Sedat Peker üzerinden kavga

Türkiye siyasetinde İstanbul’un önemi çok büyüktür. Ülke siyasetinde bir yerlere gelmek için İstanbul’da etkin siyaset ve ticaret yapmak gerekir. Bunu çok iyi bilen damat Berat Albayrak kayınpederi gibi ülke yönetiminde etkin olmak için İstanbul’a hakim olmakla başlamak istiyor gibi. İstanbul’un Adliyelerini Emniyetini ve Ticaretini kendi kontrolünde tutmak istiyor ve bunu da başarmış gibi gözüküyor. Çünkü Adalet Bakanı İstanbul adliyesine, İçişleri Bakanı İstanbul Emniyeti’ne söz geçiremiyorlar gibi. AYM Berberoğlu’nun ve Kavala’nın yeniden yargılanması kararı vermesine rağmen İstanbul mahkemelerinin Bakan Gül’e rağmen karara direnmeleri, Soylu’nun birkaç kez denemesine rağmen görevden alamadığı İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan. İstanbul Emniyeti ve Adliyesi üzerlerinde çok kavga edilen kurumlardır. Şu anda her iki kurumda tamamen Berat Albayrak’ın kontrolünde sanki.

Sedat Peker’i bitirmek için İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan ile Berat Albayrak düğmeye bastıkları anda İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da Sedat Peker’i bunların elinden alıp yurtdışına gönderiverdi.

Sedat Peker yurt dışına çıkış nedeni olarak yayınladığı video da “sağlık sorunlarım eğitimim ve ticari faaliyetlerim olarak açıkladım amma esas nedenin ise Berat Albayrak’tır beni bitirmek yok etmek ömür boyu cezaevinde süründürmek istiyor. İstanbul Anadolu Adliyesi’nde benim hakkımda bir suç dosya hazırlattı. Bu dosyayı bana vatansever bir polis memuru ulaştırdı. Daha öncede Berat Albayrak’ın beni bitirmek istediğine dair duyumlar alıyordum ama reis le olan ilişkimden dolayı bu söylentilere itibar etmiyordum.”  

Gelelim Sedat Peker üzerinden devlet içinde yaşanan olaylara;

Daha önce Suriye’ye devlet eliyle gönderdiğimiz silahları üç beş beceriksiz yüzünden yüzümüze gözümüze bulaştırarak dünya kamuoyunda rezil olmuştuk. Sonraki yıllar büyük devletlerin yaptığı gibi el altından insanı gıda yardımı olarak Sedat Peker üzerinden Suriye’ye silah gönderdik. Bu silah gönderme işlemlerinin tamamı Devlet kontrolünde gerçekleşirken para transferlerinin başındaki isim Berat Albayrak’ın olduğunu basın ve sosyal medyadan öğreniyoruz. Silah satışlarından elde edilen paranın bir kısmı (YPG/PKK’nın haricindeki) Suriye’deki örgütlerin kontrolündeki bölgelerden elde edilen petrolün satışından geldiği iddiaları da mevcut. Hatta Esad rejimi ile terör örgütlerine silah satışı yapıldığı iddialarını öne süren sözde mafya liderleriyle birlikte her karanlık işte adı gecen gazeteciler bile oldu. Suriye’ye silah satışından elde edilen paralardan Sedat Peker hak etmediği bir paramı aldı. Sedat Peker ile Bert Albayrak arasındaki kavganın sebebi bu paralar olabilir mi? Hatta Sedat Peker insani yardım için iş insanlarından topladığı paraların bazı iddialara göre 100 milyon dolar civarı olduğu söylenmekte. Anadolu Adliyesi’nde Peker hakkında hazırlanan dosyada bir gizli tanık tarafından Peker’in Suriye’de YPG/PKK terör örgütüne silah sattığını iddia ettiği, söylentileri var.

Sedat Peker’in yurt dışına çıkışını fırsat bilen özelliklede iktidara yakın medya gurupları mafya raconuna yakışmayan bicimde Sedat Peker’i aşağılayıcı yayın yapmaya başladılar.   Bununla birlikte birileri de Ümraniye’deki bir gurubu sözde mafya diye tanıtıp Peker’e hakaret ağıza alınmayacak sinkaflı video yaptırıp servis ettirdiler.

Sedat Peker’e hakaret eden, arkasından konuşan tüm sözde mafya guruplarına İçişleri Bakanı kendine bağlı KOM ekipleri tarafından operasyon yaparak Sedat Peker’in arkasında konuşan herkesin kulağını devlet tarafından çekti. Böylece Bakan Soylu Berat Albayrak’a da mesajı iletmiş oldu. Ben varken kolay kolay Sedat Peker’i yiyemezsiniz.

Sedat Peker, sosyal medya kanalıyla yayınladığı yeni videoda, daha önce “Beni yok etmeye çalışıyor” dediği eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’tan özür dilemeye getirdi. Peker, kendisini FETÖ’cülerin dolduruşa getirdiğini savundu ama bu özür hakkında yapılacak operasyonu engelleyemedi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Sedat Peker ve adamlarına yönelik İstanbul merkezli 5 ilde 09.04.2021 tarihinde sabah saat 05.00 de Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nda mevcut olan dosyaya istinaden operasyon düzenledi. Düzenlenen operasyon sonrasında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce yapılan açıklamada “63 şüpheli şahsa yönelik gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda çok sayıda şüpheli suç unsurlarıyla birlikte yakalanarak gözaltına alınmıştır. Şahıslar hakkında gerekli işlemler başlatılmıştır.”  İstanbul Anadolu Adliyesinde Berat Albayrak’ın talimatıyla hazırlandığı iddia edilen Sedat Peker’i yok etme dosyasındaki eksiklikler de FETÖ usulü ile bu operasyonla tamamlanarak Peker hakkında mahkemeyi kübrada böylece kurulacak.

Sedat Peker’in eşinin operasyonla ilgili yayınladığı video da ise “Eşimin 1,5 yıldır yurt dışında yaşadığı bilinmekte iken, bir kadın üç küçük çocuğun yaşadığı eve sabah saat 5 de kapı kırılarak girilip odalarında uyuyan küçük çocukların yanına silahlarla girmeyin diye söylememe rağmen silahlarla birlikte çocuklarımın odasına girip uyandırılarak arama yaptılar. Devlet özellikle özel harekat kıyafetli polislerin insani değerlerin öğretilmesi ve çocukların Türk polisine nefretle bakmamasını sağlamalıdır.”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu bu operasyona nasıl cevap verecek onu bekleyip göreceğiz.

Oysa Sedat Peker Anayasa değişikliği Referandumda ve Cumhur Başkanlığı seçimlerinde tüm ülkücüleri karşısına alarak Recep Tayyip Erdoğan’ının yanında yer aldı. Sedat Peker Beykoz’da düzenlediği mitingde, anayasa değişikliği referandumunda 'Evet' diyeceğini söyledi ve "Bozkurt Rabia birlikteliğini bu ülkede sağlayacağız" dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi'nin Kurucu Başkanı Alparslan Türkeş'in Başkanlık sistemini savunduğunu da ileri sürdü.

Sedat Peker, darbe girişiminin yıldönümündeki konuşmasında da “Sayın Cumhurbaşkanımızın bu dünyadaki misafirliği biterse diktatör neymiş görecekler. Onları en yakın bayrak direklerine, ağaçlara basacağız.” 

Türkiye Cumhuriyeti’nin kaderiyle Erdoğan’ın kaderinin birlikte devam ettiğini, Erdoğan’a diz çöktürülmesinin devlete diz çöktürmek anlamına geleceğini savunan Peker, şunları söyledi: “Allah biliyor ben kendisini seviyorum.”

Rize'de "teröre lanet" mitinginde Sedat Peker MHP’yi eleştirdi, seçimlerde AK Parti’yi destekleme çağrısı yaptı. Peker, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı desteklemenin vatanseverliğin kendilerine yüklediği bir misyon olduğunu ifade etti.

Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bu denli hizmet edip bir kenara atılmak Sedat Peker acısından zordur herhalde.

FETÖ tarafında haklarında kumpas kurularak Vatana ihanetle yargılanan şerefli Türk ordusu subayları bu kez de üç beş oy uğruna kurulan kumpasa kurban edilmeye çalışılıyor.

Toplumda yeraltı örgütü, mafya, karanlık güçler, çete lideri, diye yaftalanan bu memleketin çocukları yaşadıkları ömrün büyük çoğunluğunu cezaevlerinde, yatarak bir kısmını kaçak dolaşarak kalan diğer ömürlerini de devletin karanlık işlerini halletmekte geçirdiler. Sonları bir tırın altında yada düşürülen helikopterlerinde ölüme terk edilerek öldürülmeleri hep kaderleri olmuştur.

Eylül rüzgarı ile adeta yaprak gibi savruldu bu memleketin çocukları. Mahallede ayakta kalanlar Tornacının oğluna kitap taşıyan hoca efendi. Zurnacının oğluna burs veren vakıf için yardım toplayan muhterem kişi. Fıkıh derslerinden kaçıp futbol takımında top koşturmak için birbirleri ile yarışan imam hatip öğrencileri. Ülke, ateş çemberlerinden geçerken mahallenin çocukları yağlı urganda birer birer bir sağdan bir soldan diye elma gibi sayılıp hayalleri yok edilerek şehit edilirken, onlar adeta ‘gizli bir gücün’ koruyucu kanatları altında dal-budak, börtü-böcek, çiçek-kelebek hikayeleri ile günden güne semirdi, serpildiler.
Semirip serpilirken riyakar roller ile fildişi kulelerde büyüyüp  Ülkenin köşe başlarını tutarak bugünlere geldiler.
Mahallenin delikanlıları açtı, açıktaydı, perişandı kimi düştü, kimi sendeledi, kimi her şeye rağmen mertçe duruşunu sürdürdü.
Ayakta kalanlar yine hep ipleri ellerinde tutup mahallenin çocuklarının duygularını sömürenlerdi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kenan Çatalbaş - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Tunç Teki̇n - O tarihte MHP milletvekili olan Tuğrul Türkeş'in de açıkladığı gibi MİT tırlarinın gittiği istikametle Bayirbucak Türkmenlerinin yaşadığı bölge çok alakasız.Hatirlatayım ki devletle mafya iş tutarsa sonu Susurluk olur, her türlü pislik ortalığa saçılır.Bugün Mehmet Ağar,Alaattin Çakıcı,Sedat Peker gibi isimlerin devlet katında itibar görmesi Türkiye Cumhuriyeti adına utanılacak bir durum değil midir?Cumhur ittifakı seçim kaybederse koltuğu bırakmaz diyorsanız, sonucuna da katlanmaya razısınız demektir.Sandıktan çıkan sonuca razı değilseniz ve kabul etmiyorsanız siz devlet düşmanı olmalısınız.Terörist olmalısınız.Size devlet gerekli cevabı vermezse, verecek birileri bulunur.Atatürk ve İnönü benzetmesi çok saçma.Inönü 1950 seçimini kaybedince Menderes'e koltuğu terketti.2002'de Ecevit kaybetti Tayyip geldi.Aklınızı başınızs alın.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 06 Mayıs 11:37
01

Süleyman Mercümek - Sayın yazar

Mit tırlarıyle bayır bucak Türkmenlerine silah yardımını kamalist Fetocular açık ettiler ve tüm dünyaya Türkiye işid'e silah gönderiyor diye servis ettiler. Sadece bu günahtan dolayı bile kamalistlerin Türkiye de gelecekleri karanlık..

İkincisi bir çiftlikte bir horoz olur. Çakıcı dışardayken uyuşturucu bağımlısı Peker civciv bile olamaz.

Cumhur ittifakı seçim kaybetse dahi gitmicek çünkü Mustafa Kemal ve İnönü de hiç serbest seçim yapmamışlardı...

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 13 Nisan 11:15