5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü

Dünya Kadınlar Günü’nden farkı ne bunun şimdi, 8 Mart değil miydi Kadın Günü ?

Sürekli bir gün mü uyduruyor bu feministler yahu?

Kadın hakları başlığını görüp memnuniyet duyanlar kadar, antipatik bulanlar da oluyor eminim. İnanın kadın haklarına, kadına yönelik şiddete, kadın- erkek eşitliği çabasına dair oluşturulmuş özel günlerin/haftaların sayısının bu denli fazla olması beni de düşündürüyor. Bir yandan sevindiriyor farkındalığın artıyor oluşu, bir yandan da hâlâfarkındalık yaratmaya çalışıyor oluşumuzu utanç verici buluyor, tüm bu uğraşları acı birer çaba olarak görüyorum.

Elbette bizler de 1934 senesinde tanınmış demokratik kadın haklarını 2020 yılında matah bir şey gibi anlatıyor olmak, çağlar öncesine kıyasen pek de yol alamadığımızı kendi suratımıza çarpmak istemezdik. Erkek Hakları diye bir mefhum yok ne de olsa, antipatik geliyordur erkek okurlara bu sohbetler… Onlar hiç “Ne mutlu bize ki bir erkek olarak oy verebilme hakkına sahip olduk!” dememişler, çünkü “erkek hakları” kavramının birilerince ileri sürülmesine, erkeklerin diğer cinsiyet kadar var olabilmek için mücadele etmesine gerek olmamış tarih boyunca. Ne büyük şans…

Türkiye’nin kurucusu ulu önder Atatürk, 5 Aralık 1934’te Seçim Kanunu’nda değişiklik yapılmasını sağlayarak kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmasını sağlıyor bildiğiniz üzere. 5 Aralık tarihini, dünyada özel bir gün yapan, bize bu gururu yaşatan hamle bu büyük lidere ait.

Dikkatinizi çekmek isterim ki 1934 senesindeki bu mükemmel inkılâp hususunda alkışladığımız nokta, bir erkek liderin bize lütufta bulunup çeşitli haklar tanımış olması değil. Henüz demokrasi tohumlarının yeni yeni yeşerdiği bir ülkede, görece daha çağdaş Avrupa ülkelerinde dahi benzerine rastlanmayan bir bakış açısını, teokratik bakışa oldukça ters bir yaklaşım olmasına rağmen, Türk kadınına “hakkı olanı” tanıyabilme cesaretini gösterebilmiş olmasını takdir ediyoruz. Alkışladığımız şey bu cesaret.

Tüm çağdaş ve Atatürkçü kadınlar adına konuşabilirim ki halen bâki olan malum derdimize derman olabilme vizyonundaki bir lidere gerçekten hasret duyuyoruz. Şu an basit bir İstanbul Sözleşmesi’nin gerekliliğini bile ispat etmeye çalıştığımız, kadınların “yaşam hakkını” savunmaya çabaladığımız bu düzende, oy verip bizi yönetmesini istediğimiz o insanların 86 sene öncesindeki bir medeniyeti dahi yaşatamıyor olmasına üzülmemek elde değil hakikaten…

Tabii Atatürk vizyonu beklentisi ütopik kalıyor şu atmosferde…Malum elimizde neler var bakarsak; eril tahakkümü körükleyen açıklamalar yapan siyasiler, kadınların haklarına erişmelerini sağlayan yasa tasarılarını reddeden, aksine onları tutsak edecek yasaları teklif eden milletvekilleri, toplumun her kesimini korumak amacıyla hazırlanmış uluslararası sözleşmeleri gereksiz bulan parti liderleri…

Bu yüzden bundan 86 sene sonrasının bundan da kötü olmaması için ben kadın haklarını yazmaya, anlamak istemeyenlere ısrarla izah etmeye devam edeceğim. Bu yazılarımı okuyan kadınlar da talep ettiklerimizin birer lütuf değil, halihazırda hakkımız olanlar olduğunu bilecek, istemekten, sesini çıkartmaktan korkmayacak. Okuyan erkekler ise bu çabayı bir zahmet antipatik bulmayacak ve bir vatandaşlık görevi bilecek Anayasal hak sahiplerine hakkını teslim etmeyi.

1934 senesini özlemle anıyor olmaktan utanarak, tüm Türk kadınları adına ulu önder Atatürk’e ülkemize kattığı bu muhteşem vizyondan ötürü teşekkür ediyorum. Dilerim yıllar içinde belki de bir kadın lider daha cesur devrimler yaşatır bizlere de Türkiye’de kadın olmak bu denli dertli bir mevzu olmaz yıllar sonra…

Av. Berna Çatalbaş Saroğlu

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Berna Sena Çatalbaş - Mesaj Gönder --- Okunma

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Hamide vural - Agzına yüreğine sağlık O kadar güzel anlatmışsın ki birkez daha minnetle şükranla anıyorum ATAMIZI sana da bizlere rehber olduğun için bu yaşta bizlerin düşüncelerine tercüman olduğun için kutluyor güzel yazılarını sabırsızca bekliyorum

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Aralık 08:01