Arzuyu da vurdular, Elçi'yi de

Bugünkü köşe yazımı, perşemleri adet haline getirdiğimiz kahvaltıda arkadaşımın sorduğu bir soruya ayıracaktım..

IŞİD'in Paris'te neden "eğlence" mekanlarını hedef aldığını soracaktım.

El Kaide’nin Dünya Ticaret Merkezi’ne yaptığı saldırılarda olduğu gibi ekonomik adaletsizliğe gönderme yapan, kapitalist sermayeye mesaj veren, sınıfsal çatışma içerikli bir eylem yerine,

neden insanların "haz" aldıkları mekanları hedef seçitiklerini soracaktım.

Batının yürüttüğü sömürgeci politikalar yüzünden İslam ülkelerinde ölen insanların intikamı için,

savaşı simgeleyen yerleri, kurumları, kişileri hedef almak yerine, neden konserde, statta eğlenen insanları, restauranta yemek yiyen gündelik rutinindeki insanları hedef aldıklarını soracaktım.

Ve diyecektim ki;

Paris’te yapılan eylemlerle eğlence merkezlerinin hedef alınması, modern yaşam tarzına bir tehdit olduğu olduğu kadar,

insanın kendine dönük yıkıcı bir eylemidir aynı zamanda.

Haz'dan nefret eden ve aynı zamanda ondan deli gibi korkan insanların,

haz'zı yok etmek için,

arzuyu, insan arzusunu vurduklarını söyleyecektim.

***

Yazacaktım,

ancak Tahir Elçi'nin vurulduğunu duyunca, anlamı kalmadı.

Beyaz Toros tehditinin üstünden bir ay geçmeden,

o dönemleri,

o olayları andıran bir hunharlıkla öldürüldü, Tahir Elçi.

Ölümünün ardından sağken hakkında bir sürü küfür kıyamet savuranların şimdilerdeki kıvırmalarını dinliyorum.. Diyecek bir şey yok.. Bu memlekette kıvırmak, gündelik hayat içindeki olağan bir davranış biçimi haline geldi artık.

Elçi vuruldu.

Demirtaş'a denediler, başarılı olamadılar.. Demirtaş ölmediği için, gündem bile olmadı uğradığı suikast.

***

Her iki tarafta da barışı savunanlar,

savaşı savunanların namlusunda hedef artık..

Demiştim, demiştik,

"Artık bu memlekette huzur olmaz!"

Rus uçağının düşürülmesi ve yarattığı siyasi, ekonomik sonuçlarını yazamadan, Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutuklanması gündeme düştü...

Bu konular gündemden düşmeden, Tahir Elçi cinayeti..

2 Kasım gecesi başlayan Başkanlık tartışmaları,

Kabine'de Davutoğlu'nun tamamen silinmesi, Ali Babacan'ın kabine dışı bırakılması, cemaate operasyon adı altında yürütülen gözaltılar, tutuklamalar...

Son bir ay içinde art arda gelen gündemlere bakın!

***

7 Haziran seçimlerinde cezalandırılıp istikrar için ödüllendirilen AKP'nin,

ülkeye nasıl bir istikrar getireceğini son bir ay içinde yaşadıklarımız gösterdi.

İstikrarın sadece siyasal güçle mümkün olmadığını,

Tarihin, Sosyolojinin, insan psikolojisinin bize kanırta kanırta öğreteceği bir sürece hepimiz hazır olmalıyız.

Pariste "arzu"yu vuranlarla Diyabakır'da "Elçi"yi vuranların,

daha kimleri,

nerede,

nasıl öldüreceklerini,

başımıza neler getireceklerini endişeyle bekleyecek, yaşayacağız...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Topkara - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.