Kümesteki tavuğun başına gelenler

Saat 16;00 olmuş hala bu haftaki yazıyı yazmaya bir türlü fırsat bulamadım ve yazıyı gazeteye göndermekte geciktim.

Konu sıkıntısı çektiğimden değildi bu gecikmemin nedeni. Bilakis ilmizde ve ülkede öyle gelişmeler, haberler oluyor ki, neyi ve hangi konu hakkında yazacağıma karar vermekte bugün olduğu gibi bazı günler gecikiyorum.

Mesela bu satırları yazarken enerji bakanı %9’luk elektrik ve doğal gaz zamlarını basın karşısında savunurken “AB ülkelerinde en ucuz elektrik kullanan 4’üncü ülke olduğumuzu memnuniyetle ifade etmekten bir sakınca görmüyor ve sıkılmıyor.

Bakanın açıkladığı elektrik zammıyla ilgili haberi okuyan ve dinleyenlerde “AB ülkelerinin zavallı yurttaşlarının alım gücü bizden çok kötü” bir durumda sanacak.

Her neyse Enerji Bakanının açıklamalarından anlıyorum ki, bizim insanımızın durumu bilinen ve yaşananın aksine hiçte fena değilmiş.

Daha çok zammı hak diyoruz galiba!

Bu konuyla sizleri daha fazla meşgul etmeyelim.

Nasılsa bizim yerimiz düşünen de, karar veren de var. Allaha şükür.

Benim asıl bu hafta sizlerle paylaşmak istediğim konu bambaşka bir konuydu.

Tavuk, evet bildiğimiz tavuktan bahsedeceğim.

Daha doğrusu bizim kümesteki tavuğun başına genlerden bahsedeceğim.

Zira son yıllarda ülkede olup bitene bakınca bazı insanların ülkede ve dünya’daki yaşanan olaylar ve gelişmeler karşısında takındıkları tavırla, kümesteki tavuğun takındığı tavrın özünde pekte bir farkının olmadığı gözüküyor.

Farkındayım “tavukla insan davranışı nasıl bir benzerlikte” gösterilir diye şaşırabilirsiniz. Hatta bu aykırı gelebilecek örneklememden dolayı bu yazıyı okuyanların bir kısmı belki de beni oldukça sert eleştirebilir.

Her hangi bir konuda yapılan eleştiri, her şeye rağmen insani bir davranış olduğunu varsayarak, bizim tavuğun başına gelenleri dikkatinize sunayım.

Daima ikamet ettiğim Kocaali’den 2 gün ayrı kalmam gerekti.

İkinci gün sonunda yaşadığım ilçe olan Kocaali’ye, evimize geri döndüğümde karnım doyurmak için mutfağa yöneldim.

O ara Annem; “kümesten kardeşin tavuk kesti” sana da ayırdık dedi.

Ama biraz hüzünlü bir ses tonuyla konuştuğunu fark ettim.

Bilmediğim bir şey mi oldu diye açıkça annemin ses tonundan dolayı telaşlandım.

Sonradan öğreniyorum ki, kardeşim kümesteki yumurtlayan iki tavuktan biri olan tavuğumuzu kesmiş.

Bu durum karşısında ilk aklıma gelen “kümesteki tavuktan” ülkede yaşayan biz insanlar arasında ne fark var? Sorusuydu.

Bende oluşan bu sorunun cevabını herkes kendi dünyasında cevaplandırır mutlaka.

Ama son örneğini enerji bakanının açıklamasından anladığım gibi, yıllardır yetkililer “biz insanlara adeta kümesteki tavuk muamelesi” yapmasını başka nasıl adlandırmak gerekiyor?..

Herkese iyi bayramlar..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şerif Sarı - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.