Ya hayrı dillendirin ya da susun

Siyaset hak için, millet için, doğru olan bir ideal için yapılırsa kıymeti harbiyesi olur. Milletin faydasına olmadan, nefsin şımartılması için yapılırsa insanlık için felaket demektir. Çünkü nefsin şımartılması insanı yıkımlara, yanlış olanlara yönlendirir. Onun için gerçek siyasetçinin nefsi için değil, ideali için mücadele vermesi gerekir. Aksi halde siyasetçi dik duramaz, devamlı zikzak çizer, partilerin eşiklerine kapanır.

Böyle durumlar siyasetçinin onurunu zedeler ve tabanda da fırıldak olarak bilinmesini sağlar. İdeali düzgün ve kabul gören siyasetçilere her zaman itibar edilir. Onların ismi silinmesi mümkün olmayan levhalara yazılır, böylece de ebedileşir.

Gerçek siyasetçi yalakalıktan uzak durur, insanları karanlıklardan aydınlığa çevirmeye çalışır, yeri gelince de ideali için hapishaneyi göze alır. Onun için gerçek siyasetçi boyun eğen değil, boyun eğdirendir. Gerektiğinde de bir hakikati ortaya çıkarmak için kâinata meydan okur.

Ayrıca gerçek siyasetçi umumun menfaati için gayretkâr olan ve nefsini terbiye edendir. Kapı kapı dolaşıp makam sahibi olmaya çalışan siyasetçilerin değeri yoktur. Onlara asla güvenilmez, güvenilirse akıbet hüsran olur.

Ülkemizin siyaset tarihine bakılacak olunursa, bunların sayılarının ziyade olduğu görülür. Bunlar otellerde, motellerde pazarlananlardır. Bu gibi insanlar, her gün değişik partilerin kapısında görünür.

Samimi siyasetçinin hedefi zümrüt-ü anka olmalı, heyecanı da hilale ulaşmak için debreşmeli, soluk almadan Tanrı Dağlarını aşmalıdır, Kızıl Elma vazgeçilmez sevdası olmalıdır. Kısır çekişmelerden, menfaat uşaklığından uzak duramayan siyasetçilerden hayır gelmedi, gelmez de…

Ama günümüzde gördüğümüz siyasi manzaralar son derece utandırıcıdır. Milletin verdiği ‘oy’u dikkate almadan kıvırıp duran siyasetçilerden, millet elaman demektedir. Ama seslerini sağır sultanlara duyuramamaktan bizardır.

Onun için siyasetimiz kuraklaşmakta, semeresiz kalmaktadır. Hemen belirtelim ki önce bir partide palazlanan, sonra menfaati için parti değiştirenlere güvenilmez. Bu gibi siyasetçilerin freni tutmaz. Fikri ve zikri menfaat olanlara, girmiş olduğu yeni partide ahkam kesenlere siyasi terbiyesiz denir. Ülkemizde bunların çok olduğu bilinmektedir.

Bunlara siyasi dönek de denmektedir. Bir başka adları da yalakadır. Bunların millet nezdinde değeri yoktur. Çünkü bunlar Musa yerine Karun olmayı yeğlemişlerdir.

Bu nevi siyasetçilere yazıklar olsun, onlara kucak açanlara da yazıklar olsun. Bundan dolayıdır ki siyasette kavgasız günümüz geçmiyor. Millet olarak bizler, nezaketten uzak bu sataşmaları onaylamıyoruz.

Hemen belirtelim ki siyaset hakaret, sövme aracı değil, siyaset nezaket kurumudur. Ama genel başkanlar buna ne derecede uyuyor ca-i sualdir. Yeter artık bıktırdınız. Ya hayrı dillendirin veya susun.

Rahman ve Rahim,

Kadir ve Muktedir,

Gaffar ve Settar olan Allah’a emanet olunuz.

Selam doğru yola uyanlara olsun. (Taha/47). Beylerbeyi – 01.02.2021

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Müftüoğlu - Mesaj Gönder --- Okunma

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.