Hep birlikte Atatürk Stadı arazisini kurtaralım

Atatürk Stadı arazisi, yeni yapılan stada karşılık TOKİ’ye devredildi.

Biliyorsunuz TOKİ buraya AVM-rezidans tarzı bir inşaat yapmak istiyor.

Daha önce Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hazırladığı imar planı, İnşaat Mühendisleri Odası’nın itirazıyla mahkemece iptal edildi.

Mahkemenin iptal kararı sonrası Büyükşehir Belediyesi kat yüksekliği 4’le sınırlayarak bir imar planı hazırladı.

İMO bu plana da itiraz etti.

Büyükşehir Belediye Meclisi henüz bu itirazı görüşmedi.

Muhtemelen Mart meclisinde görüşülecek.

Başka şehirlerde örnekleri var.

Yıkılan statların yerlerine parklar yapılıyor.

Eskişehir, Bursa örnekleri önümüzde.

Gazitaptep’te de Kamil Ocak Stadı’nın yerine park yapılması için büyük bir kamuoyu baskısı var.

Sakarya’da da Atatürk Stadı’nın yerinin şehre kazandırılması şart.

Ancak İnşaat Mühendisleri odası’ndan başka buna gayret gösteren yok.

Şimdi önümüzde bir referandum var.

Evet oyuyla Sakarya halkının önüne çıkacak olan iktidar partisi temsilcilerini Atatürk Stadı’nın bu şehre kazandırılması için zorlayabiliriz.

Daha önce de önerdim.

Bir kez daha öneriyorum,

Arazinin bir bölümüne bir sembol cami yapalım.

Geri kalanını park olarak kullanalım…

Siyasetçiler neden cami önerime sıcak bakmıyorlar, anlamıyorum.

Bu şehrin gerçekten büyük bir camiye ihtiyacı var ve o cami için en uygun yer o arazi…

Atatürk Stadı arazisine cami-park yapmayıp AVM-konut projesi tercih etmek nasıl bir mantıktır?

TOKİ sözüm ona yeni stat için harcanan parayı o araziden elde edilecek rantla çıkarmak istiyormuş…

Bu devlet bu şehre 100-125 milyon lira karşılıksız harcamış çok mu?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, 16 Martta şehrimize yapacağı ziyaret öncesinde şehrin Atatürk Stadı’nın yerine cami ve park yapımı talebi olduğu anlatırsa “hayır” diyeceğini sanmıyorum.

Eminim bu öneri Erdoğan’ın da çok hoşuna gidecektir…

Yeter ki anlatılsın/anlatılabilsin…

….

Yanmak nasıl bir şey?

Dört tane kelebek bir gün bir ateş görmüşler. Bunun nasıl bir şey olduğunu öğrenmek istemişler. Birinci kelebek ateşe biraz yaklaşmış ve üzerinin aydınlandığını görmüş. Arkadaşlarının yanına gelmiş ve:
–Bu ateş aydınlatıcı bir şey!, demiş..
İkinci kelebek bununla yetinmeyerek daha fazla şey öğrenmek istemiş. Biraz daha yaklaşmış ve ısındığını hissetmiş; Demiş ki:
–Aynı zamanda bu ateş ısıtıcı bir şey!
Üçüncü kelebek bununla da yetinmemiş, Biraz daha biraz daha yaklaşmış. Bir anda ateşin kanatlarını yaladığını hissetmiş ve yanmış kanatlarıyla geri dönmüş; Şöyle demiş:

–Ve bu ateş yakıcı bir şey!
Sonuncu kelebek daha da çok şey öğrenmek istiyormuş. Biraz yaklaşmış, aydınlandığını görmüş. Biraz yaklaşmış, ısındığını hissetmiş. Biraz daha yaklaşmış, ateş kanatlarını kavurmuş.
ve biraz daha yaklaştıktan sonra tamamen yanan kelebek “poff !” diye ortadan kayboluvermiş…
Ateşin gerçekten ne olduğunu belki bir tek o öğrenmiş ama geri dönüp söyleyememiş;

Çünkü o kaybolmuş ateş içinde ve bir şeyi, ancak içinde kaybolan bilebilirmiş!…

Alıntıdır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sezai Matur - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.