Günlük yaşamın sendromu

Son bir haftadır söylediğim her şey “Aman babaaaa” diye tuhaf bir ses tonuyla cevaplanıyor. Sorduğum her soruya imalı yanıtlar almaktayım. Malum eğitim yılının sonu. Muhtemelen bu da karne sendromu. Ancak eğitimle ilgili olaylar benim evimde böyle yaşanıyorsa başka evlerde durum nedir diye merak etmekteyim. Yapılacak bir şey yok. Karne gününe kadar sabırlı birazda ilkesiz olunacak. Bir şey sorulmayacak.

Sabah okula gitmek için otobüs bekliyorum. Otobüs saatinde geliyor ama her zamanki durduğu yerde durmuyor. Eliyle ta ilerde ki durağı işaret ederek çekip gidiyor. Aslında tahmin edebiliyorum. Beni beğenmedi(!) Muhtemelen durağa yaklaşırken benim yaşımı tahmin etmeye çalışarak bedava kartı olanlardan olduğumu düşündü. Bu şoförün sorununu da biliyorum; 65 yaş sendromu… Yapacak bir şey yok adam gibi bir şoför gelene kadar beklenecek…

İnanmayacaksınız ama okula kadar varıyorum. Okulda her zamankinden devasa bir kalabalık var. İdareciler müthiş bir tempo içindeler. Malum sene sonu evrakları. Notlar girilecek devamsızlıklar hesaplanacak, taktirler, teşekkürler, yazılı kağıtları, kulüp dosyaları kısaca aklınıza gelen gelmeyen her türlü işlem yıl sonuna yetişecek. Bu dönemde her şeyi bildiğin gibi halledilecek. İdarecilerden uzak durulacak. Evrak sendromu….

İş çıkışı eve dönüyorsun. Pazara uğraman lazım… Sadece bana mı oluyor bilmiyorum… Pazarcının gözümün önünde doldurduğu en güzel sebzeler ve meyveler evde çürük çıkıyor. Ben illüzyonistlerin yaptıkları gösterilerin nasıl yapıldığını hiç merak etmem. Daha pazarcılarınkini çözemedim ki… Neyse hemen her pazara gidişte yaşadığım bu olayın birde eve tezahürü var. “Gene pazarın bütün çürüklerini almışsın.” 30 yıllık evliyim bir bu lafı birde “Ne pişireceğim” lafını duyunca kilitleniyorum. Pazarda alışveriş sendromu…

Yemekten sonra haberleri izlemeyi deniyorum. Kadın cinayetleri, trafik kazaları, son zamanlarda artan taciz olayları, seçim haberleri…. Dikkat ediyorum insanların birbirini katletmesi için bile çok önemli sebeplere gerek kalmamış. O kadar sudan sebeplerle kıymaya başlamışlar ki birbirlerine. Bu da herhalll ayakta kalabilmek sendromu….

Bu yıl bir seçimleri sevdim. İlk defa her partinin bir programı var. Kim kime isterse oy versin başa getirsin. Ancak verilen vaatleri yani sunulan programların takibini de muhalefete vermesin. Bizzat kendi yapsın. Yapsın ki ben buna bir dahaki seçimde seçim sendromu demeyeyim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cemil Cebecioğlu - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.