Genç Türkler ülkeden kaçıyor mu?

Gençler üzerinde yapılan araştırmalarda görülen bir gerçek var.

“Başka ülkeye göç eder misiniz” sorusuna verilen cevaplar korkunç: Gençlerin %49,5 oranındaki kısmı (genç nüfusun yarısı eder), “GİDERİM” diyor.

Eğitim veya çalışmak için uzunca bir süre için gider misiniz diye sorulsa; muhtemelen %99 çıkar.

Anket sorularına oturduğumuz yerden cevap vermek kolay tabii. “Hadi git bakalım” deyince, gençlerin yarısı gerçekten çekip gider mi, bilemiyorum ama yine de üzerinde çokça düşünülmesi gereken tespitler bunlar.

En azından ben çokça düşünüyorum.

Çünkü fiili durumda da benzer bir gerçeklik var. Güzel ülkemin dışına doğru bir hareket olduğu kesin ve yıllar içinde yurt dışında yeni bir hayat kurma kararı alarak, memleketi terk edenlerde sayısal bir artış var.

Peki gençler yüzünü nereye çevirmiş durumda?

Milliyetçi duyguların ve dini söylemlerin bu kadar yoğun olduğu bir coğrafyada, ilginçtir, Avrupa ülkeleri, Amerika, Kanada gibi “dış güçler” tabirinin karşılığı olan batıya doğru olduğu görülüyor. Başka bir deyişler; gençler kültürel ve dini hassasiyetlerle karar vermiyorlar.

Benim bizzat sorduklarım; “özgürce yaşam”, “ideal bir sosyal hayat” veya “yeterli kazanç” gibi gerekçeler sıralıyor.

Öbür yandan çocuklarını yurt dışına gönderen ailelerle görüştüğümde; özlemlerine rağmen çocuklarının kendilerini kurtarmış olmasından memnun olduklarını görüyorum. Kazandıkları fayda kişisel azaplarından fazla…

Bunlar, sosyete tabir edilen kişiler değil ha! Sıradan (orta sınıf) aileler ve onların çocukları.

Bütün olup bitenler aslında “iyi” değil! Üzerinde şiddetle düşünmemiz gereken, etkilerini uzun vadede göreceğimiz ve fark ettiğimizde belki de çok geç kaldığımız bir problem bu!

Anadolu’nun mümbit tarım alanlarını terk eden insanlar onlarca yıl sonra gıda üretimine nasıl olumsuz etki yaptıysa ve sosyokültürel hayatı nasıl bozduysa, ülkeden kopuşlar da onlarca yıl sonra mutlaka siyasi ve ekonomik etkilere sebep olacaktır.

Bugüne bakarsak; geçim sıkıntısı, iş bulma umudundaki hayal kırıklıkları, eğitimdeki aksaklıklar, yeni dönem aile yapıları, sanat ve spor alanlarındaki kısırlık, rol modellerin internet üzerinden şekillenmesi ve pek tabii yönetime katılamama (kendileri bilerek bulaşmıyorlar) gibi gerekçeler hemen ilk akla gelenler ama yine de sadece bu çeşit maddi gerekçeler problemi açıklamak veya çözüme ulaştırmak için yeterli olmayabilir.

İşin manevi bir boyutu olduğu da kesin ama ben bununla ilgili yeterli bilgiye sahip olmadığım için açıklamakta zorlanıyorum.

Osmanlı’yı düştüğü durumdan kurtaran ve uygarlık tarihinde yeni bir sayfa açabilen Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bu mücadeleyi kaybedilen topraklar nedeniyle batıdan, güneyden ve doğudan Anadolu’ya geri gelen genç ve eğitimli insanları ile başarmıştı.

İnsan önemlidir. Genç olanlar daha da önemlidir. Özellikle bilgiyi hızlı işleme çağında… Siz de düşünün lütfen!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Serdar Çakan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.