Delegeye Açık Mektup

Sayın Delege,

Gazete köşesinden mektup yazmanın moda olduğu yıllarda değiliz. Niyetimiz, göstereceğin iradeye yön vermek değildir. Ayrıca biz yazmamış olsak bile olan bitenin zaten farkında olduğunu bilmekteyiz.

O halde cevaplamanı beklemeden soralım ve birlikte düşünmeye devam edelim isteriz.

***

Çevremizde olup biten yüzlerce değişik hadisenin ülkemiz için birer tehdit olduğunu mutlaka hissediyorsundur? Oyunu bozabilmek için “senin düşüncenin, senin ülkünün” iktidara gelmesinin farz olduğuna şahitlik edebileceğine göre bu saatten sonra iktidara gelmekten imtina etmenin günahını üstlenebilir misin?

Devletimizin kuruluş ilkelerinin önümüzdeki yıllarda tartışılmaya devam edileceğini ve bu ilkelerden her geçen gün biraz daha fazla uzaklaşılacağını hesaplayabiliyorsundur. Yarın, Cumhuriyet ve Demokrasi kazanımlarını korumak adına çok daha zor günlerin gelebileceğini tahmin edebildiğine göre parti içinde demokrasiden yana tavır almadan yapabilecek misin?

Bu ülkenin doğusunda yaşayan vatandaşlarına asla ulaşamadığının, batısındakileri ikna edemediğinin, İstanbul’da bile etki alanını kaybettiğinin sanırım farkındasındır. O halde yüce Türk Milleti’nden kopuk hayatına daha fazla devam edebilecek misin?

Sosyal, ekonomik ve dini yozlaşmayı birlikte yaşıyoruz. Gençlerin işsiz, kafelerde ipsiz dolaştığını, geçim sıkıntısının annelere – babalara esir hayatı yaşattığını, bilimde ve teknolojide geri kalmışlığın artık parayla bile ikame edilemediğini sanırım tasdik edebilirsin. Sanki Osmanlı’nın son günleri gibi günlerin yaklaştığından belki sen de rahatsızlık duymaktasın. Öyleyse beklemekten ve asla değişmemekten gayri bir eylemin vakti zamanı geldiğine inanmaz mısın?

***

Sayın Delege,

Muhalefet etme yeteneğinin sınırlı olduğu sır değildir. Güçlü muhalefet edebilseydin eğer kongre – kurultay konusu senin partinde değil, bugün iktidar olan diğer partinin gündeminde olurdu. Dolayısıyla konu parti içi muhalefet olunca “duraklaman” normaldir.

Fakat önceki örneklere bakıldığında “duraklamanın” arkasından “çöküşün” geleceğinin farkında mısın? Yoksa sen “ders alınsaydı eğer, tarih tekerrür eder miydi” yazan şairin sana seslenmediğinden emin misin?

“Ülkenin ihtiyacı nedir” diyerek sorsak; herhalde “istikrar” demeyeceksin. O halde parti içinde istikrar peşinde koştuğunu düşünmemizi neden istersin?

***

Çok soru sorduk. Başını ağrıttık. Biliyoruz: Türkiye’de bireysel düşünceye sahip olmak, güçlünün yanından ayrılmak risklidir. Mevcut Siyasi Partiler Kanunu orada durduğu sürece işin sonunda yanlış tarafta kalmak ihtimali yüksektir. Lakin yine biliriz ki; riskli de olsa doğruyu söylemek hiçbir zaman zillet sebebi olmamıştır.

Hal böyleyken mektubu şöyle bitirelim:

Sen bilirsin Delege! Sağlıcakla kal, dualarımız seninle,

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Serdar Çakan - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?