"Mukadderat"lar palavradır

İnsanız. Kötü hatıraları unutmaya, hayatın acı gerçeklerini görmezden gelmeye meyilliyiz. İyi ki de öyleyiz, yoksa bir deprem ülkesinde Allah’a emanet yaşayan bir halk olarak devamlı bu kaygı ile yaşamak ve akıl sağlığımızı korumak birlikte mümkün olamazdı.

Geçtiğimiz cuma günü İzmir'de meydana gelen deprem Ege ve Marmara bölgesinde hissedildi. Son bilgilere göre de hayatını kaybedenlerin sayısı 114'e yükseldi, yaralıların sayısı ise 962'i geçti.

İçimizin bu denli acıması bu rakamların bize bir insanın hayatının son bulduğunu anlatmasından ve benzer biçimde kendi hayatlarımızın da yarın bu rakamlar içerisinde yer alabileceği ihtimalini bilmemizden…

Çünkü yarın hayatta olabileceğimize güvenemiyoruz bu bozuk düzende, hep söylerim, ecelimizle ölmenin lüks olduğu bir ülkede yaşıyoruz.

Hangi dine inanıyorsunuz, ölüm hakkında ne düşünürsünüz, kader anlayışınız nedir bilmiyorum. Ama bir doğal afet dolayısıyla yaşanan ölümleri “mukadderat” kelimesi ile açıklamak olup biteni farkında olan, akıl ve bilim ışığında eğitim görmüş bir insan için pek de mümkün değil. “Mukadderatlar palavradır.” diyerek başlıklandırdığım tezimi şöyle açıklayayım ; 2020 yılında Elazığ ve İzmir depremleri dışında, dünyanın farklı ülkelerinde, 6.5 şiddeti üzerinde, tam 20 deprem gerçekleşmiş (Evet, sadece bizim ülkemizde deprem olmuyor.) ve toplam vefat sayısı 13 olmuş. 2020 senesinde dünya üzerindeki depremlerin tamamında toplam 13 kişi hayatını kaybetmişken, bizde Elazığ depreminde 41, İzmir depreminde 114kişi hayatını kaybediyorsa, Türkiye’de yaşanan bu ölümleri “Mukadderat” olarak yorumlamak, esasında sayısal analiz becerisi yoksunluğunu ifade etmektedir.

“Doğal afetler karşısında insanın çaresizliği” mefhumunu saklı tutmakla beraber, ülkemizde deprem sonrası ölüm sayısının anlaşılabilir rakamların üzerinde olması, deprem yönetimine dair sistemdeki ihmalleri, tedbirsizliği ve yanlışlar silsilesini ortaya dökmektedir.

Bu can kayıplarının sorumlusu, mevcudunun pekâlâ farkında olunan, bilim insanlarının tehlikesi hususunda bizleri devamlı uyardığı “fay hattı” değil herhalde.

Elbette ki sorumlusu yöneticilerimiz…

Elbette ki sorumlusu, önlem almakla yükümlü olanlar; bizim oylarımızla devleti yönetme görevini üstlenmiş, vergilerimizi bizi depremden korumaya yönelik düzeni inşa etmek için kullanmaya mecbur olanlardır.

Sorumlusu, oy kazanmak uğruna imar affı getirip, bugün o insanlara mezar olmuş binaları “yasal”laştıranlar, imar yasasını 11 yılda 164 kez değiştirenlerdir.

Sorumlusu, inşaat sektöründeki rant uğruna, her nedense Bağdat Caddesi’nden başlatılmış kentsel dönüşüm planlamasına onay mührünü vuranlar, kamu yararını değil, şahsi menfaatlerini düşünen yöneticilerin zihniyetidir.

Olur da bir gün, yoksulun evine de rant olasılığı uğrarsa belki o da ölmekten kurtulur bir müteahhitin çıkarı sayesinde. Çünkü düzen böyle sürerse, “fıtrat” ve “mukadderat” edebiyatının nesneleri olmaya devam edecek bu ülkede şanssız olanlar

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Berna Sena Çatalbaş - Mesaj Gönder --- Okunma

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Yusuf ÖZÇAY - Berna yüreğine sağlık,bunları anlayacak yöneticileri bulmak çok zor

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Kasım 08:03
01

Hamide Vural - Sevgili kızım yazılarını sabırsızlıkla bekliyorum yine hepimizi ilgilendiren bir konu yüreklerimiz yanıyor içimiz sızlıyor dört gözle yıkıntıların altından çıkan her can için birilerinin Allahtan korkmadan yaptığı yolsuzluk haksızlık hırsızlık yüzündenbunca cana makamla oluyor artık bir dur diyen olsun yeter

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Kasım 08:03