Tohumlar özgürdür

Cesaret, değiştirebileceğimiz şeyleri başarma gücüdür.

Hep duyarım, çocukluğumun tadı yok, kokusu yok diye. Domatesten bahsederler, elmadan, ekmekten...

Neden acaba? O eski sebze ve meyvelerin neyi eksildi?

Gübreden mi?

Yoksa tohumdan mı?

Babaannelerimizin, son mahsulden aldığı o tohumlara ne oldu ki?

Hibrit tohumlar geldi, yerel ve yerli tohumlar yerine.

Biraz araştırayım dedim. Dünya nüfusunun fazlalığı, bu hibrit tohumlara ihtiyaç duydurmuş. Çünkü çok veriyorlar. Niyet iyi yani. Bol ürün, bol yiyecek.

Ata tohumlara rağbetin azalması, kullanılmaması, bir tercih mi? Yoksa zorunluluk mu?

Vatanımız, tarım ülkesi. Bulundukları iklime, toprağa, coğrafyaya, binlerce yılda uyum sağlamış, hastalıklar, böcekler, susuzluk, iklim değişiklikleri gibi farklı stres ortamlarına dayanıklı, güçlü ve besleyici tohumlarımız korunmalı. Ve tüm çabalar bu tohumların çoğaltılması için harcanmalı.

Bu konuda tedbirlerin alındığını öğrendim ve çalışmalar yapıldığını. Müjdeli bir haber bu.

Biyolojik çeşitliliğimizi kaybediyoruz.

Hepimiz sorumluyuz bu "ATA" tohumlarımızdan.

Bir saksıda yada minik bir bahçede bile üretebiliriz.

Her kişi, her bölge kendi yerel tohumundan sorumlu olmalı artık.

Amaç sahip çıkmak, Ataların emanetlerine.

Artık anahtar deliğinden değil de, kapıyı ardına kadar açarak bakma zamanı geldi.

TOPRAK ANA

(Cengiz Aytmatov)

Savaşın soğuk yüzü, tokat gibi çarptı yüzüme. Tolganay'ın acısını, tedirginliğini, yüreğimde hissettim. Empati yapmak zor olsa da, denedim.

Sizde empati yapın ;

Bir evden, 4 erkeğin askere alındığını düşünün.

Genç gelinle kaldığınızı ve askerin buğdayını sizin yetiştirdiğinizi.

Ve; tüm erkekler askere alınınca, bunları kadınların yaptığını.

Evet, hikaye Rusya’da geçiyor. İkinci Dünya Savaşı dönemi. Kırgız halkının bu dönemdeki acıları işlenmiş. Yazar kendi halkını yazmış.

Hep düşünürüm; bir savaş olsa açız. Tohum yok. Tarım yok.

Tolganay gibi tarımdan, çiftlikten anlıyan, yüreği, kolu kuvvetli olabilirmiyiz?

Tek, tek yiyecek stoğundan buğday toplayıp, ekebilirmiyiz?

TOPRAK ANA'mızda bize yardım eder mi? Yoksa yıllardır verdiğimiz gübreler için bize küskün müdür?

Tolganay gibi, konuşabilmek isterdim Toprak anayla.

Sorardım ona; Kurtuluş Savaşı’nda tohum saklamıştın koynunda. Onları buldular NENE hatunlarımız. Yeniden ektiler. Can verdin.

Bize de bizim neslimize de sakla o ATA tohumlarından koynunda.

Ahh Tolganay!

Ne kuvvetli, ne yürekli, ne cefakâr bir kadınmışsın. O kadar acı...

Ana yurdun için, feda ettiğin kanın, canın gittiği halde nasıl ayaktasın?

Ne demiştin. "Zaferde olmasa, kayıplarda".

Evet. Keşke savaş olmasa. Gençler de ölmese.

Analar üzülmese. TOPRAK ANA ağlamasa.

Okuyunuz derim.

Dünü anlatarak, bu günlere yazan bir yazar. Tarihin, tekerrürden ibaret olduğunu hatırlatan.

Dünden bugüne ışık tutan.

Nur içinde yat AYTMATOV.

Okuyunuz derim. Okutunuz da.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Seyhan Arslan - Mesaj Gönder --- Okunma

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

05

engin uzun - çiftçilerimiz ekip biçtikleri ürünlerden geçimlerini sağlayamıyorsa ne ata tohumumuz kalır ne çiftçimiz kalır. Bu ülkede tarım bakanlığı diye bir birim var bu birimde çalışan onlarca çalışan var sormak gerekmez mi çiftçilerimiz için ne yaptılar.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Kasım 08:09
03

Tülay Ekşioğlu - Ne güzel yazmışsın arkadaşım eline yüreğine sağlık .Geçmişimize sahip çıkmazsak geleceğimizi inşa edemeyiz .Gerçekten o eskii sebze meyvelerin kokusu her yeri sarardı tadı lezzeti bir başkaydı annem bu senenin tohumlarını seneye saklardı hepsini ayrı kavanozlara koyardı şimdi herşey avrupayi oldu.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Kasım 08:09
02

Nermin - Çok önemli Bir konuya deyinmissin arkadaşım Toprak Ana çok üzgün onu nenelerimizin tohumlarıyla

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Kasım 08:09
01

Kadriye Azderoğlu - Harika bir yazı olmuş Seyhan,çok önemli konuya değinmişsin umarım o kıymetli tohumlarımız için kollar sıvanır.Çoçukluğumdaki kendi bostanımızda yetişen mis gibi kokan sebzeler yok artık.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Kasım 08:09