Dış politikada yalnızlığın getirdiği yanlışlar

Türkiye’nin demokrasi ve insan hakları ekseninde yürüttüğü dış politikası, AK Parti iktidarının 2010’ların başından itibaren izlediği ideolojik ve çatışmacı politikaları yüzünden yalnızlık istasyonunda beklemek zorunda kaldı.

Bütün dünyanın duyarlılık gösterdiği ancak Türkiye’nin ise kulağının üzerine yattığı Uygur Türkleri meselesinde sessizliğe bürünmesi mümkün değildir.

Hafta içinde Ankara’ya gelen Çin Dışişleri Bakanı’nın gördüğü itibar gösteriyor ki Ankara Uygur Türklerine yapılan zulümden söz etmemiş.

Müslüman Uygur Türkleri konusundaki sessizliğimiz mağdur Müslüman veya soydaş milletler konusundaki dayanışma iddialarımızı da zayıflatıyor.

Özellikle, AK Parti ve MHP gibi böyle bir konuda en fazla reaksiyonu göstermesi beklenen iki partinin koalisyonunda yaşanan kayıtsızlık izah edilebilir değildir. Bunun izahı da yok!...

Bu sessizliğin ekonomik tarafı da yok. Çünkü, iki ülke arasındaki dış ticaret dengesi tamamen aleyhimizedir. 2019 rakamlarına göre Çin’den ithalatımız 18,5 milyar Dolar’ı aşarken bu ülkeye ihracatımız sadece 2,5 milyar Dolar seviyesinde kalmıştır. 2020’dede oran benzerdir.

İslam dünyasının halinden umut yoktur. Çoğunluğu Çin’e boyun eğmiştir. Anlaşılmayan konu ise bizim bu konudaki duyarsızlığımız, tepkisizliğimiz her açıdan cevaba ve izaha muhtaç bir durumdur. Bırakın sert tepkiyi, hükümetten, Cumhurbaşkanı’ndan, Dışişleri Bakanlığı’ndan sıradan bir memnuniyetsizlik cümlesi dahi duyulamaması gariptir. Neden, ne için veya neyin beklentisi için Çin’e ses çıkarılamadığını anlamamız gerekiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi bu tür konularda tavrı, tarzı, tepkisi bilinen bir liderin Uygur Türkleri/Müslümanları bahsinde sessiz kalması asla anlaşılır değildir. 

AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’dan 2 dakikacık telefon görüşmesini esirgeyen ABD Başkanı Biden, Yunan Başbakanını arayarak, Yunanistan’ın Osmanlı’ya isyanının 200’üncü yıldönümü nedeniyle düzenlenen törene çevrimiçi kutlama programı düzenledi. ABD-Yunanistan dostluğunu tesis edeceklerini de söyledi.

Atina’daki Osmanlı’ya karşı başlatılan isyanın 200’üncü yıl dönemi askeri geçit törenine, İngiltere Veliaht Prensi Charles ve eşi Camilla, Rusya Başbakanı Mihail Mişustin, Fransa Savunma Bakanı Florence Parly ve Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis katıldı.

Yanlış yürütülen dış politika neticesinde, karşımızdaki Yunanistan-Rum Yönetimi arasındaki geleneksel ittifaka İsrail ve Mısır da eklendi.

Uygur Türklerine uygulanan zulüm hakkında BM’de 22 devlet büyükelçisinin imza koyduğu bildiriye bile imza koymadık.

Çünkü bizim daha önemli işlerimiz var. “Türkiye seninle gurur duyuyor” diye slogan attığımız Barzani kardeşimizin talepleri doğrultusunda Irak Türkmen Cephesi Başkanı Erşat Salihi’ye görevini bıraktırmak.

Türkçü ve Atatürkçü kimliği ile bilinen Erşat Salihi, Barzani yönetimine yönelik çıkışları ile biliniyor. Salihi bir süre önce, “Kerkük Kürdistan olmaz. Bu hayalden vazgeçin” çıkışında da bulunmuştu.

Salihi, 2017 Eylül’ünde Barzani yönetiminin yaptığı gayrimeşru bağımsızlık referandumuna karşı mücadelede bulunmuş ve referandum sonrası yaşanan olaylarda Irak Türkmenleri’ne yönelik saldırılar karşısında direniş başlatmıştı.

Erşat Salihi’nin geçtiğimiz günlerde Ankara’ya gelerek Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı ziyaret etmişti. Bu ziyaret Cumhur ittifakında rahatsızlığa neden olmuştu.

Irak Türkmen Cephesi’nden bir yetkili yaşananları basına anlatırken  “İstifaya Türkiye tarafından zorlanıldık. İstifamızın arkasında Türkiye’nin bize yaptığı çok büyük bir baskı var. Erşat bey istifasını bugün sunacak. Onun yerine Barzani ile anlaşacak birini getirecekler” diye açıklama yaptı.

Ve sonunda Irak Türkmen Cephesi Başkanı Erşat Salihi, 28.03.2021 tarihinde Altunköprü Katliamı’nın 30. yıl dönümünde düzenlenen anma töreni esnasında görevinden istifa ettiğini duyurdu.

ITC Yürütme Kurulu'nun Kerkük'te gerçekleştirdiği toplantıda alınan kararla, Salihi'nin yerine Türkiye’nin talebi doğrultusunda ITC içindeki İslamcı kanadın temsilcisi ve İhvancı aynı zamanda Barzani’ye yakın isim  Hasan Turan'ın getirildi.

 Bizim Dış politikamızda bundan ibaret herhalde.

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kenan Çatalbaş - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

04

Adolf - Sayın Kenan Çatalbaş

Benim adım Mustafa AKÇAY

Uzlaştırma'cıyım

Adolf mahlasıyla yorumlar yazarım.

Benim ismim ile yorum yazacak cesaretim var da sizde benim Yorumlarımı köşemizde yayınlayacak cesaret var mı bilmiyorum..

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 01 Nisan 22:05
03

Kenan Çatalbaş - Adolf ve Ali Al kardeşlerim sizlerinde dünya görüşünüze benim ve diğer okurların saygı duyabilmesi için benim gibi gerçek adınızı ve sıfatınızı göstermeniz gerekir. Buna cesaretiniz varsa sizinde görüşlerinizi köşemde yayınlarım sevgilerimle hoşça kalın

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Nisan 20:33
02

Adolf - Sayın yazar

Devlet başkanımız sayın Erdoğan yerli ve milli hukuk sistemine ilaveten yerli ve milli kadın hakları sözleşmesi yazılması için emir verdiler.. Biraz bekleyelim göreceğiz..

Türkiye de ki mevcut Roma hukuku acilen tarihin çöplüğüne atılıp yerli ve milli hukuk yazılmalıydı 100 senedir..

Yürürlükteki mevcut Roma hukuku bırakın Adalet dağıtmayı Adalet arayanları da yutan bir bataklık haline gelmiştir sapıkların katillerin psikopatların en büyük güvencesi mevcut kokuşmuş Roma hukukudur. Bu mevcut Roma hukuku Türkiye Osmanlı coğrafyasının ve milletinin sırtına saplanmış bir hançerdir.

Yeni Türkiye Devlet sisteminde sayın Erdoğan'ın attığı her imza kanun hükmündedir Yeni Türkiye cumhuriyetinin mimarı sayın Erdoğandır. Erşat Salihi nin tasfiyesi uygundur yerindedir

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 31 Mart 23:03
01

Ali Al - uygur'u haritada bulamayanlar, uygur tarihini yeni duyanlar, uygurcu olmuş.

Sonrada gazetelerde yazar ?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 31 Mart 13:57