Bu şehre yazıklar olsun

Türkiye’nin Uşak, Alpullu, Turhal, Eskişehir’den sonra kurulan 5’inci Şeker Fabrikası’nın temeli 12 Eylül 1952’de atılmış, 13 ay sonra, 11 Ekim 1953’te açılışı gerçekleştirilmişti.

Adapazarı köylüsünün ürettiği pancarın işlenmesi için kurulan Fabrika Anonim Şirket statüsünde kurulmuş, ortakları arasında Adapazarı köylüsü ve de şehrin ileri gelenleri yer almıştı.

Fabrika, etrafında kurulan mahalleye de adını verirken onlarca yıl kent ekonomisine büyük katkı verdi. 1995 yılında özelleştirilmesi gündeme geldiğinde Kanal 54’te yaptığımız haberler ve programlarla bu konuyu bir hayli işlemiştik.

17 Ağustos depremi fabrikada büyük hasara yol açında üretim durdu.

Depremden 5-6 ay sonraydı.

Bir telefon üzerine gittiğim fabrikanın içler acısı halini görünce çok üzülmüştüm.

O günden itibaren Şeker Fabrikası’yla ilgili sayısız yazı yazdım, haber yaptım.

Adeta Şeker’le yattık, Şeker’le kalktık.

Dönemin koalisyon hükümeti Şeker Fabrikası’nda üretimi başlatamadı.

Sonraki seçimlerde Adapazarı Şeker Fabrikası ana gündem maddelerinden biriydi.

2002’de Gar Meydanı’nda Milletvekili Adayı Recep Yıldırım “Şeker’in bacası tütecek” diye söz verdi.

Ancak seçim sonrası sözü hatırlayan olmadı.

2004 yerel seçimleri öncesi Adapazarı Pancar Ekicileri Kooperatifi’nin Başkanı Ayhan Alişan bu sözü hatırlatarak Şeker Fabrikası’nın üretime kazandırmayan AKP’yi halka şikayet edecekti.

Billboardları kiraladı.

Afişler asılmadan Alişan ve arkadaşları (APEK yönetiminde olan dönemin Ziraat Odası Başkanı Hikmet Karabayır dahil) hikayeden bir operasyonla gözaltına alındı.

Seçim akşamına kadar da gözaltında tutuldular.

Bu operasyon Şeker Fabrikası’yla ilgili yeni bir sürecin başlaması demekti.

Artık APEK’ten Alişan gitmeliydi.

Bir yıl sonra APEK Genel Kurula gitti.

AKP Milletvekili Ayhan Sefer Üstün’ün bizzat yönettiği bir çalışmayla APEK AKP’li bir ekibe teslim edildi.

APEK’in o kongresi iktidar gücüyle nasıl STK’lara çöküldüğünün bir örneği olarak tarihe geçti.

APEK’in yeni yönetimi Özelleştirme’den fabrikayı satın aldı.

Üretime geçirdi geçirmesine ama, yaptığı inanılmaz harcamalarla ve hatalarla fabrika büyük bir borç batağının içine sokuldu.

2008’de Şeker-Konak operasyonuyla yapılanların bir kısmı mahkemeye taşındı.

Hala yargılama sürüyor.

Ama bataklık öylesine büyüktü ki APEK, Şeker Kurumu’nun Şeker Fabrikası’na verdiği cezayı üstlenerek fabrikayı borçlu olduğu Bank Asya’ya bıraktı.

Bank Asya da Fabrika’yı Ülker Grubu’na sattı.

Ülker Grubu’nun bu fabrikayı ne niyetle aldığı başına Adapazarı Şeker’i batıran Azmi Aksu’yu getirmesinden belliydi.

Ama bu şehrin üzerindeki ölü toprağı kaldırılmadığı için o zaman da kimse ses çıkarmadı, bugün de kimse sesini çıkartmıyor.

Bakın Şeker Fabrikası Sakarya’dan gidiyor…

Tek bir kişiden ses çıkmıyor.

Bu şehrin en önemli sanayi kuruluşlarından birini şehirden kopartıp alıyorlar ve şehir ölü sessizliğinde.

Pancar Ekicileri Kooperatifi bile bu duruma sessiz kalıyor…

Donatım gitti.

Şeker gidiyor…

Yarın TÜVASAŞ’ı da alırlar…

Biz de hep birlikte oturur seyrederiz…

Bu şehre yazıklar olsun…

Bu şehri yönetenlere yazıklar olsun…

İktidarıyla, muhalefetiyle, siyasetçisiyle, STK yöneticileriyle hepimize yazıklar olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sezai Matur - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.