Dorukkent'te yaratılan mağduriyet!

Büyükşehir Belediyesi'nin toplu konut projesi tam anlamıyla bir fiyaskoya dönüştü.

Sözleşmeye göre 29 Kasım 2009'da teslim edilmesi gereken konutlar halen teslim edilmedi.

En son 1 Haziran günü bir basın toplantısı düzenleyen Dorukkent'in yüklenici firma yetkilileri konutların 14 Haziran'da teslim edileceğini duyurdu.

Dün 14 Haziran'dı.

Ancak 100 konut teslim edilebildi.

İlk etapta satışı gerçekleştirilen 674 konuttan geri kalanının bu ay içinde teslim edileceği söyleniyor.

Ancak Dorukkent halen şantiye görünümünden kurtulmuş değil.

Dorukkent'e ancak stabilize kaplı yoldan gidebiliyorsunuz.

Birkaç bloğun önü parke döşenmiş.

Site içindeki ana bulvar toprak yığınlarıyla geçit vermiyor.

Çevre düzenlemesi çalışmaları birkaç ay daha sürecek gibi.

Evlerde işçilik ve malzeme dandik.

1inci sınıf malzeme kullanıldığı söyleniyor...

Kullanılan malzemelere bakıyorsunuz, markasını duyan yok.

Hiç birinci sınıf görünümü yok.

Mutfak dolapları dökülüyor.

Vatandaş eksikliklerine rağmen konutunu bir an önce almak istiyor...

Ama biraz daha beklemeleri gerekecek.

Yüklenici firma yetkilileri teslimdeki gecikme için Büyükşehir Belediyesi'ni suçluyor.

Belediye'nin söz verdiği alt yapı çalışmalarını geciktirdiğini, gecikmelerin bundan kaynaklandığını öne sürüyor.

Oysa ihale şartnamesine göre altyapıyı kimin üstleneceği çok açıkça belirtilmemiş...

Eski Başkan Aziz Duran 'Biz yaparız' diye söz vermiş.

Duran sonrası bu söz uzunca bir süre askıya alınmış...

Sonra, ne olduysa Büyükşehir Belediyesi ve yüklenici firma arasında sözleşme şartlarında bir takım değişiklikler yapılmış...

Büyükşehir altyapıyı üstlenmiş...

Üstlenmiş de ancak ellerinden bu kadar gelmiş...

Dorukkent'in yolu bile asfaltlanmadan konutlar teslim edilmeye başlanmış...

Büyükşehir'e güvenerek Dorukkent'ten konut alanlar yaşadıkları mağduriyete karşı tepkililer...

Tepkilerini de Facebook'ta açtıkları sayfada dile getiriyorlar...

Büyükşehir ve yüklenici firma yöneticileri arada bir bu sayfaya girip insanları nasıl mağdur ettiklerini görmelerini öneriyorum...

...

Tanıyamadım

40 yaşlarındaki kadın kalp krizi nedeniyle hastaneye yatırılmıştı. Kendinden geçmiş durumdaydı. Doktorlar kurtarmak için çılgınlar gibi uğraşıyordu. Tam bu sırada Tanrı kadına göründü.

'Yanına geliyorum Tanrım,' diye inledi kadın.

'Hayır,' diye cevap geldi, 'daha önünde 35 yıl, 2 ay, 8 gün var...'

Kadın nihayet kendine gelmişti. Doktorlar mutluydu. Kadın daha da mutluydu. Biraz iyileşince kesenin ağzını açtı. Yüzünü gerdirdi. Liposuction yaptırdı.

Göğüslerini silikonla dikleştirdi. Kadının ısrarlarına dayanamayan hastane yönetimi bir kuaförün gelip saçlarını platine boyamasına izin vermişti.

Artık bomba gibiydi kadın. Kendini çok iyi hissediyordu.

Hayatının kalan bölümünü mutlu bir biçimde geçirmeye hazırdı.

Nihayet taburcu oldu.

Dışarıya çıkıp temiz havayı içine çekti.

Taksiye binmek üzere caddenin karşısına geçerken bir ambulans çarptı kadına.

Vahimdi durumu. Derin karanlığa doğru kayarken sordu:

'Ulu Tanrım, sen her şeyi daha iyi bilirsin, ama hani önümde daha 35 yıl vardı?'

Tanr'nın cevab şöyle oldu:

'Tanıyamadım...'

İnternetten

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sezai Matur - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.