Herkese şamil

“Ey iman edenler Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin” (Ahzab/70)

İnsanların vefatında bir nevi kıymetleri artıyor. Sağlığında aranmayanların, ölümü halinde timsah gözyaşları dökmenin hiç kimseye bir faydası yoktur. Önemli olan sağlıkta aranmaktır ve aramaktır. Bu da başta küçüklere düşün bir görevdir. İnancımızın gereği ve geleneksel yapımızın da emridir.

İnsan elbette ömrü boyunca hep takdir görmez. Bazen tenkite tabi tutulabilir. Ancak bu, saygı içinde yapılmalı, üzülecek boyutlara vardırılmamalıdır.

Siyasi, sosyal ve ekonomik menfaat mülahazasıyla dostluk kuran, menfaat sağlandıktan sonra yapılanı unutan bir insanın karakterini anlamak elbette zordur. Zira bu neviden insanlardan vefa beklemek boşunadır. Nankörlük bunlarda birinci sırada yer alır. O zaman samimiyet içinde davrananlar sükûtu hayale uğrar.

Elinden tutulan nicelerini biliriz ki sayeban olduktan sonra, önce kendilerini sırtında taşıyanı hançerlemekten geri durmaz, birer Brutus kesilirler. Niceleri vardır ki onlar sureti haktan görünür ama işledikleri fiiller nankörcedir yani münafıklık yaparlar. Bunlar insanın yüzüne güler, arkadan da mezar kazar. Bu husus bilhassa siyasette ziyade görülür.

Başka birileri vardı ki hiç müstefit olmadan sadece Allah için sever, Allah için dost olur ve Allah için yardımda bulunur. Karşılık beklemez. Rıza-i Bari onun için vazgeçilmezdir.

Bunlar insanın kara günlerinde ortaya çıkan gerçek dostlardır. Sayıları çok değildir ama hasbidirler. Menfaat peşinde değil, daima dostane davranırlar. İhtiyaç duyulan zamanlarda ortaya çıkar, dost elini uzatırlar. İşte bunlara dost derler, gerçek dost derler.       

Hayatımız boyunca karşılaştığımız manzaraların birçoğu kadr-ü kıymet bilmeyenlere verilen değerdir. Bunların nefsani düşünmekten öte kimseye faydası olmaz. İşi gücü sadece tabasbustur. Bunlara asla güvenilmez. Makam sahiplerine karşı, zenginlere karşı takla atma yarışına girerler. Aldatmacı hareketlerle göz doldurmaya çalışırlar ve maalesef itibar görürler.

Her mesleğin içinde maalesef bu gibi insanlar ziyadedir. Oysa adam olmak, adam gibi davranmak ve Elif gibi dik durmak her faniye nasip olmaz. Çünkü onlara toplum içinde nadiren rastlanır. Onlar unutulmaz. Dostluğun, yarenliğin, arkadaş olmanın künhüne vakıftırlar. Asla riyakârlık yapmazlar. Allah’ın “Ölümsüz ve diri olan Allah’a tevekkül et”(Furkan/58) emrine uyarlar.  

İşte bu nevi insanların kıymeti, hal-i hayattayken bilinmez. Öldüğü zaman kıymeti harbiyesi anlaşılır ve ardından ağlayanların sayısı artar. Adına mersiyeler dizilir, besteler yapılır. Böylece insanlar bir kere daha kandırılır.

Anlaşılıyor ki dünyamızda insanların kıymeti yaşarken değil, öldükten sonra oluyor. İşte böyle bir toplum içinde yaşıyoruz. Utanmayanlara da sözümüz yoktur. Bu durum toplum içinde yaşayan kadın ve erkek hiç kimse için fark etmiyor, herkese şamildir.   

Rahman ve Rahim,

Kadir ve Muktedir,

Gaffar ve Settar olan Allah’a emanet olunuz.                                         

Selam doğru yola uyanlara olsun. (Taha/47). Cağaloğlu – 19.04.2021

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Müftüoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.