CAATSA yaptırımları

Değerli okurlar,

ABD tarafından Türkiye’ye karşı yapılan lehte ve aleyhte olan tüm adımların ekonomi üzerine etkisi ve Türkiye ekonomisinin buna tepkime hızı çok yüksek.

Buna bağlı olarak yapılan açıklama, Tweet ve bildirileri yakından takip etmek, ekonomiye ilişkin öngörüler için önemli.

7 Nisan tarihinde CAATSA (ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası) kapsamında ABD’nin Türkiye’ye karşı bir takım yaptırım kararları yürürlüğe girdi. 2017 yılında kongreden geçirdikleri bu yasa akabinde Türkiye’yi de bu kapsama alındı çünkü Türkiye’nin ABD hasımları ile olan ticari ve diplomatik ilişkileri bunda rol oynuyordu. Örneğin Rusya...

ABD bizim için çok önemli çünkü; ABD’nin kendi para birimiyle evimizde sınıyor, araçlarımıza yakıt alıyor, çoğunluklu ithalatımızı gerçekleştiriyoruz. Cari denge için Dolar çok ama çok önemli.

ABD ile illaki çok çok İyi olmak zorundayız demiyorum. Dengeli olmak zorundayız! Bunu bir kenara alalım.

CAATSA yaptırımları kapsamında 2020 sonlarına doğru Türkiye için hangi uygulamaların olacağı belirsizdi çünkü ABD’de seçim telaşesi mevcut idi ve Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki grift ilişki sebebiyle de bir şekilde ertelendi. Tabi bu ertelemeler Türkiye’yi yaklaşık 3 yıl boyunca rahatlattı.

İlk defa ABD’nin bir Nato ülkesine CAATSA yaptırımı uygulamasına gitmesi de buradaki en önemli nokta.

Türkiye ile iş yapan yabancı devletler ve kurumlar bunun sonucunda iş yapmadan önce tekrar düşünmek zorunda kalacaklar çünkü CAATSA kapsamına hiçbir ülkenin girmek isteyeceğini sanmıyorum. Türkiye, Pakistan’dan aldığı helikopter siparişlerini, motorun ABD’de üretilmesi ve ABD’nin tedarik etmeyi durdurması sebebiyle 1,5 yıldır bu proje tamamlanamıyor ve bu seyir ile de tamamlanacağa benzemiyor. Savunma Bakanlığı da ABD’den tedariklerde ciddi sıkıntıların olduğunu sürekli belirtmekte.

Dolaylı yoldan ekonomimizin etkileneceği kesin!

Mart ayındaki TCMB toplantısında çıkan 200 baz puan faiz artışı akabindeki Naci Ağbal görev affı zamanlaması hiç de iyi olmayan iki hareketin aynı zamanda yapılması ile kötü bir sonuca vardı. Aksini beklemek haya olurdu. Tabi söylenenler Naci Ağbal’ın 128 milyar Dolarlık kaynağın peşinde olması sebebiyle böyle bir hareketin yapıldığı yönünde olsa da gerçeği kimse açıklamıyor.

Maalesef!

Bundan sonraki ilk para politikası toplantısında faiz artışı dışında gelecek her kararın bugün 8,15 TL’lerde seyreden doları yukarı taşıma ihtimali olduğunu düşünüyorum. Bu arada TCMB net Dolar rezervinin 2003 yılında bu yana en düşük seviye olan 10 milyar Dolara gerilediği 08.04.2021 tarihi itibariyle önümüzdeki dönem Dolar borç ödeme takvimine göre sıkıntılı günler var.

Ayrıca üretici enflasyonunun Tüketici enflasyonundan yüksek olmasını da inanılmaz komik buluyorum.  Nasıl yani?

Şu demek; üreticilerin maliyet artışı, tüketicilerin aldığı ürünlerin fiyat artışından daha fazla demek. Yani üretici bu farkı cebinden karşılıyor mu? Bence tabi ki değil fakat TÜİK’e göre böyle...

Verilerin tartışmasız olduğu, güvenin ise sorgusuz olduğu günlere umutla, sabırla, inatla…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Emre Salihoğlu - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.