Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu

Türk Ceza Kanunu’ndan rastgele bir suç seçip anlattığımız bir Ceza Hukuku dersinde değiliz elbette. Fakat son senelerde ülkemizde “popülerleşmiş(!)” bir konu haline gelmesi ve bu sıralar okurlarımızdan üst üste birkaç soru gelmesine istinaden sizler için bu hususu kabaca özetlemek istedim.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Şerefe Karşı Suçlar” bölümünde yer alan “Hakaret” suçunu okuduğumuzda “Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran...” şeklinde özetlenen bir halin anlatıldığını görürüz. Aynı şekilde bu maddenin devamında, bu suçun kamu görevlisine/kurul halinde çalışan kamu görevlilerine karşı işlenmesi halinde cezasının arttırıldığını, nitelikli hal teşkil ettiğini anlarız.

Açıkçası Hakaret için halihazırda bir kanun maddesi varken, üstelik kamu görevlisine karşı işlenmesi “nitelikli hal” olarak ayrıca düzenlenmişken, TCK m. 299’da Cumhurbaşkanına Hakaret suçuna özel bir suç şeklinde yer verilmesini hukuki anlamda doğru bulmuyorum. Hele ki uygulamada eleştiri niteliğindeki söz ve davranışların da geniş bir yorumda değerlendirilip hakaret olarak sayılmasına imkan varken bu ikililik halinin ceza hukukunun genel ilkeleriyle bağdaşmadığını düşünüyorum.

Bir kıyaslama ile başlayalım : Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan verilere göre 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in döneminde Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasından 163 kişiye dava açılırken, 11.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül döneminde ise 848 kişiye dava açılmış. Recep Tayyip Erdoğan'ın göreve başladığı 2014 yılından itibaren 2019 yılı sonuna kadar olan dönemde ise, bu suçtan 63 bin 41 kişiye dava açılmış ve açılan bu davalardan 9 bin 554 kişi mahkûm olmuş.

Sayılardaki dramatik artışı görmemek imkansız. Sebebinin Cumhurbaşkanı olan kişilerin şahsi duyarlılığından kaynaklandığını anlamamak da imkansız. Oysa, ne tür hareketlerin şeref ve itibarı ihlal edici olduğu saptanırken “Cumhurbaşkanı” olan şahsın iç dünyasındaki hassasiyeti belirleyici olmamalı, makam sahiplerinin şahsı değil mevkii mevzu bahis olmalıdır. Basın özgürlüğünün ve bilhassa eleştiri özgürlüğünün Anayasa ile güvence altına alındığı bu hukuk devletinde, hakaret ile eleştiri arasındaki ayrım takdir edilirken, “Toplumda hâkim olan ortalama düşünüş ve anlayış”ın baz alınması gerekir, makam sahiplerinin duyarlılığının değil.

Anlayış gösterebiliyorum ki bağımsız bir cumhurbaşkanına gelen eleştiriler ile aynı zamanda bir siyasi partinin başkanı olan Cumhurbaşkanı’na gelen eleştiriler aynı sivrilikte olamayacaktır. Mecliste birden fazla fikir çarpışırken ve hiçbir siyasi görüş “tam anlamıyla doğru” değil iken, bir siyasi görüşü temsil eden Cumhurbaşkanı da sorgulanacak ve zaman zaman hatalı bulunacaktır, bu hem doğanın hem de siyasetin kanunudur. Bu farklı düşünceler zeminini “bir devlet makamına hakaret” olarak algılamak, fikir hürriyeti ve demokrasi için yıpratıcı bir bakış açısı olacaktır. Kamuya mal olmuş kişilerin, sıradan bir vatandaşa göre daha fazla eleştiriye maruz kalacağı beklenendir, dolayısıyla siyasilerin olumsuz değerlendirmelere, sevilmemeye, birçok görüş tarafından hatalı bulunmaya alışkın olması gerekecektir. Onaylanmamak, hakaret değildir.

İsterim ki Cumhurbaşkanına Hakaret suçu, gerekçesinde de belirtildiği üzere, -yalnızca-devletin siyasal iktidar yapısını ve Cumhurbaşkanlığı makamının saygınlığının korunmasına hizmet etsin; isimlere, siyasi fikirlere değil…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Berna Sena Çatalbaş - Mesaj Gönder --- Okunma

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Necmi Şengöz - Berna hanım her yazınız siyasi propaganda içeriyor. Her yazınızda özgürlüğü, hukuku, tarafsızlığı savunmaya çalışmanızı ama en nihayetinde siyasi görüşünüzün apaçık ortaya dökülüşünü üzülerek takip ediyorum. Saygılarımla.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 23 Aralık 07:57
02

ismail yazgan - Söylediklerinizde haklısınız. ağzınıza sağlık

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 23 Aralık 07:57