Dünyada daha güzel şarkılar var

MERHABA.

DÜNYADA DAHA GÜZEL ŞARKILAR VAR

Merakla başlar herşey. Öğrenmek, bilme isteğiyle okuruz. Okudukça ne kadar bilgisiz olduğumuzu görürüz. Nehirden, denize ve okyanusa düşeriz. Bilgi, başka bir bilgiye götürür bizi.

Hep düşünmüşümdür , merak bizi bilgiye götüren bir araç mı yoksa süreç midir?

Torunlarımda gözlemlediğim kadarıyla, şöyle söyleyebilirim; aslında bir araç. Fakat bunun süreci de var. İlgi alanları yaşlarına göre değişiyor.

Etrafınızdaki çocuklara bir bakın. Herşeye nasıl ilgiyle bakıyorlar. Yeni bilgiler karşısında nasıl da hayrete düşüyorlar. Ve, büyüdükçe level atlıyorlar merakta.

Çocukluğumun şarkısı "küçük kız"ı söylerdim onlara. Bir gün bana, şöyle söylediler, yine aynı şarkıyı söylemek istediğimde; "Sen en güzel şarkı bu mu cannediyorçun? Dünya'da başka şarkı yok mu cannediyorçun? " Azarlandım!

Başka şarkıları keşfetmişler. Başka bilgileri de. Dinozorlardan tutun da, Göbeklitepe'ye kadar. Bu bilgilerini benimle paylaştıklarında hayrete düşüyorum.

Ve, yine azarlanıyorum. "Herçeyi biz öğyetiyoyuz sana, hiç biyçey biymiyorçun babaanne ".

Çocuklar gibi olmalı galiba. Kendi merakımızla öğrendiklerimiz, öğretilmiş- dayatilmis bilgilerden daha önemli gelmeli .

İnanın , daha güzel şarkılar var. Dünyadaki tek şarkı, Ayça'nın "Küçük kız" şarkısı değil.

Belki ezberlerimiz bozulacak. Ama inanın değer. Bilgiye giden yolda olgunlaşırız .Amacımız, tekamül (gelişim, evrim, olgunlaşma) değil mi?

Merak ,insanı insan yapar.

"Söyledim ve ruhumu kurtardım."

Yorum;

Bende okudum. Ve; samimi ve doğru bir yorumla ruhumu kurtarırım inşallah.

Bilmediğim bir dönemi okudum. 1950-55’ler. Demokrat Parti, Menderes dönemi.

Zorluklarla kurulan CHP’nin muhalifi. Hiç acımadan Köy Enstitüleri’nin kapandığı dönem.

Ve Yassıada olayları.

Bu döneme ait bildiğim bu kadarla sınırlıydı.

6-7 Eylül olaylarını okuyunca utandım. Hükümetin el altından, milliyetçilik ruhunu canlandırırken canavarlar yaratması, kendi halkını vandallığa yöneltmesi, akıl alır gibi değil.

Bu kitabı okumam çok uzun sürdü. Yazarın araştırarak verdiği, alt metin bilgileri muhteşemdi. Kendimce bende merak edip kitapta geçen dönemin şahsiyetlerini araştırdım.

Hayran kaldığım, dönemin İstanbul Valisi Fahrettin Kerim Gökay beyi rahmetle anıyorum.

Vatanseverlikle, milliyetçiliği karıştırdığımız durumlarda, hep bu vandal hallerimiz ortaya çıkıyor. Din adına, mezhep adına, insanlıktan çok çıkmışlığımız var. Yüz karalarımız. Utançlarımz.

1978 Maraş.

1980 Çorum.

1993 Sivas Madımak

5-6 Eylül 1955 belki de öncüsüydü bu olayların.

Büyükada'da yasayan, iki güzel ailenin hikayesi bu kitap. Türk ve Rum iki aile. Adetleri, gelenekleri iç içe, yan yana yaşayan bu aile nezdinde anlatılmış tüm o yıllar.

Her daim ve her dönem basının yancılığı... Gençlerin sorgulamadan biat etmeleri. Vatansever insanların, birilerinin kokuşmuş fikirlerinin öncüsü olması... Farklı olana-farklı düşünene-farklı inanana saygısızlık ... Ve kötülüğün bu kadarını akıl bile edemeyen bir kesim...

6-7 Eylül olaylarıyla ilgili internet araştırması yaptığımda, gördüğüm o günlere ait resimlerde, olayın vehametini daha iyi anladım. Nasıl, merak edipte bu güne kadar bakmamışım? Bu kadar mı ilgisizdim yakın tarihimize. Yoksa, korktum mu ezberlerimi bozmaktan?

Planlı programlı, iğne oyası gibi işlenen, gerçek vatanseverlerin bile alet olduğu bu olay bilinmeli. Kendi kendimizi kırmada, birilerinin ekmeğine hep yağ sürdüğümüz de bilinmeli. Öğrenmeliyiz artık bir olmayı, birlik olmayı.

Günümüz sanki. Tarih tekerrürden ibarettir. Her daim vandallar hazır. Arkalarında dayılarınla.

Yakın geçmişimizi sizin kitaplarınızdan öğrendim sayın Balcıgil. Siz hep yazın. Bizler de aydınlanalım.

Teşekkürler Osman Balcıgil.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Seyhan Arslan - Mesaj Gönder --- Okunma

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

08

Hüzeyme Avcı - Yüreğine kalemine sağlık Seyhan ablacım. O kadar güzel yorumlamissınki okurken gulumsettin.Kitap yorumunu okurken bir an önce bu kitabı en kısa zamanda okumalıyım hissine kapildim.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Eylül 08:37
07

Semra Arslan - Seyhan her yazini sabırsızlıkla bekliyorum. Emegine sağlik.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Eylül 08:37
05

Nazlı Can. - Muhteşem yorum ve muhteşem tespitler.Yureginize sağlık.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Eylül 08:37
03

FİKRET RAMAZANOĞLU - ÖNCELİKLE TEBRİK EDERİM. BİLGİ BOLLUĞUNUN OLDUĞU MEDYA ORTAMINDA DOĞRU BİLGİLERİ ULAŞTIRABİLMEK DOĞRU YORUMLAMAK ADINA KALEMİNİZİN GÜÇLÜ OLMASI DİLEĞİYLE BAŞARILAR DİLERİM. ALLAH KOLAYLIKLAR VERSİN

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Eylül 08:37
02

Turan - O dönemin insanlarıyla tanıştım Montreal'de. Onların bakış açısından dinledim olayları.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Eylül 08:37
01

Seçil Tok - Okumak,okumak. Bilgi sahibi olmak ,okuduğunu anlamak, anlamadan yorum yapmamak. Geçmişini okuyarak öğrenmek, yapılan yanlışlardan ders çıkarmak, iyi işleri örnek almak üzerine koyarak geliştirmek gerek. Lise yıllarımdan tanıdığım değerli arkadaşım çevrene ışık tuttuğuna sevindim.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Eylül 08:37