takım tuhaf ifadelerle, iktidarın muhtevasını kendisinin bile bilmediği açılım projesine karşı çıkan M.H.P yi ve Türk Milliyetçilerini ima yollu itham etmeye çalışan bir kısım entelektüel zevatı da aydınlatmak gayesiyle birkaç kelam ederek, sözü bağlamak istiyorum. Cehaletten diyorum çünkü cehaletten değilse, böyle bir ithamda bulunmak kasıtlı bir alçaklıktır. Zira bu ülkede terörün en fazla kanını döktüğü ve canını yaktığı siyasi yapılanma Milliyetçi Hareket Partisi'dir. Bazılarının, cemaat ve cemiyet yurtlarında sıcak saleplerle ısınıp, portakal sularıyla serinleyerek sözüm ona mücahitlik yaptıkları dönemlerde, beş bin mensubunu terör belasına kurban veren Milliyetçi Harekete ve Ülkücü camiaya böyle bir ithamda bulunmak, eğer bilgisizlikten ve cehaletten değilse, en hafif ifadesiyle kasıtlı ve alçakça bir iftiradır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zihni Açba - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.