İnşaat Sektörü Krizi ve Belediye Seçimleri

İnşaat sektörü krizde. Satışlar az, fiyatlar yüksek, krediler pahalı…

Kredilerin yüksek olması sıradan vatandaşların konut almasına engeldir. Bir hesaba göre; 100 bin TL’lik kredi 120 aylık vadede 400 bin liradan fazla bir geri ödemeye bedeldir. Bu nedenle inşaat firmalarının ellerindeki mevcut yapı/bina stokunu eritebilmek için halihazırda parası olan yatırımcılara ihtiyaçları vardır.

Fakat imkânı olan yatırımcılar (parası olanlar), hem gelecekte bina/konut fiyatlarının düşeceğini hesaplamaktadır hem de şimdiki zamanda finans sektöründeki likit hareketliliklere odaklanmış durumdadır.

Benim bugün üzerinde durmak istediğim konulardan birincisi; ticari sıkıntı içinde olan inşaat firmalarının yarım kalan projeleri ve bu projelerden ev/bina satın alan vatandaşların içinde bulunduğu durumdur.

Mesela iki sene önce ödemesi kolay olsun, biraz da hesaplı olsun diye “topraktan” ya da “maketten” bir projeye dahil oldunuz. İnşaat tam bitecek noktaya gelmişti, taşınma hazırlıkları yapıyordunuz ki inşaat firması daha fazlasını yapamaz hale geldi. İnşaat yarım kaldı…

Elinizde satış sözleşmesi dışında bir belgeniz yoksa durumu yönetmek biraz sıkıntılı olabilir. Bir hukukçu ile hukuk mücadelesi başlatabilirsiniz ama sonucu görmeye ömrünüz yeter mi bilmiyorum. Eğer akıllı davranıp, arada tapunuzu almış iseniz o zaman da “iskansız” bir binaya sahip olduğunuz için müteahhit – belediye ilişkilerinin içine siz de dahil oldunuz demektir.

Lütfen dikkat ediniz! Belediyeler ile benzer bir ilişkiyi sürdürmek cüzdanlarda bir hafiflemeye sebep olabilecektir. Çünkü iskân almadan binaya elektrik, su veya doğalgaz bağlatabilmek mümkün olmadığından tapulu bile olsa binanızı kullanıma açabilmek için bu yükümlülüğe kendi başınıza girmek zorunda kalabilirsiniz.

Özellikle bu aralar gayrimenkul almak isteyen vatandaşların iskân ve tapu olmadan alışveriş yapmamaya özen göstermesi yerinde bir davranış olacaktır.

Seçim Finansmanı Bulmak Zorlaştı mı?

İkincisi; yerel seçimler yaklaşıyor. Türkiye çapında kıran kırana bir rekabet ortamı olacaktır. Adaylar, kendilerini tanıtmak için kampanyalar düzenleyecek ve ciddi harcamalar yapacaktır. Bendeki algıya göre; (elbette tamamı için söylemek imkânsız ve hakkaniyetsizdir) genel itibariyle belediye başkanlarını yıllardır koltuklarında oturtan iki temel gücün bir tanesi Genel Merkezleri ise diğeri de yerel inşaat firmalarıdır.

“Sadece inşaat sektörü mü var” diye sorabilirsiniz. Benim 20 yıllık iş tecrübeme göre belediyeler, sanayici ve tüccarlar için hatta esnaflar ve KOBİ’ler için bir yüktür. İlave masraf kalemidir. Fakat inşaatçılar için sektörel paydaştırlar.

Seçim döneminde Ankara rüzgârı bir şekilde devam edecektir ancak belediye başkanlarının yereldeki “müteahhit kankaları” bu aralar kendi dertlerine daha fazla odaklanmak zorunda kalacaklarından tahmin edilebileceği gibi bu sefer “sen şimdi şu faturayı öde, seçimden sonra hesaplaşırız” şeklindeki muhabbetleri yapabilmek eskisi kadar kolay olmayabilir.

Son bir cümle daha yazarak bitireyim.

Ekonomik şartlar, belediye başkan adaylarını olumsuz etkileyecektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Serdar Çakan - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.