KAVGA İÇİNDE DEĞİL HUZUR İÇİNDE YAŞAYALIM

Parti genel başkanlarının, siyasi nezaket içinde ifadeye çalıştığımız bazı hususlara dikkat etmediklerini görüyoruz. Zira Sayın Recep Tayyip Erdoğan, hemen hemen her konuşmasında, muhalefet liderine “Bay Kemal” diyerek söze başlamaktadır. Buna mukabil Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun da “sözüm ona cumhurbaşkanı” şeklinde hitap ettiğini görüyoruz. Bu konuşmalar liderlerin ağzına yakışmıyor ve ortamın gerilmesine neden oluyor.

Oysa siyasi parti genel başkanları, siyasi rekabetten önce, milletin huzurunu düşünerek konuşmalıdır. Zira milleti huzursuz olan bir toplumu idare etmek son derece zordur. Çünkü taban devamlı ajite edildiği için birlik bozulmaktadır, tarafgirane hareket edildiği için de selamet yolları tıkanmaktadır.

Bu sebeple iktidar ve muhalefet parti genel başkanları tabanda uyumu sağlamak için önce kendi konuşmalarına, tenkitlerine dikkat etmeli ki millet soluklanabilsin. Madem ki hizmet için varlar, o zaman kucaklayıcı olmaları gerekmez mi? Devamlı siyasi rant için konuşmalar yapılmasının, fayda yerine zararı vardır. Malumdur ki çok konuşan değil, az konuşarak gerçekleri ifade edenler tabanda iltifat görür.

Onun için önce Sayın Erdoğan mültefit bir üslupla konuşmalı, konuşmalarıyla örnek olmalı, yanlışları lisan-ı münasiple gündeme taşımalıdır. Nasihatleriyle milletin tümüne yol gösterici olmalıdır. Yanlış olanları dahi siyasi nezaket içinde deklare etmelidir.

Zira devlet babayı temsil eden cumhurbaşkanıdır. Bu anlayışın dışına çıkılırsa o zaman toplum çekişme alanı bulur, güven ortamı bozulur. Oysa muktedir olanlar güç ve kuvvetlerini milletin hayrına kullanmalı, yandaşlık, partidaşlık ve karındaşlıktan uzak durmalı, toplumun tümünü kucaklayıcı olmalı, siyasi kinle hareket etmemelidir. Her vatandaşa eşit mesafede durmalı, millete gönül kapısını açık tutmalıdır.

Ayrıca konuşmalarında yapıcı üslup kullanmalı, tahrik edici olmamalıdır. Herkes tarafından takdir edilmeli ve aferin denerek alkışlanmalıdır.

Diğer taraftan iktidar mensupları, muhalefetin haklı isteklerine açık olmalı, onları da dinleyerek karara gitmelidir. Elbette ki gayesi siyasi olan talepler de yumuşak bir üslupla reddedilmelidir.

Hemen belirtelim ki muhalefet genel başkanları da toplumu geren konuşmalardan uzak durmalıdır. Zira söylenen her sözün cevabı vardır. Muhalefet de milleti teskin edici konuşmalar yapmalı, kamplaşmalara sebebiyet verici konuşmalardan uzak durmalı ki tabanda makes bulsun.

Liderler konuşmalarında, tenkitlerinde hoş olmayan bir üslup kullanmamalı, kavgacı, ayrıştırıcı üsluptan uzak durmalı, siyasi hırs içinde konuşma yapmamalı, nezaketi de elden bırakmamalıdır.

Yani “Bay Kemal” yerine “Sayın Kemal Kılıçdaroğlu” denerek konuşmaya başlanmalı, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu da “sözüm ona cumhurbaşkanı” değil, “Sayın cumhurbaşkanımız” diyerek söze girmelidir. Yakışan da budur.

Ama maalesef gördüğümüz tablo son derece ürkütücüdür. Elbette ki iktidar ve muhalefet her konuda uyum içinde olamaz, farklı düşünecek, icraatlarında farklılıklar olacaktır. Ama bunu yaparken yumuşak bir üslup kullanmaları milleti sevindirecektir.

İfade etmeye çalıştığımız hususları dikkate alarak konuşacak olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na, Sayın Devlet Bahçeli’ye, Sayın Temel Karamollaoğlu’na, Sayın Meral Akşener’e, Sayın Mutafa Testici’ye teşekkürlerimiz olur.

Sonuç olarak milletimizin beklentisi uyum içinde bir Türkiye’de yaşamaktır. Çekişmelere meydan verecek konuşmalardan uzak durmaktır. Herkesi kardeş olarak görmek inancımızın gereğidir.

Kardeş olanlar da ihtilaf içinde olmaz, ittifak içinde olur. Malumdur ki kötü söz sahibini bağlar. Fani bir dünya için bunca kavgaya gerek yoktur. Yeter yaptığımız kavgalar, ellerimizi birbirimize uzatarak kucaklaşan bir ülkede beraberce huzur içinde yaşamaya çalışalım.

Rahman ve Rahim,

Kadir ve Muktedir,

Gaffar ve Settar olan Allah’a emanet olunuz.

Selam doğru yola uyanlara olsun. (Taha/47). Beylerbeyi – 25.01.2021

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Müftüoğlu - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.