Tanrı Türk’ü Korusun!

İran, Irak, Suriye toprakları petrol ve doğalgaz gibi enerji kaynakları ile dolu. Ama kullanamıyorlar. Kendilerine ait doğal kaynakları başkaları yiyip bitiriyor. Onlara ise Batı için ölmek ve yine Batı için birbirlerini öldürmek düşüyor.

Afganistan’dan Venezuela’ya kadar bu böyle. Batı kendisine lazım olanı, sormadan ve utanmadan alabiliyor.

Aslında geçmiş yüzyıllar boyunca silahla denemiş (Haçlı Seferleri) ama başaramamışlardı. Son yüzyılda başka bir metot geliştirdiler. Refah, hukuk ve yönetim gibi temel kavramları kendilerine göre (bilimsel olarak) tanımladılar. Ülkeleri bu tanımlamalara göre sınıflandırarak birbirlerine düşürdüler.

Demek ki mesele elde olan değil. Kafada olan…

Derler ki; “İnsanı Allah’a (cc) yaklaştıran aklıdır.” İnsanı diğer canlılardan ayıran tek yetisi olduğuna göre, bence mantıklı bir önerme… Tersten düşünürsek; “delilere sorgu sual yok!”

Ben aklın kutsal olduğuna inananlardanım. Bir insan ile bir aslanı da bir insanla bir eşeği de birbirinden ayıran sadece ve sadece akıldır.

Meseleyi bireyselden toplumsala doğru evirin; dünya hayatında yüzyıllar boyunca hayatta kalabilmek nasıl mümkündür? Nice medeniyetler gelmiş, geçmiş. Türk hala burada… Devletleri bazen küçülmüş, bazen cihana yayılmış olsa da hala hayatta!

Bunun hikmeti nedir?

Yüce Yaratan insana görmek, duymak gibi kendi özelliklerinden verirken, düşünmeyi de vermiş ve sınanmasını bu şekilde yapacağını söylemiş. Kimini güzel, kimini büyük, kimini akıllı, kimini cesur yaratmış ama özelliklerini (subuti sıfatlarını) farklı oranlarda dağıtmış.

Türk’ün payına düşen önce akıl olmuş.

Tarihe baktığımızda Türklerin kendi döneminin en yüksek teknolojisini ürettiğini, savaş oyunlarındaki müthiş kurgularını, düşman karşısında devasa stratejik hamlelerini, en zor şartlarda morallerin ve imkanların en düşük olduğu dönemlerde bile bir yolunu bulup, tersi düze çevirdiğini bilirim.

Bugün işler daha kolay değil çünkü batının kendine göre tanımladığı, bilimsel olarak sıfatlandırdığı ve evrensel addettiği kavramlar, değerler ve ölçüler ile hareket ederken dikkatli olmakta fayda vardır.

Global, küresel, evrensel sıfatları ile başlayan kelime grupları içerdikleri anlamdan daha fazlasını anlatıyor.

Boşu boşuna anti-kapitalist ve anti-emperyalist düşünceler içinde değilim! Bu arsız ideolojilerin insanlığı çığırından çıkarmasına itiraz ediyorum. Tek tip insan (tüketici) gayretlerinin doğanın dengesini bozacağına inanıyorum.

Bozuyor da zaten! Kendimize gelirsek:

Türklerde Tanrı’nın lütfu olan aklın en iyisi var ama kullanamıyoruz çünkü düşünce dünyamız su gibi akamıyor, Batının kendi dininden/kültüründen üretip, önümüze set gibi koyduğu engelleri aşamıyor.

İçimizde hep “ya aç kalırsak” korkusu, “acaba itikadımız ne olacak” çekingenliği”, “biat et, kafayı salla, ahireti kap” kolaycılığı…

Olmuyor, bu şekilde yürümüyor… Toplu düşünelim!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Serdar Çakan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.