Taraklı'daki 5 asırlık Karaçam ağacına vefa

İnternette dolaşırken, Sakarya'da sanat camiasının önemli isimlerinden karikatürist Osman Suroğlu'nun bir paylaşımı dikkatimi çekti. Paylaşım, Osman Suroğlu'nun kendisine ait bir karikatürdü. Karikatürde Taraklı'da bulunan 5 asırlık tarihi karaçam ağacının korunması için çok değerli büyüğüm Alaattin Yılmaz'ın kendi başına verdiği uğraşı göz önüne seriyordu.

Alaattin Yılmaz, tanışmaktan ve tecrübelerinden faydalanmaktan çok mutlu olduğum çok değerli bir ağabeyim. Kendisi ile Fahri Tuna hocanın bir atölyesinde tanıştık ve muhabbetimiz zamanla gelişti. Taraklı'ya olan özel sempatim sanırım Alaattin ağabeye kendimi daha yakın hissetmeme de sebep oldu. Beyefendi kişiliği ve ağırbaşlı tutumu ile gerçek bir Taraklı sevdalısı Alaattin Yılmaz. Kendisi benden yaşça çok daha büyük olmasına rağmen aramızdaki samimiyete binaen ağabey diyorum kendisine.

Daha önceki sohbet meclislerinde Alaattin ağabey Taraklı'da bulunan beş asırlık karaçam konusunu sık sık gündeme getirmişti. Bahsi geçen karaçam ağacı, Taraklı ilçesinde bulunan Karagöl Yaylası'nda göletin güneybatısında 20-30 metre bir bir mesafede bulunuyor, kendisinin tarifiyle. Bu ağacın en az 500 yaşında olduğu düşünülüyor.

Yüzyıllardır korunup benimsenen ağaç son yıllarda tabiri caiz ise insanların gazabına uğramış durumda. Beş asırlık dev karaçamın gövdesi çıra amaçlı yontulmuş. Göletin yapılması ile birlikte çıra amaçlı yontulma işlemleri hız kazanmış ve ağacın gövdesi bundan çok büyük zarar görmüş.

Sadece bununla da kalınmamış, ağacın dibinde ateşler yakılmış. Ağacın gövdesine asılan tabela kurşunlanmış. Yani bildiğiniz bir cinayet teşebbüsüne girilmiş Taraklı'da. Gövdesine zarar vermekle kalınmamış, silahlarla taranmış ağaç. Dehşet verici. Yüzyıllardır kimseye bir zararı olmayan bu ağaca karşı bu nefret, bu sorumsuzluk, bu kin neden?

Önceki haftalarda "Sınavda Çıkmayacağını Bildiğimiz Sorular" başlıklı bir yazı yazmıştım. (Sakarya Yenihaber,4 Aralık 2015). O yazımda; ağaçlarda, bulutlardan, gökyüzünden ve topraktan öğrenmemiz gereken çok şey olduğunu söylemiştim. Bunun sebebi şu, örneğin bir ağaç kolay yetişmiyor. Büyümesi, gelişmesi için bazen on yıllar bazen yüzyıllar gerekebiliyor. Bu yıllar içinde de ağaçlar birçok şeye tanıklık ediyor. Savaşlara, yoksulluğa, kıtlığa... Doğada en uzun süre yaşayan/yaşayabilen canlılardan biri ağaçlar. Bu asırlık ağaçlar, geçmiş ile günümüzü, günümüz ile geleceği birbirine bağlayan dev yapıtlardır.

Ağaçlardan, topraktan, gökyüzünden ve bulutlardan bir şey öğrenmiyoruz. Çünkü bakmıyoruz. Baksak bile göremiyoruz. "Dünyaya bakmayı aşıp, dünyayı görme noktasına ulaştığımızda neye talip olmamız gerektiğini anlarız" diyor İsmet Özel, 'Bakanlar ve Görenler' isimli kitabında.

Taraklı'da insanların zulmüne uğrayan bu beş asırlık karaçamı korumak yine biz insanların görevi. Doğaya zarar verdiğimiz ölçüde doğaya karşı borçlanmış oluyoruz sorumluluk bakımından. Alaattin ağabey, bu konuda elinden geleni yapmaya çalışıyor ve yetkililere seslenerek '' Ne olur bu ağacın yarasını hemen tedavi ettirin ve etrafını dikenli tel ile çevirerek bu ağacın çıra amaçlı yontulmasını önleyin.'' diyor. Yüzyıllara göğüs geren o karaçam ağacını belki de en çok insanlardan korumamız gerekiyor Alaattin ağabeyin de vurguladığı gibi. Ben de bu vesile ile yetkilileri bu sesi duymaya ve biz 'insanları' hep birlikte bu ağaca sahip çıkmaya davet ediyorum.

Yazımı, Haydar Ergülen'in "Ağaçlar Gazeli" isimli şiirinden birkaç dize ile bitireyim:

" ne batıda ne doğuda tek yaprağını görmedim

kırgınım felsefeye yer vermemiş ağaca bir bilge olarak

***

ruhun sendeyse hâlâ bir ağaca emanet et onu

dünyaya yalnızca hayvanların ve ağaçların itirazı var"

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Ali Aykol - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.