Dosta Güven, Düşmana Korku Vermek

Şehit haberleri okumak yürekleri dağlıyor da şehitler hakkında yazmak kolay mıdır zannediyorsunuz?

Acı haberler gelince kaskatı kesiliyorsunuz. Sanki olanı, biteni daha önce görmemişsiniz, duymamışsınız gibi kafanızı önünüze eğiyorsunuz. Günlük hayatın içinde debelenip dururken, yuları çekilmiş atın üzengiyi çenesinde hissettiği an gibi, olduğunuz yerde çakılıp kalmışlığı nasıl açıklamak gerekiyor?

Pazar akşamı, Dağlıca haberlerinin memleketimin parlak yüreğine kara bulutlar gibi çöktüğü saatlerde, sosyal medya hesabımdaki profil resmimi “siyah – beyaz” Türk Bayrağı’na çevirdiğimde benzer bir ruh hali vardı bedenimde. Sağ olsunlar, değerli dostlarım mesajlar göndererek, beni ikaz ettiler!

“Bayrak, al kırmızıdır. Siyah olamaz!”

Üzüntülü yerini öfkenin alması kolay oluyor. Ancak sonrası daha tehlikelidir.

Salı günü Ülkü Ocakları’nın bütün illerde eş zamanlı başlatarak gerçekleştirdiği “protesto yürüyüşlerine” tanık olmasaydık; bu yazının konusu aynı ancak üslubu kuvvetle muhtemel farklı olacaktı. O nedenle Ülkü Ocakları’na, başkanlarına ve yürüyüşlere katılan aziz Türk Milleti’ne şükranlarımızı sunarız. Bu organizasyon, çoktandır evlerine kapanan halkımıza yeniden cesaret ve kuvvet vermiştir.

Üslubumuzdaki seviyeyi korumakla birlikte iki laf söylemezsek, “vebali üstümüzde kalır” endişesini hala taşımaktayız. O nedenle direkt yazalım ve vatandaşlık görevimizi yerine getirmiş olalım.

Öncelikle (adı her ne olursa olsun);

Televizyon ekranlarında, gazete sayfalarında “saçmalama haklarını kullanmaktan” öte tarafa geçerek tarafgiri oldukları politikaların sonuçlarına kılıf arayanları “izana” davet ederken; siyasetin kirlettiği gözlerini (ve mümkünse ruhlarını) bir an önce yıkamalarını tavsiye ediyoruz.

Ayrıca, gazete ve parti binalarına saldırarak toplumda birikmiş öfkeyi kendi siyasi emelleri için kullananlara, terörü açıktan kınayan gazetecileri bile “yok PKK dememiş, yok isim zikretmemiş” diyerek hedef gösterenlere, vatandaşlarımıza etnik kimlikleri nedeniyle kötü davrananlara hiçbir dönemde itibar etmemek gerektiğinin altını çizmek istiyoruz.

“Bin yıllık kardeşliğin” devamını sağlamak için geçmişte onlarca farklı isyanı bastırmak zorunda kalan devletim elbette gerekeni yapacaktır. İster halktan ister kanundan almış olsun, bu gün için yetki sahibi olanlardan, daha fazla konuşmaları değil en azından bu saatten sonra işlerini doğru dürüst yapmaları beklenmektedir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Serdar Çakan - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.