POLİSİN DENETLEME MANTIĞINA BİR ELEŞTİRİ

Polis, gündelik hayatımızın vazgeçilmezlerinden biri...

Ekmek gibi su gibi ihtiyaç hissediyoruz varlığına, toplumsal bir düzeni yaşayabilmek için...

Seyahat ederken, çok kez şahit olmuşumdur, sürücülerin birbirlerini 'uyardıklarına'...

Korna, el işaretleri, selektörler...

'İlerde çevirme var!'

'Dikkat radar!' gibi mesajlar içeren bu uyarımlar, bizim polise ve polis denetlemelerine nasıl baktığımızı gösteriyor...

Yolda bir 'çevirmeyle' karşılaştığımızda rahatsız oluyoruz...

Radardan şeytandan kaçar gibi kaçıyoruz...

Denetlenmekten neden rahatsız olur insan?

Bir suçu, kabahati varsa değil mi?

İyi de, bir sınıfta, denetleme anlamına gelen sınavlardan öğrencilerin büyük kısmının rahatsızlık duyması, orada bir problem olduğu göstermez mi?

Sınavdan neden korkar öğrenci?

Hazır olmadığı için...

Öğrencilerin büyük kısmının sınava hazır olmamasından ya da sınavdan büyük kısmının zayıf almasından sadece öğrenciler mi sorumlu?

Ya sorular bilgilerini aşıyorsa?

Ya öğretmen yeterince anlatamamışsa?

Polis tarafından denetlenmekten rahatsız oluyorsak, bu, sadece bizim sorunlu olduğumuzu göstermez...

Eksik, yetersiz, kusurlu olduğumuzu göstermez...

Trafikte seyahat edenlerin büyük kısmı denetlenmeyi ceza olarak algılıyorsa, sadece denetlemeden kaçanları değil, denetlemeyi yapanları da mercek altına almak gerekir...

Eğer, araç kullananların büyük kısmı trafik açısından eksik, kusurlu, yetersiz, suçluysa bundan sadece şoförler sorumlu değildir.

Trafikle ilgili eğitimi kim verecek?

Tabi ki emniyet...

Bizim yetersizliğimizden emniyet de kendini sorumlu görmelidir...

Peki, böyle görüyor mu?

Tabi ki değil...

Onların kurallarına uymayan bizler, onların nazarında suçluyuz...

Yeterince eğitmediğiniz birini denetlemeye kalkarsanız, elbette sağından solundan dökülür...

Eğitimsizlikten kaynaklanan kusuru bizim suçumuz gibi görürseniz, cezalar yağdırmaya başlarsanız, kaçınma davranışı kaçınılmaz olur...

Biz sürücüler, trafik ihlallerinden kaynaklanan trafik cezalarını 'ceza' olarak algılıyoruz...

Ve denetlemelerden kaçınıyoruz...

Bize kesilen cezaların bütçeye gittiğine inanıyoruz...

Böyle inanırken, denetlemeden kaçmak, rahatsız olmak kaçınılmazdır...

Bilsek ki; radara yakalandığımızda bizden alınan para bizi cezalandırmak için, bütçeye gönderilmek için kesilmiyor, sırf bizim ve karşımızdakinin iyiliği için alınıyor, bundan yüksünmeyiz...

Mesela, emniyet şöyle dese;

'Bu ayki trafik cezalarından toplanan paraları 'x' mahallede okul yaptırmak için harcayacağız...'

'Önümüzdeki ay trafik cezalarından toplanan parayla bir kadın sığınma evi kuracağız...'

Mesela, her radar kontrolünde ceza kesmese...

Misal, üç radar kontrolünde şoförleri sadece uyarsa, bir taraftan da eğitse, dördüncü radar kontrolünde ceza kesse...

Amacının şoförü cezalandırmak değil de, trafiği hepimiz için daha emniyetli hale getirmek olduğunu bize hissettirse,

Bize değer verdiğini hissettirse...

Kaçar mıyız polisten?

Trafik ihlallerinden dolayı ödediğimiz paraların, yine bize, bizim gündelik hayatımıza döndüğünü hissetsek, ödediğimiz parayı ceza olarak algılar mıyız?

O parayı verirken, bir yandan içimizden polise, diğer yandan dışımızdan kendimize söylenir miyiz?

Ama polis denetlemeyle cezanın ne olduğundan, karşıya nasıl yansıdığından habersiz...

Trafik dediği şeyin bizlerden, yani insanlarından oluştuğunun farkında değil...

Neden değil?

Bunun cevabını, arkadaşlarla birkaç ay önce, bir Pazar günü İl Ormanında spor yaparken öğrenmiştim...

Polisler piknik yapıyordu...

Ve etraflarını demir parmaklıklarla çevirmişlerdi...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Topkara - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.