Asıl sorunumuz nedir?

İzlediğim bir filmin başlangıç konuşmasında şöyle bir cümle vardı:

İNSANLAR SORUNLARI ÇÖZMEK YERİNE ALIŞMAYI SEÇTİ

Uzun yıllardır Türkiye’de de bu durum yaşanıyor. Öyle ki incir çekirdeğini bile doldurmayan konular bile asıl meselelerden fazla tepkilere yol açıyor(Mesela, bir futbol maçındaki sonuca etki eden hakem hatası).

Peki, hangi sorunları çözmek yerine alıştık-alıştırıldık:

1-EKONOMİK SORUNLAR

*Asgari ücretin insanca yaşama standardı yerine açlık sınırında olması,

*Çiftçilerin, köylülerin sorunlarını çözerek ve iyi bir planlama ile üretimi artırmak yerine eksik ürünlerin ithalat ile ikamesi,

*Çalışma şartlarının insaf sınırının altında olması,

*Vergilerin daha çok dar gelirlilerden(verenden) alınması,

*Emeklilerin ve emekliliği hak edenlerin sorunlarının çözülmemesi ve üstelik onlara verilen maaşların bir hak ediş değil, bir lütuf olduğu zannının oluşturulması,

*Topyekûn tarımsal ve sınaî kalkınmanın bir türlü sağlanamaması,

2-ADALET İLE İLGİLİ SORUNLAR

*Aynı suça aynı cezanın verilmeyişi(çifte standart),

*İşe girmede veya ihalelerde emanet ve ehliyet yerine yakınlık ve yandaşlığın geçerli olması(torpil),

*Suçun bireyselliği ilkesinin ihlal edilmesi,

*Suç isnat edilenin suçsuzluğunu ispat etmesi gerekir anlayışı,

*Sorunlara sebep olarak milleti zarara uğratanların çoğu zaman bedel ödemeyişleri,

3-SOSYAL SORUNLAR

*Sorunları çözmesi gerekenlerin sorunlu oluşu,

*Eğitimcilerin misyonsuz ve vizyonsuz oluşu,

*Bakanların(bakamayacakları) ilgisiz ve bilgisiz oldukları alanlarda görevlendirilmesi,

*Kanun ve yönetmeliklerin değişmesi ile her şeyin değişeceği-çözüleceği zannı,

*Bir şekilde seçilmenin sanki bir mahkeme sonucu imiş gibi aklanma sebebi sayılması,

*Medyanın uyarıcı, hatırlatıcı ve olanı aynen aktarıcı olmak yerine tam tersi bir tavır takınması,

*Milletimizin medyada çıkan her haberi doğru olarak kabul etmesi,

*Hak istemenin ve aramanın bir itaatsizlik ve isyan olduğu algısının oluşturulması,

*Yargısız infaz ve linç anlayışının yaygınlığı,

*Böyle gelmiş böyle gider anlayışı,

*Daha iyisi yok veya kötünün iyisi zihniyeti,

*Kendinin ve yakınlarının işi görüldüğünde diğer durumları görmezden gelme,

*İdarecileri seçerken sorunları çözmekten çok –biz kazandık- demek veya ilgisiz diğer saiklerle seçilmesi,

*Kendinden olmayanlara karşı yapılan haksızlıkları (o başka anlayışıyla) hafife alma,

*Bölgecilik, sülalecilik ve adamcılık hastalığı v.b.

Bunlar benim ilk aklıma gelenler, siz de başka durumlar ekleyebilirsiniz. Ancak burada bilmemiz gereken en önemli mesele şudur: Bizim akli-duygusal yeteneklerimiz, değerlerimiz, inançlarımız kullanılarak bütün bunların yapılıyor olmasıdır. Her birimizi ülkemizdeki bir eğilimin içine sokuyorlar ve çeşitli oyunlarla onları kendi planlarına alet ederek toplumu ister istemez yönlendiriyorlar. Bir bakıma, -işte sahnede bir oyun, kimi kurttur, kimi koyun- teraneleri ile kendi cellâdımıza gülümserken, ipi boynumuza kendimiz geçirip kendi sandalyemizi de kendimiz deviriyoruz üstelik. Gülümseyin lütfen (son fotoğraf için).

DEMOKRASİ-4

Gelelim demokrasinin en alengirli meselelerine. Yasama, yargı ve yürütmenin -kuvvetler ayrılığı- meselesi birincisidir ki aslında kuvvetler paralelliği olmalı. Yani her kuvvet görevini yaparken diğer ikisine gerekli saygıyı göstermelidir aksi sadece kaos olur/ oluyor zaten. Ama asıl alengirli durum dördüncü kuvvet medyada. Çünkü bizde medya büyük patronların elinde ve onlar da iktidarların borazanı durumundalar. Tabii kendi paylarını da almak şartıyla, kısacası al gülüm ver gülüm. Bu arada demokrasi güüüüm!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Tarakçı - Mesaj Gönder --- Okunma

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.