9 Temmuz: Doğum Günü

Tarihi bir seçim dönemi yaşadık. Zihnimizden geçen fikirleri, sansürsüz bir şekilde ortaya koyduk. Sürekli konuştuğumuz için, çok öfkelendiğimiz zamanlar da oldu, birbirimizin ne dediğini anlayamadığımız zamanlar da… Yaşanan olaylara, gündemde olan konulara birbirinden farklı açılardan bakıyor olsak ta, bayrak, ortak değerimiz bizim. Vatan ortak, her zaman özgür yaşama arzumuz ortak değerimiz bizim. Bana göre, fikirler, düşünceler renkler ve taraflar ne kadar farklı olursa olsun, Millet, Bayrak, Devlet ve vatan konusunda, kimliğinde, “TC’’ yazan her insanın, bu dört konuda, ‘’tek’’ olmak zorunda.

Evet, geçen pazartesi günü, başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın yemin etmesi, gecesinde de, Kabine’yi açıklaması ile, Türkiye’de, yeni bir devrin kapıları ardına kadar açıldı. Bu devir için, mükemmel tablo çizenler olduğu kadar, bu yeni dönem için, bu döneme kara çalmak adına, berbat bir tablo çizenler de var.

Geleceğe dair yorum yapmak, bana çok anlamlı gelmiyor. Gerçi, ne zaman hayatı, bir film misali izlemek istesem, yüreğimi, anında bir sonraki sahnenin merakı sarar. Ve ne izlediğim sahnenin tadına varıyorum, nede bir sonraki sahneyi, vaktinden önce görebiliyorum. O yüzden ben hayatı, elimden geldiği kadar yaşamak, vakit gelince de, bir sela ile de, çekip gitmek istiyorum bir türlü alışamadığım bu dünyadan. Dünya ve hayat için bu şekilde düşünen ben, yeni Türkiye’yi, bir film gibi izlemek, arada durdurup, her sahnenin özüne girerek, her sahneyi yorumlamak istiyorum.

Geleceğe dair bütün cümleleri, gelecek, geldiği zamana bırakıp, yakın geçmişe, 9 Temmuz 2018 Pazartesi gününe dair cümlelere imza atmak gerek. O günü anlatmaya, o güne dair cümleler kurmaya nereden başlayalım ki? Türk Milleti, o gün, birden fazla duyguyu, bir arada yaşadı. Cumhur, kendi seçtiği başkanı gazi mecliste yemin ederken, hem çok büyük gurur duydu, hem de kendi iradesinin önünde, ayağa kalkmayanları görünce de, öfkelendi, üzüldü ve çok kırıldı. Çünkü bu millet, o saygısızlığın, başkan Tayyip Erdoğan’a değil, direk kendisine yapıldığını, çok iyi biliyordu. Sırtını Batı’ya dayadığı, sırtını Batı’ya kaşıttığı halde, ‘’göbeğini kaşıyan adam’’ diye, Türk milleti ile alay edenler, bu milletin, bilgisini, erdemini ve asilliğini görüp, kabul edecekler.

9 Temmuz, hem meclisteki, hem de Külliye’deki, o Osmanlı parfümlü tören ile, tarihe geçen bir gün oldu. Dediğim gibi, geleceğe dair cümleleri, geleceğe bırakalım. Fakat ben, bu yeni dönemin, her gününün tarihe geçeceğine ve seyir zevkinin de, çok yüksek olacağına inanıyorum.

Yeni dönemin, “mükemmel” denilecek, secdeye kapanıp, şükür duası yapılacak, neşe ve coşku isteyen, zafer tadında noktaları da olacak, ‘’berbat’’ denilecek, zaman bekleyen, sabır isteyen noktaları da. Zira, 9 Temmuz günü, yeni bir Türkiye doğdu. bu Türkiye, tıpkı bir bebek gibi büyüyecek. bazen güldürecek, bazen de ağlatacak. Ama bu Türkiye, dünya sahnesinde daha çok konuşulacak.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Alikılıç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.