HORMONLU SESLER

Son günlerde ortalığı kaplayan yaygaracılık, bana çocukluk yıllarımızda oynadığımız 'Ebelemece- Kovalamaca' oyunlarını hatırlattı. Şimdiki çocuklar bunları bilemez belki ama; 'Ali beni yakalayamaz' veya 'Ayşe beni göremez' tekerlemeleriyle oynadığımız oyunları, sanırım bizim kuşak dün gibi hatırlıyordur. Muhakkak ki; bizden sonraki kuşaklardan da bu oyunları oynayanlar ve hala hatırlayanlar, belki de evlerinde onları avutmak için kendi çocuklarıyla bu tekerlemeler eşliğinde oynayanlar vardır ama ben özellikle bizim kuşak diyorum. Zira son dönemlerde; bir şekilde bir gazete veya dergi köşesinde yer bulmuş, bir televizyon kanalında mikrofon kapmış bazı eski tüfek ve kendince entelektüel takılan tipler, çocukluklarından kalma alışkanlıkla olsa gerek yeni bir tekerlemeyle ortalığı yaygaraya boğuyorlar. Çocukluklarındaki 'Ali beni yakalayamaazz..' der gibi, 'TSK darbe yapamaazz...' diye dolanıyorlar ortalıkta.

Hele bazıları var ki; 'Artık Hasan Mutlucan türküleriyle uyanma zamanları geride kaldı...' veya 'Bizde elimizde beyzboll sopalarıyla mı bekleyelim?' gibi arsızca tahriklerle, sözüm ona demokrasi havariliği yapıyorlar. Sanki millet kör, sağır ve ahmak, bir onlar akıllı! Sanki bu millet kimin ne kadar yüreği, kimin kaç gram böbreği var bilmiyor...

Öncelikle bir hususu altını çizerek belirtmek isterim ki; askeri darbelerin ve ara rejim dönemlerinin hayatta olan en ciddi mağdurlarından biriyim ve en kötü sivil yönetimin, en iyi darbe yönetiminden daha sağlıklı olduğuna samimi olarak inanan biriyim. Hayatımın hiçbir döneminde de darbe şakşakçısı olmadım. Ancak son zamanlarda kopartılan yaygara ve atılan desteksiz naraların, demokrat yüreklilikten daha çok Türk Devletinin kurumları arasında bir tür ötekileştirmeyi hedefleyen kiralanmış veya satılmış bir yüreksizliğin alameti olduğunu düşünüyorum.

Eğer vaktiniz ve imkânlarınız müsaitse, şöyle basit bir araştırma yapıverin geçmişe doğru. Ben, büyük bir çoğunluğunu şahsen bildiğim ve tanıdığım için gönül rahatlığıyla söylüyorum, bu piyasa yaygaracılarının geçmişleri, bugünkü dayılanmalarını yalanlıyor. 1980 sonrasında kalınlaşan enseleri ve büyüyen göbekleriyle liboşlaşan bazı eski tüfek komünistler, 'Yurttan çıkmam, komünistten korkmam' felsefesiyle salon milliyetçiliği yaparak gençleri ateş çemberine iten türedi Türk büyükleri ve polis copunu görünce 'Allahüekber!' diyerek abdestsiz namaza duran sahte İslam Mücahitlerinden oluşan bu anti darbeci koronun kopardığı yaygara, bana çok da inandırıcı gelmiyor. Hiç kimse kusura bakmasın ama; ben bu entelektüel taifenin arasında, eline beyzbol sopası alıp demokrasi savaşçılığı yapacak yüreklilikte bir babayiğit göremiyorum.

İnşallah şuurlu veya şuursuz sergilenen bu tahkir ve tahrik edici yaygaralar, ülkeyi önü alınmaz bir sürece sürüklemez ve arzu edilmeyen müdahalelere mahkûm etmez. Ama eğer öyle bir şey olursa hiç şüphem yok ki; bugünün ortalığı yaygaraya boğan anti darbeci düdükleri, o günün en kabiliyetli darbe borazancıları olurlar. Neden böyle düşündüğümü merak edenler için, kendisinin de hakkını teslim etmek adına küçük bir örneklemeyle sözü bağlamak istiyorum. Böyle düşünüyorum çünkü; hiçbir sosyal ve siyasi değer birlikteliğimiz olmamasına rağmen, 12 Eylül 1980 le başlayan süreçten bugüne hatırladığım tek erkek(!) ses sayın Nazlı Ilıcak'ın sesidir. Gücenmesinler ama bugünkü sesler bana biraz hormonlu gibi geliyor. Her an ton değiştirebilirler...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zihni Açba - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.