Korku tünellerinden geçerken

Hala korkarım...

Nasıl bir korkutulmaksa!...

Ne işlemişlerse içimize korkuya dair, bir türlü söküp atamadık.

Ayrık otu misali sardı, farklı farklı korkular zamanla içimizi...

Korkunun otopsisi olurmu?

Olmalı! Çünkü en değerliyi yok ediyor, yaşamımızı.

Korku geldiği an hersey durur. Algın yoktur. Kalbin durur. Sen, sen değilsindir artık. En kötü duygu durumudur.

Hatırlarsınız sizlerde...

O korkular nasıl ekildi bizlere...

Üç aşağı, beş yukarı aynı korkutulduk hepimiz.

Bizim evde korkular masal gibiydi...

"Aman dışarıya bir şey atma "Tü destur" demeden.

Çarpılırsın!...

Gece sakız çiğneme, ölü eti çiğnersin.

Gece ıslık çalma, şeytanlar gelir.

Sonra, aman deden geliyorlar başladı.

Susun, gülmeyin

Uslu durunlar geldi peşinden...

Gittikçe dozu artan, çeşitliliği biz çocukları şaşırtan korkular. Ne hayal gücü varmış büyüklerimizde…

Hadi bunları anladık da, Allah'la korkutmalar neydi öyle?...

Gök gürlese Allah taş atıyor dediler.

Hala korkarım gök gürültüsünden. Kulaklarımı tıkarım, çocuklarım güler. Çünkü onlara bulutlar çarpışıyor diye öğretmiştim.

Allah'ı korkutarak sevdirmeye çalıştılar bize. Nasıl bir şey yapmaya çalıştılar hala aklım almaz.

Allah yakacaklarla büyüdük. Ne yapsak, bu sözleri söyleyen bulunurdu etrafta. Hep yanlış yapardık herhalde.

Soramadık bile, Allah niye yaksın bizi diye?

Yaaaa!... Sormak da günahmış, sorgulamak da....

Öyle derlerdi... Offff!...

İşte biz bu korkularla büyüdük.

Yapacağını yapan çocuklar olsakta, bir defa atıldı o tohumlar...

Büyüdü...

Her şeyden korkar olduk.

Fikrimizi söyleyemiyoruz bile...

Ne derler?...

Yanlış bir şey mi deriz?

Sesi bizden yüksek çıkandan da korkarız, rütbesi büyük olandan da.

Tırstık mı?... Edepten mi sustuk? İşte orası belli değil.

Korku verme, geçer akçeydi onu biliyorum. Kim- kimi korkutursa üstündü...

Zaten Dünya'yı yönetenlerde bilir bunu...

Ver korkuyu...

Hep bir savaş vardır bildim bileli.

Aba altından sopa gibi... Sıra sizde diyen birileri vardır hep.

Ve aç bir ülke...

Korkarız hep, biz de onlar gibi olacağız diye.

Bu korku kültürüyle beslenenleri hep merak etmişimdir.

Ne yaparlar, nasıl yaparlar hep korkuyu taze tutacak bir formül bulurlar?

Hep yargılayan bir Allah vermişlerdir bize... Kendilerini görmeyen. Sadece bizi gören.

Savaş, kıtlık, hastalık korkusu salmak artık çocuk oyuncağı olmuş onlar için...

Ve, biz korkuyoruz.

Öyle korkuyoruz ki nefes almaya korkar olduk.

Öyle korkuyoruz ki, yaşamadığımızı fark edemiyoruz.

Öyle korkuyoruz ki sevdiklerimize sarılamıyoruz bile.

Selam vermeye korkar olduk.

Birbirimize potansiyel virüs gözüyle bakmaya başladık.

Neee?...

Yalan mı?...

Evet böyleyiz kimse inkar etmesin.

Kor-ku-yo-ruz!...

Ve biz hep korkarak yaşadık.

Çocukluktan beri hep bir şeylerden korktuk ...

Korku tedbirdir dediler.

Elden bırakmadık. Ne tedbiri ne korkuyu.

Birileri de korkutmayı bırakmadı hiç.

Öcülerden... Allah'tan. Kurallardan. Açlıktan... Adaletten... Düzenden.

Allah ne verdiyse artık.

Allah yakarlarla zirve yaptı korkularımız.

Yaaa en gücüme gideni de Allah'ımızı sevdireceklerine korkutmaları oldu.

Nasıl bir mantıksa?

Hiç taş atar mı? Hiç çarpar mı? Hiç yakar mı?

Kişi kendi gibi bilir Yaradan'ı da.

Kimseye de kızamıyorum ki. Öyle öğrenen, öyle bilen, öyle öğretenlere.

Öyle masumlar ki ...

Sanki bitti mi bu öcülerle, Allah’la korkutulmamız.

Öğretmene bile eti senin kemiği bizim dediler. Korktuk öğretmenden.

Evlenen kızlara daha beterini...Her şeyden korktuk.

Hakkını verin, biz kadınların korkusu siz erkeklerden fazla...

Allah aşkına neydi bu korku kültürü?

Eğitim mi? Sevgi mi?

Yine de iyiyiz ya, buna da şükür.

Artık cesaret diyorum...

Heyyyy kendine gel...

Yeter... Cesaret...

Cesaret, korkusuzluk değildir, daha yüce bir şey için savaşmaktır.

Korku, alıştığımız hayat, bağnazlıklarımız zincirlerimiz olmuş.

Korkularımızla yüzleşme vakti.

Cesaretin olabilmesi için korku olması gerekir ve bir eylem ile aşılması.

Eee, bizde de her türünden var bu korkunun...

Ama şunu unutmayalım Cesaret, kabadayılık, deli cesareti, küstahlık ya da gözü peklikle karıştırılmamalı.

Korku, bir duygu durumudur aslında.

Sevgi gibi, huzur gibi, mutluluk gibi, öfke gibi...

Korku bizi özümüzden uzaklaştırır. Gerçekleri görmemizi engeller.

Makul ve mantıklı düşünemez oluruz.

Sevgi, huzur terk eder bizi.

Aslında şöyle tabir ederim bu durumu.

"Allah'la bağlantım kesildi" derim...

Doğrudur!...

Güzel olan ne varsa gider hayatımızdan. Korku hepsini yok eder.

Korku bir sürü güzelliği yok eder.

Kör oluruz sanki...

Açmayan çiçek gibi, güneşi olmayan gezegen gibiyizdir.

Artık tüm korkularla yüzleşme ve çöpe atma zamanı.

Gerçeklerle yaşama geçme zamanı...

Kolay gele...

Gençler;

Çocukları bilmedikleri hayali şeylerle korkutmayın.

Sevgi ile besleyin korku ile değil.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Seyhan Arslan - Mesaj Gönder --- Okunma

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

07

Dr. T. Sibel Yılmaz - Gene döktürmus, sorunun özüne sohbet üslubuyla eğilmissiniz sevgili yazar. Satır aralarında da belirttiğiniz gibi , niyet bozuk olunca iletişim korku devreye sokularak kesiliyor. Annelerimizin çok işi ve çocuğu vardı, her çocuğun gelişim hızına göre yönlendirecek bilgisi ve zamanı yoktu, toptan eğittiler ama sevgilerini hissettiğimiz icin gene iyiyiz. Dünyayı yönetenlerin durumu o kadar masum değil tabii, sevgi yok, kötülük var ve sustukça sıramizi savamiyoruz, savamayacagiz maalesef. Korkularımizi aşmaktan başka çaremiz yok.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Mart 08:18
06

Ümit Sözbilici - Korku imparatorluğu bitsin gerçekten. Sevgiyi öğrenelim . Kaleminize sağlık. Büyük farkındalık

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Mart 08:18
04

Mustafa BERBER - Canım kardeşim çocukluğumuzu çok güzel anlatın yüreğinize sağlık gençler bizler böyle büyüdük.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Mart 08:18
03

Sabiha - Korkularla buyuduk evet cocukluk korkulari karakterlere yerlesiyor buyukler icin bir cesit terbiye sekli olarak,ta algilanyordu yine anne,baba lar egitiminden geciyor korkusuz gunler gorelim kalemine saglik

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Mart 08:18
02

azizkahraman - sayinannebabalarveagabeylercocuklarinizikorkutmayinonlaraiyidavranin

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Mart 08:18
01

Engin Uzun - kadınlarımız ne kadar eğitimli olursa korku diye bir şey kalmaz çünkü gelecek nesilleri analarımız bacılarımız kısaca kadınlarımız yetiştiriyor. Kadınlar evlatlarını sevgi ve şev kat aşılar. çocuklar korku ile değil sevgi ile büyür.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Mart 08:18