CİNSELLİK, KORKU VE OKUL

Antalya'da bir ilçede İlçe Milli Eğitim Müdürü'nün, kız ve erkek öğrenciler arasındaki mesafenin 'ne kadar' olacağıyla ilgili talimatı, gazetelere haber oldu.

Benzer bir uygulama daha önce Mersin'de bir ilçede de gündeme gelmişti ve kız ve erkek öğrencilerin birbirlerine yaklaşmamaları, aynı sırada oturmamaları talep edilmişti.

Vakit gazetesinde geçen gün yapılan bir haberde yine benzeri bir içerik söz konusuydu:

Kadın milletvekillerinin pantolonla meclise gelmemesi isteniyordu, pantolonun cinsel açıdan uyarıcı nitelikte olduğu belirtiliyordu

Yukarıdaki haberlerin benzerlerine giderek daha fazla şahit oluyoruz...

Cinsellik ve cinsel kimlik üzerinde gezinen bir baskı ortamı, kendini giderek daha fazla hissettiriyor.

Cinsellik ve Cinsel kimlik üzerinde meydana gelen bu talepler boşuna değil ve muhtemelen zaman içerisinde daha da artacak...

***

Enerji bakanının 'memurların çalışma saatiyle ilgili değişikliğe gidecekleri' yönündeki haberini okudum.

Memurlar sabah saat 6-7 gibi başlayacaklar çalışmaya, cumartesi günü de devam edecekler, ve günün erken saatlerinde çalışma bitecek.

Benim zihnimde bir sürü kuşku oluştu bu haberden sonra.

Yeşil sermaye mantığı mı, diye düşündüm.

Emeği sömürmek mi amaç, emekçiyi daha çok çalıştırmanın bir yolu mu bu?

Yoksa dindarların hayatını kolaylaştırmanın bir formülü mü?

Uygulama fena görünmüyor aslında...

Gün ışığından daha fazla yararlanmak, hayatı daha çok yaşadığınızı hissetmek anlamında önemli uygulama

Ama benim aklıma ilk gelen, sabah namazı oldu nedense!

Sabah namazını kılanların önemli sorunlarından biridir, uykunun, günün bölünmesi

Sabah namazının kılındığı saatle günün başladığı saat arasında yaklaşık üç saatlik bir zaman dilimi var

Tekrar yatsanız uyuyamazsınız, uyumasanız onca süre ne yapacaksınız, çünkü gün başlamamış oluyor o saatte

Gündelik yaşamın akışıyla sabah namazı arasında bir kopukluk var.

Çalışma saatlerinin 6'ya alınması sabah namazı kılan dindarların hayatına büyük bir refah getirecek, sabah namazını yukarıdaki sebeplerden dolayı kılamayan dindarlar için de teşvik edici olacak.

Şimdi benim zihnimde dolanan soru şu:

Bakan bu uygulamayı, gerçekten gün ışığından faydalanmak, enerji sarfiyatını azaltmak için mi getirmek istiyor, yoksa dindarların hayatını kolaylaştırmak için mi bu uygulama?

***

Okullardaki cinsellik ve cinsel kimlikle ilgili taleplerin 'hangi sebepten' dolayı geldiği önemli

Bu bizim toplum olarak yaşantımızın nereye doğu gittiğini göstermesi açısından önemli çünkü.

Dinsel özgürlükle dinsel dayatma arasında 'ince' bir çizgi var.

Bu soruların cevapları bize, hangi yöne doğru gittiğimizi gösterir.

Kişiler kız ve erkek çocuklarını ayrı okullarda okutmak isteyebilirler.

Bana sorarsanız buna hakkı yoktur anne babanın.

Şu soruları tartışmak gerek:

Çocuk üzerinde ailenin ne tür bir hakkı vardır?

Ailelerin, kendi inançlarını, ahlak anlayışlarını, yaşam tarzlarını çocuklarına dayatma hakları var mıdır?

Bana göre ailenin böyle bir hakkı yok.

Her birey kendi özgür yaşantısında kendi seçimlerini yaşamalıdır ve aile bu konuda sadece teklifte bulunabilir.

Anne-baba olmak hiç kimseye böyle bir 'hak' tanımaz.

Bunu böyle görmeme rağmen, ailelerin çocuklarını kızların ve erkeklerin ayrı olduğu okullarda okutmaya çalışmasını anlayabilirim, bir noktaya kadar da kabul edebilirim.

Ancak aynı okuldaki bu uygulamalar, garip duruyor!

Milli Eğitim Müdürlerinin bunları yönetmeliklerle yapmaya çalışması, daha da dikkat çekici!

***

Cinsellikle ve cinsel kimlikle ilgili korkular yatıyor ve muhafazakarlığın temel göstergelerinden biridir.

Dinle ilgili görmüyorum ben bu yönelimleri, arzuları.

Muhafazakar camia cinsellikten neden bu kadar ürküyor?

Çocuklarının cinsellikle ilgili sorularından neden utanıyor?

Kadın ve erkek olarak yan yana geldiklerinde neden tedirgin oluyorlar?

Neden ayrı mekanlarda olma ihtiyacı hissediyorlar?

Haremlik selamlık gerçekten dini bir talep olduğu için mi uygulanıyor, yoksa karşı cinsten bir korku mu söz konusu?

Bir kadınla bir erkek, bir minibüste, bir otobüste yan yana oturursa ne olur?

Bir erkek ve bir kız çocuk, yan yana bir sırada oturursa ne olur?

Aile sohbetlerinde kadınlar ve erkekler aynı odada sohbet ederlerse ne olur?

Bu ayrışma ihtiyacı nereden geliyor?

Gerçekten dindarlık mı bu taleplerin nedeni, yoksa korku mu?

'Cinsellik' ve 'suçluluk hissi', 'kötü bir şey yapıyormuş' hissi yan yana geldiğinde, nedense aklıma 'iktidardan korku' geliyor

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Topkara - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.