Şehrin en cesur gazetesi

Tam 30 yıl olmuş mesleğe başlayalı. Geriye dönüp baktığında insana her şey daha dünmüş gibi geliyor. Oysa 30 yıl dile kolay; neler yaşadık,  neler gördük, nelere şahit olduk.

Sarı logosu ile bir zamanlar şehrin en iyi, en çok satan gazetesi olan Sakarya Gazetesi’nde başladığım mesleğime, Adapazarı Gazetesi,  Anadolu Ajansı,  Yenigün Gazetesi , Haberlisin.com. çeşitli kurum ve kuruluşların basın danışmanlığı, Medyabar.com’ da köşe yazarlığı derken, bugün  bir yıl önce veda ettiğim Yenihaber Gazetesi’ne yeniden dönmenin mutluluğu ve heyecanı içerisindeyim.

Yeniden dönmenin diyorum, çünkü;  Yenihaber Gazetesi 2 yıl kadar önce Kanada’dan gelen bir iş adamı tarafından alınmış ve çizgisi dışına çıkartılmıştı. Bundan duyduğumuz rahatsızlıktan dolayı gazetenin  yönetici kadrosu olarak 4 arkadaş gazeteden ayrılmıştık.

Bugün Yenihaber Gazetesi şehrimizde iki saygın gazetenin sahibi olan  NEGÜ Gazetecilik tarafından alınmış ve gerçek kimliğine yeniden dönmüştür. Bende gönül rahatlığı ile gazeteye..

30 yıllık tecrübe, deneyim ve birikimlerimi doğru, tarafsız, ilkeli ve cesur haber anlayışı ile harmanlayıp, siz kıymetli Yenihaber  okurları ile buluşturacağım. Doğru, tarafsız ve cesur haber ve yorumların  adresi, yine şehrin en cesur gazetesi olan Yenihaber Gazetesi olacak.

 

Gelelim gerçeklerle yüzleşmeye…

Bir yılı aşkın süredir kimimizi ekmeğinden, aşından eden, kimimizin sevdiklerini elinden alan, kimimize bir nefes için yoğun bakım kapılarından dua ettiren, ne olduğunu henüz tam olarak çözemediğimiz, sürekli mutasyon değiştiren bir virüs ile mücadele ediyoruz.  Bu mücadele de bitecek gibi değil. Ama biz tükeniyoruz..

Küçük esnaf tükeniyor, işsiz kalan, iş bulamayan, evine ekmek götüremeyen anneler, babalar, evlatlar tükeniyor.

 Her gün gelen zamlar altında ezilen asgari ücretli, emekli tükeniyor. 

Bir millet tükenirken, bu ülkede olup bitenleri aklım havsalam  almıyor.

Bir yandan küçük esnafın dükkanlarını kapatıyoruz, diğer yandan binlerce kişinin burun buruna çalıştığı fabrikalar faaliyette.

Bir yanda cenazeleri yasaklıyoruz, ama ölen devlet erkanı yakını ise binlerce kişi saf tutma yarışında serbest.

Nikaha 50 kişiden fazla katılım yasak, ama AK Parti kongrelerinde 10 bin kişilik salonlar lebalep, yani ağız ağza dolu.

AK Parti kongreleri tamam, tüm kongrelere yasak.

Üniversite mezunları işsiz, AK Partili bürokratlara üçer, beşer görev, her göreve ayrı maaş..

Bu nasıl bir sistem, bu nasıl bir vicdan, bu nasıl bir yönetim anlayışı ben anlamış değilim. İki yönetim kurulu üyeliği, 50 bin lira maaş nerede görülmüş.

Devletin kasası AK Parti yandaşlarına arpalık. Vatandaşa gelince bir çuval patates, bir çuval kuru soğan..

Bunun üzerine Selda Bağcan’dan sizlere ‘Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana’ şarkısı gelsin mi? Tamda bu noktadayız. Vatandaş muhtaç olmuş kuru soğana..

Virüs bulaşmasın diye aile içi görüşmeleri bile yasaklayacaksın, cenazeni 10 kişi ile kaldıracaksın, nikahını 50 kişi ile yapacaksın, lokantalarda, kafeteryalarda 5 masa açtırmayacaksın ama on bin kişilik salonları tıka basa doldurup ağız ağıza kongre yaptıracaksın. Sonrada 8-10 binlerde olan vaka sayıları 60 binlere dayanınca suçlu vatandaş.

Evet suçlu tabii ki vatandaş AK Parti kongrelerine silah zoruyla götürülmediler ya, gitmeselermiş virüste bu kadar yayılmazmış değil mi?

Umutla Ramazanı bekleyen küçük esnafın suçu ne?

İşsiz kalan vatandaşın?

Bayramda 9 gün tam kapanma yaparken, bu insanlar evlerinde taş mı yiyecek?

9 gün tam kapanma verirken, hükümet olarak vatandaşa ne vereceksin? Övüne övüne bitiremediğiniz ekonomimizle hangi esnafa, hangi işsize merhem oldunuz? Kirasını mı ödediniz? Pardon ödediniz.. Kiranın yüzde kaçını, söylemeye utanıyorum.

İşsiz kalana maaş mı ödediniz? Pardon ödediniz. Öldürmediniz ama süründürdünüz. Gerçi tam da Ramazan üzeri onu da kestiniz.

İstihdam mı yarattınız?

Hakkınızı yemeyelim AK Parti yandaşlarına çok güzel katmerli maaşlı kurul üyelikleri verdiniz. Esnafın borcunu mu sildiniz, ötelediniz?

Pardon yapılandırma ile belki biraz nefes aldırdınız ama kapılarına icra göndererek o nefesi de kestiniz.

Bu millet bunu hak etmiyor.

Bu millet bir çuval patates, bir çuval soğanı hak etmiyor.

Bu millet tükenmeyi, çaresiz kalmayı hak etmiyor.

Bu millet ölmeyi değil, yaşamayı hak ediyor.

9 gün değil, bir ay tam kapanma olmadan bu vakalarında, ölümlerinde önüne geçmek mümkün değil.

Bu ülkenin bir ay kapanma karşısında vatandaşına bakacak parası var.

Yandaş musluklarını biraz kısmak, bu ülke vatandaşlarına bir ay gül gibi bakar bundan eminim.

Sadece biraz millet diyelim..

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Günay Yazıcıoğlu - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

04

Zararsız - Ağzına kalemine sağlık hemşehrim çok yerinde tebrik ediyorum başarılarının devamını dilerim

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 20 Nisan 19:19
03

İshak Yener Birgül - Güzel bir yazı.yazarsa günay yazar,tebrikler

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 20 Nisan 18:26
01

Sakaryalı - Tebrikler Sakarya'da böyle cesur ve gerçek konuları tarafsızca yazan ve yazabilecek bir gazeteci görmek şaşırtıcı ama bir kez daha sizleri tebrik ediyorum. Umarım diğerleri gibi BELEDİYE HABERCİLİĞİ yapmazsınız, gerçi yapmazsanızda ekonomik olarak sizi ayakta tutmazlar ama Allah büyük yardımcınız olsun.

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 20 Nisan 13:34