Beklemek yaman kelime

Beklemek, içinde çok şey barındıran bir kelime.

Umut da var, sitem de!...

Neler beklenmez ki bu hayatta?

Yaşam, sanki bekleme sanatı.

Beklemenin kaç çeşidi varsa tek tek yaşayarak hepsini bekledi insanoğlu.

Üstüne kitaplar yazılacak sevdalar beklendi.

Akıl, mantık, sabır, muhakeme... Duramadı önünde hiç biri beklemenin.

Bir ömüre mal olur bazen ya da ömür ziyandır beklerken.

Ve, aslında bekleyenlerin çok şanslı olduğunu da düşünürüm.

Beklemeye değecek neleri varsa?...

Ya da oyalanmaya!...

18 yaşına girmeyi beklediğimi hatırlıyorum.

Ne zannettiysem?... Ya da ne umduysam bu yaştan?...

Reşit olmayı beklemiş olabilirim.

Ya da hayatım hakkında söz sahibi olabileceğimi zan-nettim.

Bilmezdik ki, neyi ne için beklediğimizi?

Yaa!... İşte bekleriz...

Beklenen bilmese de beklendiğini...

Bekleyenin bir yüzü kara, gelmeyenin iki yüzü misali bekleriz umutla.

Beklemekte hasret vardır. Sıla vardır...  Bazen sevda vardır... Kavuşmak da... Gözlemek de!... Kızgınlık da... Umut da!... Yarın vardır aslında.

Bugün yoktur. Hep yarın vardır.

Sanki, bir sırası vardır beklemenin.

Sıra bize ne zaman gelecekse?...

Savdık mı sıramızı acaba?...

 Hep şüphelenirim!

Sıramızı kapanlar, bizim beklediklerimizi alanlar var mı diye?

Büyüdükçe beklenen de değişiyor galiba...

Zengin olmak beklenir mesela.

İyi bir kariyer...

Yada bir araba almak...

Daha güzel yarınlar...

Hanlar hamamlar.

Samanlık seyran olur devri kapandı.

Daha iyi bir insan olmak beklenir mi?

Yada daha hoşgörülü...

Tok gözlü...

Daha, daha en, ennnn güzeli...

Bilirsiniz, gençlerin terk ettiği köy beklenir. Ocak!...

Vatan beklenir. Giden beklenir...

Kadın bekler, olmayacak duayı!...

Dua da bekler, gideceği insanı.

En çok bayramlarda beklenir. Beklenmeye değmeyecekler yada herşeye değecekler.

Beklenir işte... Ne varsa elimizde olmayan, yada olan!...

Sorsan birilerine beklediğin ne diye?

Herkesin farklıdır beklediği parmak izi gibi.

Beklemek, yılların etkisiyle değişir.

Daha manevileşir. Madde olmaktan çıkar.

Beklenen artık  sağlıktır... Huzurdur!... Sevgidir!... Gülebilmektir...

An'da kalabilmek, yaşayabilmektir.

Geçen yıllar bunu öğretir her birimize...

Beklenenin aslında kendini bulmak olduğunu.

Kendini tamamlamak olduğunu.

Değse de bazen, bazen de değmez beklemeye beklediğimiz...

Hayatta hiç bir şeyi fazla beklemeyin.

Çıkın bekleme kuyruğundan...  Ve yolunuza devam edin.

Derim!...

Yolda düzülür kervan...

#yorumu

#BeyazGemi

#CengizAytmatov

Sanki bir masal... Masal için gerekli olan tüm malzeme var. Yedi yaşında bir çocuk. Onu çok seven bir Dede ve masalın olmazsa olmazı kötü, bencil insanları da var.

Ve bir çocuğun beklemesi... Ufuklara bakıp bakıp beklemesi...

Aytmatov 'un doğa tasvirleri bu kitapta da muhteşem. Yine hayran kaldım. Yazmamış, sanki resim çizmiş. Hele de bir çocuğun gözüyle çizmesi, masal diyarına taşımış kitabı.

Ben Mümin dedeyi pek sevdim. Çok iyi ve yardımsever bir insan. Öyle iyi, öyle mazlumki "yüzüne tükürsen",  yarabbi şükür diyenlerden. Hakkını aramayanlardan. Töre-adet-maneviyata dair ne varsa kendi başına sürdürmek isteyenlerden. Verdiği tüm yardımlara karşı takdir edilmeyi bırak, saygı bile duyulmayan bir yaşlı o. Kızdım da dedeye. "Bu kadar iyi olmak zorunda mısın? Bırak. Kendi değerini bil. Bak kimse senin değerini bilmiyor. Sil-ke-len. " demek istedim.

Ama çocuk dedesini seviyor ve güveniyor. Ona  soylarına ait anlattığı, mitolojik masallarla mutlu. Boynuzlu Maral ananın (geyik) çocukları onlar. Bu aralar görünmese de, onlara kırgın olsa da,  Maral ana var.

Çocuğu terk eden kendi ana-babası gibi var. Aytmatov bu hikayesinde geçmişi ve geleceği anlatmak istemiş. Fakat iyiler ve kötülerin iç içe yaşadığı  bu dünyada bir çocuğun gözüyle göstermiş bize kokuşmuşlukları. Menfaatleri uğruna, bencillikleri uğruna her şeye zarar veren insanları... Kötüleri göstermiş. Ne insana ne doğaya ne de hayvana değer veren kötüler burada da var.

Yedi yaşındaki bu yürek dayanabilecek mi sizce bu duruma?

Ve!... Beklemeye!...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Seyhan Arslan - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

08

Şenol Kabaoğlu - Bir film izlemiştim.''imparatorlar Kulübü'' Eğitimci olduğum için filmi çok sevdim galiba, size de öneririm.Filmin baş kahramanı öğretmen ; yıllar sonra rastladığı kötülük konusunda iflah olmayan öğrencisine şöyle bir öğüt veriyordu.'' İnsanlar yaşlandıkları zaman çoğu zaman geçmişlerini düşünür muhasebe yaparlarmış .Gençliğinde iyi şeyler yaptığını düşünenler iç huzurla yaşam sevinci duyar, kötü şeyler yaptıklarını düşünenler ise vicdan azabı duydukları için yaşam sevincini kaybetmeye başlarlarmış.'' Yıllar sonra yaşam sevinci duyanlardan olacağınızı düşünüyorum.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 09 Nisan 09:48
07

Engin Uzun - İnsanların insan olmasını bekliyorum. İnsan olursak inaninki her şey güzel olacak bekleyecek bir şeyimiz kalmayacak.

Selamlar

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 07 Nisan 12:37
06

Rabia E. - Ne güzel sakin bir yazı, su gibi.. umut olduğu sürece beklemek güzel..!!

Ya...?

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 05 Nisan 17:01
05

Nedret Mental - Düsturumuz,..."Allahim,bana değistiremeyecegim şeyleri,kabullenmem için kuvvet...,değistirebilecegim seyler için cesaret..., ve bu ikisini birbirinden ayırabilmem için,akil ver...,olursa, daha reel ve gercekçi beklentilerimiz olur...hayal kıriklıklarimız minimuma iner ve insanimız da,mutsuzluktan yakınmaz...sohbet tadindaki bir yorumunuzu daha okumak keyifli idi...,seyhan hanim...kaleminize kuvvet....saygılar...

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 05 Nisan 14:46
03

Dr.t.. Sibel Yılmaz - Evet sayın yazar, güzel bir yazı ama musaadenizle biraz açalım. Beklemek ne zaman pasif, ne zaman aktif bir eylem olur, başka deyişle ne zaman umut, ne zaman sitem barindirir sizce? Elinden gelenin, üstüne düşenin en iyisini yaptıktan sonra daha iyisi için beklemek, şükrederek sabretmek aktif bir eylemdir. O zaman tevekkül de anlamlıdır ve içinde umut barındırır. Olmayana da şükredilir, daha kötüsünün engellendiğine inanılır, çünkü hayat çok bilinmeyenli denklemdir, insana düşen insanca yaşamak, kötülükten, yakinmaktan, haksizliktan uzak durmaktır.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 05 Nisan 11:37
02

Güzin Hallı - Beklemeye razıyım, ümidim olsun yeter... demiş şair. Yaşla birlikte beklentilerde değişiyor ama ümit azalsa da hep var. Yazarımız yine güzel bir konuya değinmiş. Yüreğine, kalemine sağlık...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 05 Nisan 11:26
01

Ali Al - " beklenen gün gelecekse,

çekilen çile kutsaldır"

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 05 Nisan 10:33