Mimar yerine kalfa!

“Bakanlık soruşturma izninde iddia edildiği gibi söz konusu belediye meclisi kararında bir hukuka aykırılık var ise vesayet mercii olarak mahallin en yüksek mülki amirinin de bu aykırılığa dahli bulunmak gerekir. Dolayısıyla, ilgili mülki amir hakkında da bir soruşturma açılması gerektiğinin kabulü yanlış olmayacaktır.”

Tercümesi şu…

“Belediye meclisi olarak hukuka aykırı bir karar almış olabiliriz. Bu karar Kaymakamın önüne gitti. O bunu fark edip geriye çevirmediğine göre sorumluluk Kaymakama aittir. Ona da soruşturma açılmalıdır.”

Savunma tam bir zırvalık örneği!

Belediye meclislerince alınan kararların mülki amirlerin onayından geçtikten sonra yürürlüğe girmesi koşulu yılar önce kaldırılmış. Yeni düzenlemede “karar sunulur” diyor, o kadar!

Gerilere, 1984’lere gidelim…

İller Bankası’nın tekelinde olan ‘İmar Planları Yapma Yetkisi’ Özal döneminde bir yasa değişikliği ile il ve ilçe belediyelerine devredildi.

Özellikle ilçelerde bilimsel temellere dayalı modern kentleşmenin ruhuna Fatiha okunduğunun miladı sayılır o karar…

Ankara’da özel bürolarda hazırlatılan plan taslakları, dikdörtgenin çevre ve alan hesabını karıştıran meclis üyelerinin elinde oyuncağa dönüştü.

Bugün Karasu Belediyesi’nde İmar Komisyonu Başkanı inşaat kalfasıdır. Bir dönem önceki ise (Aynı komisyonda mimar bulunmasına rağmen) veteriner hekimdi!

1984’ten 2016’ya… 32 yıldır kent planlamasına yön veren anlayış bu!

Türkiye’nin hangi ilçesine giderseniz gidin (İstisnalar hariç) aynıdır.

Mimar Doğan Kuban “Şehir inşa etmek bir mekân örgütlenmesidir” diyor.

Bu örgütleme, orada yaşayan herkesin ihtiyaçlarını karşılayacak ayrıntıları içerirse ideal bir kentten söz edilebilir.

“Şehirde oturuyorum, bir evim var; öyleyse ben şehirliyim” diyemezsiniz.

Çünkü evinizin dışında cadde, sokak, cami, okul, sağlık evi, park, otopark, kahvehane, pazaryeri, plaj, saat kulesi, stat, sokak lambası, trafik sinyalizasyonu, alışveriş merkezi, sinema, karakol, resmi kurum binaları, banka ve buna eklenebilecek daha bir yığın kavram var…

Bütün bunların ihtiyaçlara uygun sayıda, estetik bir biçimde, sayısal verileri ve gelecekle ilgili gelişme öngörülerini hesaba katarak planlanması gerekiyor.

Üniversiteler, bunu yapacak bilgi ve beceriye sahip plancılar, mimarlar, peyzajcılar yetiştiriyor. Ama onların görüşlerine itibar eden yok!

Yerel yönetim koltuğundaki kişinin dudağından dökülen istek, kentin geleceğine şekil veriyor. Tabi kendinden sonra gelecek olanın vereceği yeni bir karara kadar…

Onun için 8 yıl önce yapılan bulvar bu gün sökülüp yeniden inşa ediliyor.

Sökülene ve yapılana harcanan para yıllık bütçenin neredeyse üçte birine eşit!

Onun için bir gün önce dökülen asfalt ertesi gün kazılıp altından su borusu geçiriliyor.

Sayıları kullanma yeteneğimizi pazardan zerzevat alışverişi ile sınırladığımızda, yukarıdaki gibi budalalık örneklerini gelecekte daha çok göreceğiz demektir.

Belediye Meclisi ne diyor?

“Biz bir yanlış yaptık ama bunu fark etmeyen Kaymakam da suça ortaktır!”

Mimar dururken inşaat kalfasını imar komisyonuna başkan yapan kafadan nasıl bir savunma beklenebilirdi ki!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cihan Ersöz - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.