Keser döner, sap döner, gün gelir hesap döner

Bu Türkiye’de anlamadığım çok nokta var. Türkiye’de derken bizde yani. İçimizde, kendimizde. Büyük bir çelişki içerisindeyiz. Kendimizle çelişip duruyoruz.

Öncelikle unutmamalıyız ki hakikaten hayatın akışı “kelebek etkisi”. Bir küçük kanat çırpış, bir büyük kasırgaya neden olabilir. Ben işin fizik kısmını bilemem. Sosyal bilimlerle ilgilenirim, şöyle açıklayalım;

Ekonominin bozuk olduğu, kimsenin kimseye bir kuruş vermeyi göze almadığı, çoğu kişinin sigortasız 3 kuruşa çalıştırıldığı, (sigorta yaparsa asgari ücret erecek, artık asgari ücret bile fazla geliyor işverene) köle gibi görüldüğü bir sistem işliyor. Ben de gencim içindeyim, biliyorum. Yani bu söylediklerim farazi değil. Ayrıca alt kademe- üst kademe yani mavi - beyaz yaka ayrımı olmadan işleyen bir sistem. Her şehre bir üniversite açıldı, kalite sıfırın biraz üstü… Çevremdeki çoğu kişi üniversiteyi bitirdi, üzerine tezsiz yüksek lisans yaptı, yetmedi tezlisini yaptı… Ne oldu? Affedersiniz, cevabını vermek istemiyorum.

Neyse hal böyleyken böyle… Sonra biz çoğunluk olarak Müslüman toplumuz, istiyoruz ki günaha girmeyelim, helal kazanalım, helal yiyip içelim, helalinden evlenelim… Ama nasıl? Örneğin 3 çocuk deniyor… Çok güzel, ben katılıyorum. Gayet güzel bir aile yapısı. Ama o çocukları dünya getirebilmek, bakın daha dünyaya getirme aşaması, bakabilmek, büyütebilmek, okutabilmek inanın bedava değil. Ama tabi doğurup sokağa salacaksanız o ayrı. Ya da dünyaya getirdiğiniz çocuğa iki lokma harici bir şey verememek sizi enterese etmiyorsa o da başka. Tabi yapın mümkündür. Ailesinin maddi durumu iyi olmayan o çocuk belki güç bela bir antropoloji, bir su ürünleri ya da bir mühendislik neyse bir bölüm kazanır gider, elde yok avuçta yoktur. Ama sahiplenecek vardır. Kimdir? Ohoo… Çok! Genç, açıkta kalır mı, güvenilir cemaatler kapıda. Tenkit ettiğim nokta kişilerin bu yolda olması değil, kişilerin bu yola girmesi için ekonomik zafiyetlerinden faydalanılması.

Neyse okul biter, iş yok güç yoktur… Burası Türkiye, yadırganmaz. Dolayısıyla genç aile kuramaz, neden, çünkü biz Müslümanlığın sadeliğini, bir lokma bir hırkasını değil, binlerce çeşit lokmalar, bir o kadar kişilik düğünler severiz. Sadece dini nikâhla kız kaçırır vs. Bundan sonrasını anlatmak istemiyorum. Bu kelebeğin etkisi beni çok rahatsız ediyor doğrusu. Sonrasının özeti namus cinayetleri, kürtaj yasaklamaları, tecavüzler, hadi bir zorla evlendiyse ekonomik bunalımların verdiği patolojik bulgular… Bu bir suya atılan taş gibi büyür büyür, genişler ve hepimizi içine alır. Bir küçük taş herkesi boğmaya yeter.

Bu sistem aslında çok geniş ama anlatmaya bir köşe değil köşeler yetmez… İşte kelebek bir iş yerinde sigortasız 3 kuruşa çalışan işçi adamla kanat çırpar, onun evladının büyüme sürecinde uçar yıpranır, yıllar sonra gelir başka birinin özenle yetiştirdiğin tek çocuğunun saç teline bir bunalımlı anda dokunur. Toplumun içinde yaşıyorsanız sadece kendinizi düşünemezsiniz. Toplumun hiçbir katmanını birbirinden ayıramazsınız. Nokta!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeynep Soydan Ünlü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.