Kimsenin başına gelmesin dediklerimiz

Benim gençliğimde en çok duyduğum dua “Allah kimseyi yerinden, yurdundan etmesin” duasıydı. Aslını sorarsanız o yıllarda bu tür dualar bana tuhaf geliyordu. Ben Erzincan’a sığamıyordum. Büyük illereydi sevdam. Hep çıkıp gitmek istiyordum. Gidince de hem evimden hem de yurdumdan olacaktım. Bunda kötü olan neydi? Gönüllü istediğim bir şeye olmasın diye dua etmek neyin nesiydi? Tabi yurt kelimesinden de ben Erzincan’ı anlamaktaydım. Gene o yıllarda birazda Erzincan’a ait hissettiğim “Allah kimseyi yerinden, yurdundan etmesin” duasının diğer illerde çok fazla kullanılmamasının nedenini de merak ederdim.

Diyarbakır’da görev yapmaktaydım. Türkiye Irak’tan kaçan Peşmergelere sınırlarını açmıştı. Bu Peşmergelerin büyük bir bölümünü de Diyarbakır’a yerleştirilmişti . Yöre insanının ana dili Kürtçe olduğundan kolayca anlaşabiliyorlardı Peşmergelerle… Karşılaştığımızda sohbet edebiliyorduk. Bu sohbetlerin birinde bir Peşmerge kadını ağlayarak çektiği sıkıntıları anlattı. Benim anlamam için konuşmayı Türkçeye çeviren arkadaşın “Allah kimseyi yerinden, yurdundan etmesin” diyerek lafı tamamlaması bir tokat gibi çarpmıştı yüzüme. “Bunu sen mi yoksa demin ağlayan kadın mı söyledi, “ diye sordum. Tercüme eden arkadaş biraz şaşkın “Kadın söyledi ama bende söylüyorum, bundan daha büyük dua ne olabilir ki” diye cevapladı. Sustum hiçbir şey söyleyemeden derinlere daldım. Ben o gün orada o duanın ne anlama geldiğini kavramıştım…

Erzincan’da Rahmetli annemle konuşuyorduk. Diyarbakır’daki olayı ona nakledip konuyu Erzincan’a bağladığımda acı bir tebessümle “Elbette Erzincan’da öyle dua edilir. 1939 yılındaki Büyük Erzincan Depreminde herkes anladı yurdunu yuvasını terk etmenin ne olduğunu… O an edilen duanın önemini hatta tamamını kavrayabilmiştim. Demek ki damdan düşenin halinden damdan düşen anlar. Bu gün yurtlarını terk edenlerin ve terk ettirenlerin yerine empati yaparak bende üzüleceğim. Ardından “Allah kimseyi yurdundan yuvasından etmesin” diyerek yakaracağım.

Bu günkü yerinden ve yurdundan edilmeler maalesef doğa olayları ile ilgili değil tamamen rant hesaplarıyla yapılan güç kullanılmalarına dayanmaktadır. İnsanoğlunun insanoğluna yaptığı zulüm bu kadar acımasız olmamalı. Kimseyi yerinden yurdundan etmemenin sihirli anahtarı barıştır. Hem de YURTTA VE CİHANDA….

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cemil Cebecioğlu - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.